Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, "1 Temmuz Kabotaj ve Denizcilik Bayramı"nda "yağlı direk" yarışlarının yasaklandığını açıklayınca, Ereğli Kaymakamı Mehmet Yapıcı, topu Liman Başkanlığı’na atmıştı!

Tartışma büyüyünce, Ereğli Kaymakamı Mehmet Yapıcı, “1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nda 'Yağlı Direk Yarışması' yapılmasıyla ilgili bir yasak yoktur. Kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarından arzu eden herhangi biri, bu yarışmayı düzenleyebilir” dedi.

Bu iş, karşılıklı basın açıklamaları yerine telefon diplomasisiyle çözülebilirdi!

Mehmet Yapıcı, bu diplomasiyi becerebilen biri olsa "Ereğli Kaymakamı" değil, bir ile "Vali" olurdu!

Halil Posbıyık’a gelince...

Eski performansı yok!

Yoksa Mehmet Yapıcı’yı yağlı direğe çıkartır, eline bayrağı verirdi!

Bu basit olay, Kaymakam Mehmet Yapıcı’ya inşallah ders olur!

Halil Posbıyık da, bu açıklamaları yapmadan Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz’ı arasa, sorun büyümeden çözülürdü!

O da kendini Zonguldak’a bağlı hissetmediği için sorun yaşıyor!

Ereğli’nin il olma konusu ne zaman gündeme gelse, sorun çıkıyor!

Kaymakam kendini "Vali", İlçe Belediye Başkanı kendini "İl Belediye Başkan"ı sanıyor!

Bu inatları yüzünden "Ereğli Kent Meydanı" kaldı.

"Uzlaşı" içinde olsaydı, şimdiye bu işler bittiydi.

Hem de belediye kasasından bir lira çıkmadan...

Cami yeri tartışması nelere maloldu?

Direk kaymakama, minare belediye başkanına kaldı!

8 ay kaldı...

Zonguldak, önümüzdeki yılın mart ayında yapılacak seçimlere hazırlanıyor.

Şunun şurasında 8 ay var.

8 ayda Ankara’dan ne alabiliyorsak, almalıyız.

Eğer bolca hizmet alabilirsek, Zonguldak halkı, bu yönetimle devam etmeyi tercih eder.

CHP döneminde Zonguldak’a rutin belediye hizmeti dışında bir şey yapılmadı!

O hizmetlerin parası da (Temizlik şirketine olan borç gibi) AK Partili Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan tarafından Ankara’dan hibe alındı, öyle kapatıldı.

Dere ıslahları sürüyor.

Sahil düzenlemesi bitti.

Köprü yıkılıp lavuar alanı yapıldığında kentin çehresi değişecektir.

Çok yoğun bir hizmet dönemine giriyoruz.

Dr. Ömer Selim Alan’ın 8 aylık karnesi, seçimin sonucunu belirler.

Kazanan, Zonguldak olur.

Meme ucu kadar aklı yok!

“Kamyon lastiği kadar kafası var ama sibop iğnesi kadar aklı yok” diyorduk ya!

Meğer, bu sözün kadınlar için söyleneni varmış!

“Kafam kadar memesi var ama meme ucu kadar aklı yok!” diye!

Bu sözü, Zonguldak’ta kimin için yazarsam "cuk" oturur?

Anladınız değil mi?

Bürokraside bazılarının arkası sağlamdır!

Bazılarının ise, önü sağlamdır!

Ama oturdukları koltuk hep kaygandır!

Kimin, ne zaman, nereye kayacağı belli olmaz!

Şeyh Edebali ne demiş?

Cahille dost olma: İlim bilmez, irfan bilmez, söz bilmez; üzülürsün...

Saygısızla dost olma: Usul, adap bilmez, sınır bilmez; üzülürsün...

Aç gözlüylle dost olma: İkram, kural, doymak bilmez; üzülürsün...

Görgüsüzle dost olma: Yol bilmez, yordam bilmez, kural bilmez; üzülürsün...

Kibirliyle dost olma: Hal bilmez, ahval bilmez, gönül bilmez; üzülürsün...

Ukalayla dost olma: Çok konuşur, boş konuşur, kem konuşur; üzülürsün...

Namertle dost olma: Mertlik bilmez, yürek bilmez, dost bilmez; üzülürsün...