Karayolları tamamlanmış.

Zonguldak&[#]8217;tan Ankara&[#]8217;ya iki saatte gidiliyor.

Mithatpaşa Tüneli yapılmış, Filyos Yolu hizmete açılmış, Vadi&[#]8217;ye 15 dakikada gidiliyor.

Demiryolları onarılmış, yüksek hızlı trenler sefere başlamış. Hafta sonları Ankara Zonguldak&[#]8217;a akıyor.

Zonguldak-Ereğli yolu tamamlanmış.

İstanbul&[#]8217;a üç saatte ulaşılıyor.

Havaalanı yurt içi seferlere başlamış. Antalya ve İzmir&[#]8217;e bir saatte uçuluyor.

Kente doğalgaz gelmiş, etraf mis gibi kokuyor.

Kanalizasyon sorunu çözülmüş, sahillerimiz cıvıl cıvıl. İşten çıkan Kozlu plajına koşuyor.

Siyasi partiler kanunu değişmiş, seçim sistemi değişmiş, Ankara&[#]8217;nın seçtiklerine değil, kendi seçtiklerimize oy veriyoruz.

Ankara&[#]8217;da gidip masaya vuruyorlar.

&[#]8220;Şu ile giden hizmet Zonguldak&[#]8217;a niye gelmedi?&[#]8221; diyorlar.

Öyle bir belediye başkanı seçiliyor ki.

Ne kaçak katı?

Otopark yapmayan binaya imar vermiyor.

Usulsüz yapılan binaya iskan vermiyor.

Bir Vali atanıyor ki kente.

Protokollerde zor görüyoruz.

Bir bakmışsın yol çalışmasında, iyi çalışmayan müteahhidin tepesinde.

Bir bakmışsın bir yoksulun evinde.

Pazaryerinde ezilen pazarcı köylünün yanında.

Bir bakmışsın bürokrasiden bunalan işadamının yanında.

Milletvekillerinin gönderdiği Ankara basınının değil, Zonguldak basınının yanında.

İşadamları birbirlerine hava atmak yerine, üretimi artırmak derdine.

İşsizlik yok denecek kadar az.

Şehir Merkezi´nde yeni otoparklar yapılmış.

Her köşede yeni yeni araçlar.

Sahildeki restoranlar tıklım tıklım.

Akşam saatlerinde Kozlu Sahili kaynıyor.

Şehir Merkezi&[#]8217;ndeki Kozlu Kavşağı&[#]8217;nda trafik hiç aksamıyor.

Öyle bir kavşak düzenlemesi yapılmış ki; büyük araçlar transit geçiyor.

Şehir içine dönecekler durmadan geçiyor.

Yayalar için ayrı bir geçit yapılmış.

Her yer ışıl ışıl.

Lavuar Alanı´nda koca bir kent meydanı.

Yıkılan Fevkani Köprüsü&[#]8217;nün altındaki dükkanlar Lavuar Alanı´na toplanmış.

Aynı bölgede düğün, nikah ve toplantı salonu olan bir kompleks.

Liman kapatılmış.

Sandallar geziyor özgürce.

İnsanlar limanda yüzebiliyor artık.

Balıklara ekmek atılabiliyor.

Ahşap iskelelerden denize salınabiliyoruz.

Balık-ekmek yiyebiliyoruz mesela.

Gri bir boşluğa düşüyorum önce.

Elimden tutan yok.

Tam bir yere çarpacakken uyanıyorum.

Kan ter içinde.

Derin bir &[#]8220;Oh&[#]8221; çekiyorum.

Yaşadıklarımı düşününce.

Dışarıda muhteşem bir kar yağıyor.

&[#]8220;İnşallah bereket, felaket olmaz&[#]8221; diyorum.

Rüyamı hayırlara yoruyorum&[#]8230;

Günün Sözü:

Hayatta yapılacak o kadar çok hata var ki, aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin anlamı yok

SARTRE