8&[#]8217;inci yayın yılımız nedeniyle dostlarımız ziyaret ediyor, mesaj gönderiyor, telefon açıyorlar.
Mutlu oluyoruz.
Böylesi günler, geçmişte yaptığımız işlerin de aynası oluyor.
Pusula&[#]8217;nın toplumda nasıl bir karşılık bulduğunu daha net anlamış oluyoruz.
Dünkü konuklarımız arasında CHP Zonguldak İl Başkanı Halil Furat ve ekibi de var.
Furat, &[#]8220;Her ne kadar bizi bazen üzseniz de&[#]8230;&[#]8221; dedi ve yayınlarımızın kent adına olmasından duyduğu memnuniyeti vurguladı.
İşte olay bu...
&[#]8220;Kendini Değil, Kentini Düşünen Gazete&[#]8221; sloganının okur nezdinde anlam bulduğunun resmidir bu.
Bu gazetede hemen her gün bir konu, kentin önemli bir sorunuyla ilgilidir.
Nitekim, Kent Konseyi Başkanı ve TMMOB Şehir Plancıları Odası İl Temsilcisi Yesari Sezgin de, bu konunun altını çizdi.
Gazetede her tür haber olacak.
Polisiye, adliye, politika, kültür-sanat...
Biz de var.
Ama bizim önceliğimiz, kent haberleri&[#]8230;
Üstlendiğimiz misyon bu.
Aslında bizi kamuoyunda bu kadar gündemde tutan şey de bu.
Okurlarımızın bunu anladığını görmek, bizi fazlasıyla mutlu ediyor.
Mecburiyetten Pusula&[#]8230;
&[#]8220;Zonguldak&[#]8217;ta çalışabileceğim bir gazete olsaydı, bugün Pusula olmazdı.
Ben zorunluluktan gazete sahibi oldum.&[#]8221;
Her zaman söylediğim şeydir bu.
Eğer Zonguldak&[#]8217;ta çalışabileceğim gazete olsa ya da çalıştığım gazeteler Pusula gibi olsaydı ayrılmazdım.
Çünkü patronluk zor&[#]8230;
Bu mesleğin en güzel yanı muhabirlik&[#]8230;
Sorumluluğun yaptığın haber kadar&[#]8230;
Karşılığını da alırsan, hiç sorun yok.
Ama gazete patronluğu, zor ve meşakkatli&[#]8230;
Hem gazetenin ekonomisini düşüneceksin, hem kentin ekonomisini düşüneceksin, hem çalışanının hakkını koruyacaksın, hem halkın hakkını koruyacaksın.
Bıçak sırtı bir iş yapıyoruz.
Herkesi memnun etmek mümkün değil.
Bir yeri yapsanız, diğer taraf bozulur.
Ama biz bu dengeyi tutturduğuma inanıyoruz.
Öyle olmasa, Pusula, bugün Zonguldak&[#]8217;ın en etkin gazetelerinden biri olmazdı.
İtin hatırı yoksa, sahibinin vardır&[#]8230;
Eskilerin çok sık kullandığı bir deyim vardır:
&[#]8220;İtin hatırı yoksa, sahibinin vardır.&[#]8221;
Gerçekten bu itin hatırı yok.
Sahibinin ise, şimdilik var.
O yüzden havlamasını, hırlamasını hiç umursamıyoruz.
Sahibine de kızmıyoruz.
Hayatın olağan akışıdır bu.
Parayı bulur, zengin olursan, büyük bir eve taşınır, önüne bir köpek bağlarsın.
Kapıya da yazarsın:
&[#]8220;Dikkat köpek var.&[#]8221;
Aslında yazılmasına gerek yok.
Öyle evin kapısında birden çok köpek olur.
Yalnız gerçek köpekler, yaladığı kemiğe ya da yediği ekmeğe göre bağırmaz.
Onun bir standardı vardır.
Herkese havlar.
Bizimki öyle değil.
Ne kadar köfte, o kadar hav!
Ne kadar kemik, o kadar hav!