Beyler, bayanlar, farkında mısınız?
Herkes kendi
derdine düştü yine.
Kentini düşünen
yok.
Aday
adaylığıydı, adaylıktı derken zaman akıp geçiyor.
Nüfus göçüyor.
Kentte yaşam
kalitesi düşüyor.
Bir umutsuzluk
hakim.
İnşallah bu yıl
Karayolları çalışır.
Dorukhandan
Zonguldaka, Zonguldaktan Ereğliye yollarımız yapılır.
İnşallah Filyos
Liman inşaatına başlanır.
Lavuar alanıyla
ilgili bir gelişme olur, insanlara umut aşılanır.
Yoksa okumak
için dışarı giden gençlerimiz, bu kente dönmez.
Kendi ikballeri
için yırtınan siyasetçiler, kentleri için de yırtınırlar.
Kendilerini
kalkındırmak yerine kentlerini kalkındırırlar.
Fakirin de,
zenginin de sıkıldığı bir kent olmaktan kurtuluruz
Fore kazıklar millete girmesin
Zonguldak İl
Özel İdare Genel Sekreteri Recep Demirtaşın Çaycumanın Nebioğlu beldesine
yaptığı ayrıcalıklar, AK Partili İl Genel Meclisi üyelerini bile çıldırtıyor.
Demirtaşın
yaptığı ihalelerle ilgili tartışmalar da büyüyor.
Bu tartışmaların
önüne geçmenin tek yolu, Demirtaş hakkında bir soruşturma açtırmak.
Yüzde 7,5 ile
davetiye usulü verilen ihaleleri irdelemek.
7 milyon liranın
nasıl çarçur edildiğini öğrenmek.
Eğer bu olaya
göz yumulursa, arkasından gelen 13 milyon lira da aynı şekilde harcanır.
Zonguldak Valisi
Sayın Ali Kabanın bu konuyu ele alması gerekiyor.
Devrekin
Çolakpehlivan Köyündeki Kozludere Köprüsü başta olmak üzere bu kapsamda ihale
edilen altı iş irdelenmeli.
Hangi müteahhide
sorsam, aynı şeyi söylüyor.
Köprü için
çakılması gereken 18 metrelik fore kazıkların vatandaşa girmemesi için Sayın
Valimiz Ali Kabanı göreve davet ediyor, konuyla ilgili kamuoyunu aydınlatıcı
bilgi bekliyoruz.
Kıssadan Hisse: Palto
Soğuk bir Ankara
kışında üstü başı perişan zavallı bir adam, Mehmet Akifin kapısını çalarak
sadaka ister. Akifin verebilecek parası yoktur, ama adamı da boş göndermek
istemez ve sırtındaki paltoyu çıkarıp verir. O kış hep ceketle dolaşan Akife
sorarlar, Üstat, böyle üşümüyor musun?
diye, o da soranlara, Hayır,
üşümüyorum der.
Günün Fıkrası: Bijon
Adamın biri,
arabasıyla akıl hastanesinin önünden geçerken, arabanın lastiği patlar ve
fırlar gider. Adam aracını zorla kontrol eder ve şans eseri zararsızca yolun
kenarına çeker. Bagajından stepne lastiği çıkarır, fakat onu takmak için hiç
bijonu yoktur. Adamcağız başlar kara kara düşünmeye. Bu sırada akıl
hastanesinin parmaklıklarına bir deli tırmanır ve adama seslenir:
"Hişt, napıyorsun orada?"
Adam:
"Ya sorma, lastik patladı, yenisini takacağım,
ama hiç bijonum yok."
Deli güler:
"O da dert mi, diğer tekerleklerden al birer
bijon, böylece her tekerde 3 bijonun olur, istediğin yere güvenle gidersin."
Adam bu akla
hayret eder ve deliye sorar:
"Ya sen bunu nasıl düşünebildin, be kardeşim?"
Deli yeniden
güler:
"Deliyiz, ama aptal değiliz."
Günün Sözü:
Dünya üç gündür;
dün, bugün ve yarın. Dün geçti, yarının geleceği belli değil. Öylese bugünün
kıymetini bil.
Hasan-ı Basri