İnsan bazen susmak istiyor.

Alabildiğine susmak.

En olmadık yere kaçıp tüm acılardan kurtulmak.

Öyle bir geceydi önceki gece.

TV kanalları, Afyonkarahisar´dan gelen patlama haberleri karşısında yayına geçtiğinde zaten çok sayıda askerimizin diri diri yandığı belliydi.

Kanal 3 muhabiri A Haber&[#]8217;de korkunç gerçeği söylemesine rağmen kanallar, dün sabah saatlerine kadar mucize avcılığına çıkıp susmayı denediler.

Terör saldırıları sonrası şehit haberlerine alıştırılmış Türkiye&[#]8217;nin batısı da yangın yerine dönmüştü.

Gencecik evlatlar diri diri yanıyordu.

Zonguldaklı Mücahit Coşkun ve Emrah Kartal da, sayıları sabah açıklanan 25 askerin arasındaydı.

Bir taraftan ne olmuştu da böyle bir facia yaşanmıştı sorularına yanıt ararken, diğer taraftan çaresiz anne-babaların neler yaşayabileceğini düşündük.

Terör saldırıları sonucu yükselen ağıtların öyle veya böyle bir gerekçesi vardı.

Ya bu son olayın?

Hiç bir söz dizesi bu acıları tarif edemezdi.

Hiçbir gözyaşı o yangınları söndüremezdi.

Susmak çare değildi, ama ötesi de yoktu.

Emrah Kartal, mesai arkadaşımız Aslı Yalcı&[#]8217;nın okul arkadaşıydı.

Sosyal paylaşım sitesi Facebook&[#]8217;tan fotoğraflarına ulaştık.

Gözleri dola dola indirdi fotoğraflarını.

Hayat hikayesini okudukça hepten sarsıldık.

Uzunmehmet Lisesi&[#]8217;nden mezun olmuş, ABD&[#]8217;de yüksek lisans yaptıktan sonra Zonguldak&[#]8217;a dönmüştü.

Dört gün önce birliğine teslim olmuş ve kısa dönem olarak askerliğini yapıyordu.

Mücahit Coşkun&[#]8217;un hikayesi de bir o kadar dikkat çekiciydi.

Onlar gibi 23 askerin daha benzer hikayeleri, aileleri, umutları ve gelecek kaygıları vardı.

Tarifsiz acılar, önce o genç bedenleri, sonra anne-babalarının yüreğini ve tüm vatanı kapladı.

Şaşkınlık, şok ve farklı senaryolar arasından sıyrılıp gelmişti katıksız acılar.

Gerisi fasa fisoydu bir anne için.

Hepsi yok oldu.

Hepsi kül oldu.

Kalpler tutuştu, diller sustu.

Ne kadar kaçsak da çaresi yok çekilecek bu acı!

Pakistan Bakanı gibi konuştu!

Afyonkarahisar&[#]8217;da askeri kışlada bulunan mühimmat deposunda el bombaları tasnif edilirken meydana gelen ve 25 askerin şehit düştüğü acı olayla ilgili olarak açıklamalarda bulunan Orman ve Su İşleri Bakanı Bakan Veysel Eroğlu&[#]8217;nun canlı yayında kullandığı ifadeler dikkat çekti ve haklı olarak tepki aldı.

Eroğlu, "Olay terör saldırısı değil. Hindistan, Pakistan´da sıkça yaşanan olaylar gibi bir olaydır. Bir el bombasının yere düşmesi sonucu meydana gelmiş" dedi.

Eroğlu´nun bu açıklaması hem şaşırttı, hem üzdü.

Zonguldaklı asker Emrah Kartal gibi henüz 4 günlük bir askerin orada ne işi olduğunu sorgulamak varken, Pakistan ve Hindistan benzetmesini yapan Bakan Bey&[#]8217;e şunu demek gerekiyor:

Öyleyse sorun yok Sayın Bakan.

O zaman gideceksin Pakistan&[#]8217;da, Hindistan&[#]8217;da Bakanlık yapacaksın!

Mantık tatile çıkarsa!

Afyonkarahisar&[#]8217;da meydana gelen ve 25 askerimizin şehit olduğu olayın nedenleriyle ilgili nelerin ortaya çıkacağını merak ediyoruz.

Ancak olayın en sıcak zamanında yaşananlardan hiç tanık yok.

Yeni yeni askerlerin mühimmat deposunda sayıma dahil edildiği doğruysa vah halimize.

Eğer bu olay acemi bir askerin yaptığı hatalı bir hareket sonucu gerçekleşmiş ise, vah vah halimize.

Aslında askerlik yapanlar ve bu tarz mühimmat depolarında görev yapan askerler az buçuk bilirler bu işi.

İş en başta baştaki komutanda biter.

Deneyimli bir komutan, bu tarz yerlerde görev yapacak veya kısa süreli çalışacak askerleri özellikle seçer.

Biz de zamanında gördük.

Bazı komutanlar ise, alay mutfağına patates soyacak adamla mühimmat depolarında sayım yapacak adamları ayıramaz veya onbaşının birine talimat verip 20 tane adamı alıp gelmesini söylerler.

İşte o zaman hata riski artar.

Yine askerler bilir ki, mantıksız işler yapıldığını görseniz de, karşı çıkamazsınız.

Çünkü asker ocağı, ana kucağı değildir!

Çünkü mantık tatile çıkmıştır.

Bütün bu şüpheler dün basında tartışılınca, Isparta&[#]8217;da adını hatırlayamadığım bir komutanımızın yaptıkları geldi aklıma.

Bu işleri yapacak olan kişileri usta askerlerden seçer.

Onlarla toplantı yapar ve olayın önemini anlatırdı.

Bununla da yetinmez depoya girerken, espriler yaparak üst araması yaptırırdı.

Sigara-çakmak ne varsa bırakılırdı.

Façası bozuk, psikolojisi dengesiz, psikopat ve güvenilir bulmadığı adamlara bina dışında başka işlere yönlendirirdi.

Bununla da kalmaz, başından ayrılmazdı ekibin.

Afyon&[#]8217;daki olayda umarız mantık tatile çıkmamıştır!

Yüzsüzlüğe devam mı?

Çocuklarını ve gelinlerini sözleşmeli olarak meclis üyeliğini yaptıkları Zonguldak Belediyesi&[#]8217;ne sokan Meclis üyeleri, Genel Merkez&[#]8217;den veto yedi.

Önceki akşam partide yapılan toplantıda, Genel Merkez&[#]8217;den gelen yazı tebliğ edildi.

Bu arada Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri, 4 Meclis üyesinin yakını için ödenecek maaşı belirledi.

AK Parti grubu da el kaldırdı.

Böyle bir durumda onların çekimser kalması gerekirdi.

Onu yapamadılar.

Konu şimdi yeniden bugünkü meclise gelecek.

Belediye Başkanı Muharrem Akdemir&[#]8217;in tavrı merak ediliyor.

Nihayetinde Meclis üyelerini işe alan Başkan Akdemir. Ücretleri belirleyecek olan Meclis.

Sonuç olarak, bu iş çözülmez, Başkan ve Meclis üyeleri geri adım atmazsa, Genel Merkezi karşılarına almış olacaklar.

İşler daha da karışacak.