Türkiye genelinde özellikle CHP’li belediyelere yönelik operasyonları dikkatle izliyoruz!
Bakın eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel bile gözaltına alınıyor, sorgulanıyor, yargılanıyor!
İlimizde görev yapan Vali ve Kaymakamlar da daha dikkatli olmalı!
Özellikle Kaymakamlar başta makam araçları olmak üzere özen göstermeliler!
Tatile/izne giderken, Kaymakamlık makamına ait aracı/şoförü kullanamazsın!
Tatil/izin dönüşü kendini aldıramazsın!
Bir kere de kendi arabanı kullan!
Bu konuda duyumlar alıyoruz!
Bir Kaymakam, tatile/izne giderken neden makam aracını kullanır?
Bu sorunun yanıtını yine yıllarca bu görevlerde olanlar veriyor!
“O Kaymakam henüz olmamış! O araca tenezzül eden bir süre sonra başka şeylere tenezzül eder! Para harcamaya harcamaya cimrileşir! Bu durum başka sıkıntılara neden olur.” diyorlar!
Hava bedava, su bedava, yemek bedava, içmek bedava, gezmek bedava, bakıcı bedava, lojman bedava, halı bedava, koltuk bedava, yatak bedava, perde bedava!
Utanmasa market alışverişini Özel İdare’ye yaptıracak Kaymakamlar var!
Lütfen daha hassas olalım!
Beytülmale zarar vermeyelim!
Kendimizi devlet gibi görmeyelim!
Kaymakam, devletin ilçedeki temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır. İlçenin genel idaresinden, düzeninden ve güvenliğinden birinci derecede sorumlu olan en üst düzey devlet memurudur.
Kaymakam devlet değil, devletin bir memurudur!
Bunu unutmayalım!
Çok şükür Kaymakamlarımızla sorunumuz yok!
Olursa konuşuruz!
Konuşamıyorsak yazarız!
Ama mutlaka çözeriz!
Bugün konu darlığından Kaymakamlara girdik!
İhtiyaç olursa yine gireriz!
Ama asıl mesele Kaymakamlar değil!
Tüm bürokrasi buna dikkat etmeli!
Vali Yardımcısı içki içmeye makam aracıyla gitmemeli!
Devleti temsil eden yöneticiler, devlet adabına uygun davranmalı!
Kafa bir milyon
Haber şöyle:
“Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in “Sosyal Belediyecilik” vurgusuyla kent genelinde duyurduğu Halk Ekmek uygulaması, bu kez hizmetten çok afişlerdeki rakam çelişkisiyle gündeme geldi. Kentin farklı noktalarına asılan tanıtım panolarında, bir afişte ‘890 bin taze ekmek vatandaşa ulaştırıldı’ ifadesi yer alırken başka bir panoda ise ‘1 milyon taze ekmek vatandaşa ulaştırıldı’ denilmesi dikkat çekti.”
Ha 890, ha 1 milyon diyebilirsiniz!
Ama öyle değil!
Şimdi ya bu afişleri hazırlayanın kafası 1 milyon!
Ya da Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in kafası 1 milyon!
Madem rakamı 1 milyona çıkarttınız!
Eskisini neden sökmüyorsunuz?
“Ben hesap adamıyım, hesap uzmanıyım” diye seçim kazanan bir Belediye Başkanı’nın rakamlar ile bu kadar oynaması doğru değil!
Tahsin Erdem, Zonguldak Belediyesi’nin borcunu 21 ayda 1 milyar 153 milyon TL'den 1 milyar 840 milyon TL’ye çıkarmayı başardı. 24 ayda yani 2 yılda bu borç 2 milyar lirayı bulur!
Hiçbir ciddi yatırım yapmadan, sadece personel sayısını artırarak borcu iki yılda ikiye katlayan Tahsin Erdem’in görev süresi sonunda borcu 5 milyar TL’ye çıkarması bekleniyor!
Hesap adamı tabi!
Mutlaka vardır bir hesabı!
Keşke billboardlara Akın Kavi’nin sahibi, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlerin Zonguldak Belediyesi’ne olan 20 milyon liradan fazla borcunu da yazsaydı!
Buna rağmen Akın Kavi’nin annesine ait bahçesini hafriyat alanına dönüştürdüğünü yazsaydı!
Aziz Çavuş’un bahçesini yazsaydı!
Kadın dolandırıcı!
Geçtiğimiz hafta size Devrek, Çaycuma, Gökçebey üçgeninde yaşanan bir dolandırıcılık hikayesinin tüyosunu vermiştim!
Şikayetçiler ortaya çıkmaya başladı!
Devrek, Çaycuma ve Gökçebey’den mağduriyet yaşayan vatandaşlar kolluk güçlerine başvurdular!
Yalova’da benzer suçlamalarla cezaevinde yattığını kabul eden D.G., Zonguldak’ta yaklaşık 40 kişiden para ve altın toplayarak toplam yaklaşık 10 milyon TL’ye ulaştığını açıkladı; iddiaları “yüksek kar vaadi” ile savundu.
Zonguldak’ta yaklaşık 40 kişiden para ve altın topladığını belirtti. Kadınlardan 200 gram altın aldığını, 10 kişiden 8 milyon 400 bin TL topladığını ve toplam rakamın yaklaşık 10 milyon TL olduğunu ifade etti.
D.G., “Kimisi abla, kimisi anne diyerek para ve kredi kartlarını kendi elleriyle verdi. A-101’den gıda alıp kar edeceğiz diyerek yüzde 3 kar payı vaadiyle paraları aldım ancak geri ödeyemedim.” dedi.
Ancak hala Çaydeğirmeni TOKİ konutlarında oturuyor!
Üstelik jandarmanın kendisini koruduğunu söylüyor!
İnsanın aklına şu soru geliyor: Zonguldak insanını kim koruyacak?
Türkiye bir hukuk devleti!
Ortada dolandırıcılık yaptığını kabul eden birisi var!
Ve kendisini jandarmanın koruduğunu iddia ediyor!
Diğer yandan mağdur vatandaşlar bizi arıyor!
Biz onları, devleti yönetenlere, hukuku bilenlere ve kolluk güçlerine yönlendiriyoruz!
Bir de video çıktı ortaya!
Artık beklemenin anlamı var mı bilmiyoruz!
Kadın, “Ben dolandırıcıyım. Yalova’da dolandırıcılık yaptım, tutuklandım, hapis yattım. Burada da dolandırıcılık yaptım.” diyor!
Bizim meşhur bir dolandırıcımız vardı!
Onu da bir Milletvekili koruyordu!
Hatta ‘iş insanı’ diye makamında ağırlıyordu!
Şimdi ülke dışına kaçtı!
O bile bu kadın kadar dürüst değildi!
Bu kadın ‘dolandırdım’ diyor!
Bizim nitelikli dolandırıcımız suçlamaların hiçbirini kabul etmiyordu!
Şu kadın kadar olamadın Yasin!