Zonguldak sevdalısı değerli dostumuz Bülent Kantarcı, ne zaman havaalanı meselesi açılsa, derin bir &[#]8220;of&[#]8221; çekenlerdendir.
Yıllardır havaalanının bir kent için önemi üzerine konuşur durur.
Ama o da dertlenen diğerleri kadar yalnız, o da bizim kadar derdini anlatamamanın telaşıyla yaşar.
Dün bu sütunlarda yer alan, &[#]8220;Köksal Bey&[#]8217;e çağrı&[#]8221;nın ardından bizim anlatmak istediklerimize yenilerini eklemiş.
Türk Hava Yolları&[#]8217;nın (THY) Kastamonu&[#]8217;ya başlattığı seferlerin ardından Zonguldak ve Bartın kent merkezine yarım saat mesafede olan havaalanına ulaşım yollarına dikkat çekmiş.
Havaalanının sadece havaalanı olmadığını örnekleriyle paylaşmış.
Diyor ki Kantarcı:
&[#]8220;AKP döneminde, Şırnak dahil artık ülkenin her yerinde milyonlarca liraya malolan ve devlet tarafından işletilen havaalanı oldu.
Buralara da THY ve Anadolu Jet düzenli sefer yapıyor.
Bu ne anlama geliyor?
Kar veya zarara bakılmadan hava taşımacılığının halkın hizmetine sunulması anlamına geliyor.
Peki, biz ne yaptık?
22 sene önce mevcut bir askeri pisti mütevazi büyüklükteki uçakların çalışabileceği bir havaalanı haline getirdik.
Ne zaman?
1995&[#]8217;te pist bitti, 1997&[#]8217;de terminal vs. Yani 18 sene önce...
Peki, 18 senedir biz havaalanını kullanabildik mi?
&[#]8216;Aç-kapa&[#]8217;lardan sonra, 2006´da Avrupa&[#]8217;daki hemşehrilerimizin ağırlık taşıdığı bir teşebbüsle özelleştirilmesini sağladık.
En büyük yanlışı yani... Devlet tarafından işletmesini sağlayıp, uçuşları sahiplenmek gerekirken, dipsiz zarara talip olduk.
Bu bir işe yaradı mı?
Nisan´dan Kasım´a kadar yine Almancılar sayesinde Almanya´ya haftada 3-4 sefer kondu. Bir kaç defa da Borajet, İstanbul ve Trabzon hattında kısa süreli uçuşlar yaptı.
İç hatlar niçin çalışmadı?
Zonguldak Merkez´in Havaalanı´na haklı olarak ilgisi yok.
Uçağa gelinceye kadar İstanbul´a (Sabiha Gökçen) varır otomobili veya otobüs ile.
Yani, berbat karayolu ulaşımı yerine, merkezin havaalanına trenle metro benzeri hızlı bağlantısı, düşünülemedi, dolayısıyla sağlanamadı.
Oysa, 15 dakikada havaalanına ulaşılırdı.
Üstelik raylar havaalanının içinden geçiyor neredeyse.
(Demiryolu yenilenirken bu husus hala düşünülmüyor; yazık!)
Bir diğer husus, seferler yerleşinceye kadar bölge kuruluşları tarafından uçuşlara destek olunmadı.
Vaatler sözde kaldı.
Sonuç nedir?
Türkiye ve dünya hızla gelişirken &[#]8216;kömür yorgunu&[#]8217; Zonguldak uyumaya ve gerilemeye devam ediyor.
Ne zamana kadar bilinmez... &[#]8221;
İşte Kantarcı&[#]8217;nın söyledikleri.
Son olarak hepimiz biliyoruz ki;
Türkiye&[#]8217;de gelenekler ne kadar yıkılıyor, dengeler ne kadar tepe taklak oluyor, siyasi alışkanlıklar ne kadar değişiyor olsa da, bu işler hala siyaset ile siyasi güç ile oluyor.
Zonguldak&[#]8217;taki yöneticiler, siyasi temsilciler, meslek odaları ve dernek başkanları, gazeteciler incik-boncuk işlerle uğraşmaya, enerjimizi eften püften meselelere harcamaya devam ettiğimiz sürece, ne o yollar biter, ne Türk Hava Yolları veya Anadolu Jet seferlere başlar.
Özetlemek gerekirse, sorunun kendisi bizleriz!
Belediyelere çağrı!
Anlaşılan o ki, Zonguldak&[#]8217;ta gıda üzerine hizmet veren işletmeler adam olmayacak.
Görülen o ki, cicili-bicili işletmelerin iyi hizmet vermesi biraz zorlamayla olacak.
Para kazanmak, sadece para kazanmak için yapıldığı sürece Zonguldaklılar bu işletmelere mahkum kalacak.
Bu kötü işletmecilere mahkum kalacak.
Bu kafeteryalarda, bu balıkçı lokantalarında, bu kebapçılarda hizmette kalite falan lafta kalacak.
Hangi birini sayalım?
Nereyi sayalım?
Örnek o kadar çok ki&[#]8230;
Biliyoruz, tanık oluyoruz ki, pek çoğumuz aynı dertten muzdaribiz.
Buradan tüm belediyelere açık bir çağrıda bulunuyoruz.
Elinizde yasal yetki var.
Bu soruna el atın.
Hizmet standartlarına, hijyene, çevresinin temizliğine özen göstermeyenler yola gelsin.
Müşteriye davranmasını bilmeyenler, halka bozuk ürün satanlar, kirli bardakta çay satanlar, işletmeciliği sadece para kazanmak, müşteriyi de koyun görenler yola gelsin.
Dükkanın önünü cilalayıp, diğer üç tarafını çöplüğe, bit pazarına, eskiciye dönüştürenler yola gelsin.
Ve Belediye Başkanlarına bir çağrı;
Sizler de bu mekanlara zaman zaman gidiyorsunuz.
Güzel güzel karşılanıyorsunuz.
Bu mekanlara giderek neden özensiz ve kaba işletmeciliği özendiriyorsunuz?
Halka gerçekten hizmet, bu işletmelere iyilik etmek istiyorsanız bu soruna bir el atın.
Karşılaştıklarımız, anlatılanlar sizin yol-su-kanalizasyon-park derken bunları görmediğinizi, ilgilenmediğinizi gösteriyor.
Belediyeler bünyesinde birimler oluşturarak, işletmelere teknik destek ve eğitim vermekle işe başlayabilirsiniz?