İki gündür bakıyorum.
Kaniş Çetesi büyük büyük laflar ediyor.
Patron Kaniş ile Müdür Kaniş,
Basın ve ahlaktan bahsediyor.
Kalem hakkından geçip,
Kılıç hakkı arıyorlar.
Yahu siz hangi delikanlılıktan,
Hangi basın yasasından,
Hangi gazetecilik kanunundan bahsediyorsunuz?
Siz değil misiniz Karar67 Ofisine adam yollayan?
Siz değil misiniz beni tehdit ettiren?
Kalemle alt edemeyip,
Kaba kuvvetle beni alt etmeye çalışan.
Siz kimsiniz bu kadar büyük laflar ediyorsunuz?
Sizi şikayet bile etmedim.
İki kere,
Kalabalık ortamlarda,
İki kaniş selamı ile,
Beni tehdit ettiler.
Buna ses etmedim ama,
Bu yazıları okudukça,
İki yüzlülüğünüze dayanamıyorum.
Yolladığınız adam,
Delikanlılığın zekatını verse,
Siz yine aç kalırsınız.
Zonguldak’ta çok gazeteci tehdit edildi.
Çok gazeteci şiddet gördü.
Bunlar hep meslek dışından olan kişiler tarafından yapıldı.
Zonguldak,
Basında yer aldığını iddia edenlerin,
Yine gazeteciyi,
İkincil kişiler tarafından tehdit edildiğini gördü.
Siz ikiniz,
Bu basının yüz karasısınız.
Çatallı dilinizi,
Artık dişlerinizin ardına alın biraz.
Keza dilinizden gerçek değil,
Zehir akıyor zehir.
* * * * * * * *
Geçtiğimiz hafta,
Pusula’da bir köşe yazmıştım.
Kozlu’da meydan tiyatrosu gökkuşağı renklerine boyanmış.
Bunu LGBT yandaşı olarak göstermişler.
Ben de,
Zonguldak’ta,
TED Koleji’nin çatısının,
Yıllardır gökkuşağı renginde olduğunu yazmıştım.
Bir medya kuruluşu,
Pusula’da yazılanı,
Hiç duyulmamış gibi,
İsimsiz göndermeyle yazmış.
Yani bir daha söyleyelim.
O mesele ilk kez Pusula’da yazıldı.
Var olan ancak konuşulmayan mesele ilk Pusula’da yer aldı.
İsimsiz göndermelere gerek yok.
Her gök kuşağı rengi LGBT diye bir şey yok.
Öyle bir şey ki,
Her yağmurdan sonra Gök kuşağı oluşsa,
Düşmanlıktan Gök kuşağına tecavüz edeceksiniz.
İlginç Vallahi.
* * * * * * * *
Zonguldak’ta,
Ereğli’nin il olma tartışmaları devam ediyor.
Farklı görüşler mevcut.
Ancak ilçe olma talepleri de var.
Mesela Beycuma bu noktada,
İlçe olma talebinde bulundu.
Bu yazılı olarak,
Valiliğe,
İçişleri Bakanlığı’na verildi.
Beycuma Belediye Başkanı Vural Kundakçıoğlu,
İlçe olma taleplerini en yetkili ağızdan dile getirdi.
Önceki dönem Milletvekili Hamdi Uçar bu konuda olumlu görüş sahibi.
Ve hatta Sayın Uçar bu konuda ısrarcı.
Yine Beycuma ve Çevre Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Murat Sarı bu noktada talepleri dile getirdi.
Beycuma’da bu noktada kamuoyu oluşmuş durumda.
Helva yapsana pozisyonuna geldi iş.
Beycuma bir belde olarak görünse de,
Bazı lobilerin her zaman hedefi oldu.
Hiçbir şeye bulaşmasanız,
Kütüğünüzde Beycuma yazsın,
Direk önüne set çekiliyor.
İyi bari ya!
Oldu olacak,
Beycumalıları doldurun gaz odalarına,
Herkesi öldürün.
Bu şehirde,
Adeta bir Nazizm var.
Bu yazıdan ve gündemden sonra,
En çok neresi cıyaklarsa,
Bu şehrin Adolf Hitleri onlardır.
Beycuma’nın asaleti verilmelidir.
Çok önce hak edilmiş unvanı tebliğ edilmelidir.
Beycuma bu şehrin çimentosudur.
* * * * * * * * *
Bu şehir,
Kibir abidelerini çok gördü.
Şehre ve insanına,
Üçüncü katlardan bakanlar,
Bir şekilde hep kaybetti.
Etrafta,
Soğuk Atatürk heykeli gibi dolaşanlar,
Dönemin kralı oldular.
Ancak,
Sonrasında mazi oldular.
Mesela,
AK Parti eski Merkez İlçe Başkanı Mükerrem Ayçiçek.
Ne günlerdi değil mi?
Şemsiyesi tutulur,
Ayakkabısını önüne koyulurdu.
‘Benim ben’ diye düşünerek,
Gitti vekilliğe aday adayı oldu.
Peki şimdi ne oldu?
Gazipaşa’da tek başına geziyor.
Yanında Sinagog direği gibi ensesi olan,
Uzun adam yok.
Gölge başkan olarak hareket eden,
İkinci kel de yok.
Şimdilerde aynı şekilde,
Bir parlamenterimiz var.
Devir onun devri.
Ama bu da bitecek.
Firavun da kraldı.
Ancak müzelik eşya oldu şimdi.
Kibir insanı bitirir.