Birkaç gündür TTK&[#]8217;yı bekleyen fırtına öncesi sessizlik üzerine düşüncelerimizi paylaşıyoruz.
Yaşanan süreçte kurumun omurgasını şekillendirecek tarafları bir masa etrafına buluşup samimi şekilde mücadele etmeye davet ediyoruz.
Ancak görünen şu ki herkes eski alışkanlıklarını devam ettirme çabasında.
Halkın Sesi Gazetesi&[#]8217;nden Öznur Güneş Maden Mühendisleri Odası Başkanı Erdoğan Kaymakçı ile bir söyleşi yapmış.
Şöyle diyor Kaymakçı:
&[#]8220;Tutturmuşlar, &[#]8216;norm kadro, performansa dayalı&[#]8217; üretim diye, bunlara inanmak da mümkün değil.
Kim kimi performe edecek? Kimin çalışmasını, kim belirleyecek, kim ölçecek? Belli bir süre sonra onda da yozlaşma başlayacak.
Adamını bulan daha fazla performans göstermiş gibi gösterecek kendini. Bu çalışma barışını da bozacak.
Biz de insanlara güven kalmamış.
Ne siyasiler çalışanlara güveniyor, ne çalışanlar siyasilere.
Kurumu bu hale getirenler çalışanlar değil, geçmişten günümüze bakıldığında başta kurum yönetimlerinin hataları var.
Kurum yönetimleri de siyasilere bağlı, kurumun bu hale gelmesinde siyasilerin parmağı var.
TTK, siyasilerin arpalığı gibi görüldü, şimdi de öyle.
Bütün kadrolara siyasi iktidar kendi gibi düşünen ve yaşayan insanların atanması için uğraşıyor.
Kurum bu kadar yozlaşmış, biz kömürümüzü üretemiyoruz. &[#]8216;Üretmek için geçmişte işçi aldık, şimdi de aldık.
Yatırım artmadı&[#]8217; demek, bu sorundan kaçmak anlamına gelir.
Özel sektörde insanlar çalışıyorsa, bu insanlar gökten inmedi ki.
İnsanlar özel sektörde nasıl çalışıyorsa, kamu kurumunda da bu insanları çalıştırmak mümkündür.
80 yılından sonra gelen liberal ekonomiler, kapitalizm rüzgarı kurumu bu hale getirdi.
Kurumda çalışan insanların ücretleri söz konusu oldu mu, hepsi sendikalı, belli hakları var. İnsanların çalışarak elde ettikleri haklara da göz dikilmiş durumda.
Amaç nedir burada, kurum komple özelleştirilsin, ona göre ücret politikası uygulansın. Norm kadroda 12+2 bin işçinin çalışması gerekirken şu anda 11 bin işçi çalışıyor.
Üretimin artması için üretime yönelik istihdam politikasının uygulanması gerekli, kömür tüm dünyada altın çağını yaşıyor.&[#]8221;
Kaymakçı&[#]8217;yı sever sayarız ancak.
Dediklerine katılmamak mümkün değil.
Ancak Oda&[#]8217;nın varlığı, kuruma katkısı konusunda yeterli bir katkısının olmadığını düşünenlerdenim.
Başkan Kaymakçı her eleştirinin ardından klasik deyimlerle açıklama getirir ve herkesin bildiği nedenler üzerinden gerekçe üretir.
Buradan TTK için yaptığımız çağrıda Maden Mühendisleri Odası Başkanı Erdoğan Kaymakçı&[#]8217;da vardı.
Cevabı dolaylı olarak geldi.
Bu yanıtı okuduktan sonra şu soruyu sormak kaçınılmaz oldu?
Erdoğan Kaymakçı ne için orada, neden bu görevde bulunuyor?
Maden Mühendisleri Odası ne iş yapar?
Gerçekten işini yapanları tenzi ederim andan Maden Mühendisleri Odası mühendislerin performansından memnun mu?
Yaptıkları TTK&[#]8217;nın geleceği için ne kadar yeterli?
TTK&[#]8217;da yaşanan bu tıkanıklığın aşılması için yönetimin, siyasetin ve sendikanın ürettiği mazeretlerden başka ne yaptılar?
Tek kutuplu siyaset algısının ötesine neden geçemiyorlar?
Bu kadar önemli bir kurumu neden tek kutuplu siyaset yapma yuvasından öteye geçiremiyorlar?
Günü kurtarmaya çalışmaktan başka ne yapıyorlar?
Şikayet etmek çözüm olabilir mi, varlıklarını neden gösteremiyorlar?
Bu konuda neden özeleştiri yapmaktan uzaklar?
Neden siyasetin, yönetimin ve iktidarların yaptığı gibi davranma özentisi içindeler?
İşçiye neden örnek olamıyorlar?
Kuruma neden sahip çıkamıyorlar?
Neden ihanetin bir parçası oluyorlar?
Kaymakçı&[#]8217;dan çok samimi olarak bu soruların yanıtlarını bekliyoruz?
Bundan sonra kuruma nasıl katkıları olacak, neler yapacaklar bilmek ve kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.
Maden Mühendisleri Odası yönetimi bu değerli kurumu &[#]8216;Rakı Mühendisleri Odası&[#]8217; yakıştırmasından kurtarmak zorunda.
Yapılacak tüm paylaşımlar, toplantılar sembolik değil gerçekçi olmalı.
TTK, GMİS, iktidar temsilcileri ve Maden Mühendisleri Odası kurumu düşünecek, geleceğe bakıp birbirlerine destek olabilecek cesareti gösterebilmeli.
Ama bu kurumlar birbirlerinden korkuyorlar.
Kim ne kadar iyi niyetli kimin ne kadar cesareti var göreceğiz!
Zonguldak&[#]8217;ın kaostik yapısı içinde aktif rol alan siyasilerin emekleri küçümsenemez.
Hepsine teşekkür etmek lazım.
Ancak bazı şeyleri eksik yaptıklarını artık görmeleri gerekiyor.
Siyasette başarılı olmak için artık özellikleri olan insanların öne çıkması şart.
Artık ne para, ne unvan, ne söylemler tek başına siyasette başarıyı getirmiyor.
Zonguldak&[#]8217;ta siyaset yapan ve siyaset yapmaya gönüllü olanları bu anlamda yapmaları gereken çok şey var.
Böyle giderse tablo daha da kötü olacak.
Dünyadan, Zonguldak&[#]8217;tan, olaylardan, gelişmelerden bihaber yaşayan insanlardan bu kente ne hayırlı bir siyasetçi olabilir ne hayırlı bir Belediye Başkanı olabilir.
Toplum bu durumu daha fazla sorgulamalı.
Özelliği olan, yaratıcı olan, paylaşımcı olan, samimi olan ve karnından konuşmayanları yüreklendirmek de toplumun asıl görevlerinden biri olmalı.
Bu kentte pek çok toplantıya katıldık.
Bürokratlar, STK temsilcileri çıkar konuşur, bilgiler verir.
Vali ve Milletvekilleri dinler.
Salondakiler dinler.
Arada yalanlar söylenir.
Herkes göz göze gelir ve birbirinin nerede yalan söylediğini iyi bilir.
Ama salonlar alkıştan inler.
Farkında mısınız!