Zonguldak’ta,

Akın Kavi’nin büyük büyük cümleleri,

Artık gerçekten sıkıcı olmaya başladı.

Yani dediği gibi biri olsa,

Vallahi yiyeceğiz.

Ne demiş en son?

‘Mustafa Çağlayan’ın villasını 6 milyona almaya razıyım.’.

Bunu kim diyor?

Zonguldak Belediyesi’ne,

12 Milyon borç takan biri.

6 Milyonun varsa,

Adama önce,

Zonguldak Belediyesi’ne olan borcunu öde derler.

Altı Milyonu olanın,

Bir altı milyonu daha vardır.

Belediyeye olan borcunu ödemediğini düşündüğümüzde,

Ya altı milyonu yok.

Ya da devlet kurumlarına borç takmak işine geliyor.

Sen bu finansal büyüklük taslamaları,

Ömer Erbay’a,

Mehmet Baş’a,

Kemal Aydın’a,

Lokman Gül’e,

Ergin Özkul’a,

Aydın Arıcı’ya,

Muammer Avcı’ya falan yap.

Belki onlar,

Senin kurumlara olan borcunu,

Yok sayarlar.

Öte yandan,

Mustafa Çağlayan’ın villasını 6 Milyona alacaksın ya.

Sen önce,

Oturduğun evi almaya çalış.

Mustafa’nınkini değil.

Sen Mustafa Çağlayan ile ev pazarlığı yap.

Evi Noter’de üzerine alamazsın ki.

Oturduğun ev üzerine değil.

Gümüşhane’deki imar kıyaklı araziler üzerine değil.

Elmas Tv üzerine değil.

Elmas Gazetesi üzerine değil.

Alsan ne olacak?

Onu da benim diyemeyeceksin ki.

Allah aşkına,

Millete ahkam kesmeyi bırak.

Villa alacakmış!

Kendi oturduğu evi alamayan,

Mustafa’nınkini nasıl alacak?

* * * * * * * * *

Hafta sonu,

 The Wipers Time filmini izledim. 

Birinci Dünya Savaşında cephede çıkarılan,

Bir gazetenin basım hikayesi.

 Demek ki yazmak için kavga gerekiyor. 

Ve kavganın da tiye alınması lazım. 

Gazete,

Cephedeki olayları kara mizah ile kaleme alıp,

Askerin moralini yüksek tutuyor. 

Zonguldak cephesinde bu şekilde sanırım. 

Yazma ihtiyacı anlaşılan bomba bile dinlememiş. 

Ölüm de dinlemiyor. 

Tehdit etseniz ne fayda. 

Bu şehirde,

Gazeteci ağabeylere,

Ne saldırlar düzenledi.

Ali Rıza Tığ’a,

Silahlı saldırı bile düzenlendi.

Ne oldu?

Hala yazmaya devam ediyor.

Sanıyor musunuz?

Tehditle,

Fiili müdahale ile,

Bu meslek bırakılır.

Veya susulur.

Bu bir hastalık.

Gazete olmasa,

Sokak duvarına yine yazarsın.

O yüzden bakıyorum da,

Ne tehditler!

Ne göz dağları!

Ne yapalım şimdi?

Sizin hoşunuza gitmiyor diye,

Yazmayı mı bırakalım?

* * * * * * * *

Fevkani yıkımı devam ediyor.

Direniş gösteren esnaf,

Hala var.

Jeneratör,

Veya,

Dışarıdan elektrik çekip,

Devam eden var.

Ancak bedavacılık devam ediyor.

Mesela,

Esnafa boşaltın tebligatının üzerinden,

Ne kadar gün geçti?

Tebligatın üzerinden,

Geçen günlerin ücreti ne olacak?

‘Yahu çıksınlar da kira kalsın ama’ olmaz.

Vatandaşın cebinden çıkıyor o para.

Tebligattan sonra,

Dükkanlarını boşaltmayanların,

Günü hesaplanıp,

Borçlandırılmaları lazım.

Yasal olarak bu mecburi.

Yoksa yıkım kararından önceki günlere göre,

Karlılık oranları daha da arttı.

Nasıl olsa kira yok.

Bunu da unutmayalım.