Zonguldak’ta siyasi parti mensupları,

Kendilerini o hareketin,

 Fikir takımından,

Liderliğinden falan sanıyor.

CHP’de olanlar kendilerini CHE sanıyor.

MHP’de olanlar kendilerini Türkeş sanıyor.

AK Parti’den olanlar ise,

Erdoğan ile aynı masada oturduğunu sanıyor.

Dava adamlığı konuşan çok.

Dava da dava dillerinden düşmüyor.

Ve herkesi,

Dava adamlığı üzerinden yargılıyor.

Bunun en belirgin olanı,

Cami Derneği Başkanı olmayı başarabilen,

Kemal Aydın…

Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan’a

Çocuğunu işe almadı diye düşman olan Kemal Aydın.

Ama aynı zamanda,

AK Parti davasını,

Sürekli ağzına sakız eden Kemal Aydın.

Son günlerde,

Akrabası Sami Aydın ile birlikte,

Tahsin Erdem’e çalışıyorlar.

Kemal Aydın,

Tahsin Erdem ile fotoğraf verdi.

Sami Aydın,

Açıkça,

Tahsin Erdem ile akraba olduğunu,

Ve kendisini destekleyeceğini söyledi.

Bu tezini ise şöyle savundu: “Ben Ak Parti döneminde kaçak yapıma çivi bile çakmadım. Ne yaptıysam CHP döneminde yaptım” dedi.

Başkan Alan’a düşmanlığı,

İşte bu yüzden.

Dava adamlığı bu değil.

Davanın arkasında durursun.

Ama hakkını helal etmesin.

O başka bir şey.

Böyle yapan,

Birini daha biliyorum mesela.

Bazı haklar helal olmayabilir.

Ama Sami Aydın’ın bir hakkı yok.

Kaçak yapıya nasıl olacak?

* * * * * * * * 

Zonguldak’ta bir de,

İttifak meselesi var.

Rahatsızlık da var.

Mesela Devrek kaynar kazan.

Diğer ilçe ve beldelerde de var.

Sebebi ise,

Daha belli olmadan,

Tüm ilçe ve beldelerde ittifak olacağı sözleri.

Haliyle,

Bazı teşkilatlar hayal kırıklığı yaşıyor.

Peşine ise dedikodular geliyor.

Mesela MHP Devrek Belediye Başkan Adayı Erol Kaptan…

Kaptan’a,

Belediye başkan yardımcılığı ve üç meclis üyesi üzerinden,

Anlaşma yaptığı iddia ediliyor.

Bu gerçek olsa,

Bir kazanımdır MHP adına.

Ama bu gerçek değil.

Erol Kaptan,

Ak Parti ile anlaştı diyelim.

Ve adaylıktan çekildi.

MHP yerine aday çıkarmayacak mı?

Bu bilmemek için aptal olmak gerekir.

Öyleyse Erol Kaptan,

Ne pazarlık yaparsa yapsın,

Ne değişir?

Aylar önce bir yazı yazmıştım.

İttifak olacaksa her yerde olacak.

Şöyle bir örnek vereyim.

MHP İl Başkanı Mustafa Öztürk,

Şahsi aracını giydirdi.

Cumhur İttifakı logoları da var.

Ömer Selim Alan fotoğrafı da olsun diyelim.

Teoman Duralı Tünellerinden,

Üç dakikada Kilimli’ye geçti.

O araba ile nasıl dolaşacak?

Kimden MHP için oy isteyecek o halde?

Aynısı Kozlu içinde geçerli. 

En fazla 10 dakika uzaklıkta.

Nasıl olacak?

Arabanda ittifak giydirmesi olsun.

Gittiğin yerde ittifak olmasın.

Baştan bazı şeyler,

Ya yanlış konuşuldu.

Ya yanlış yapıldı.

Şimdi tabanlar bunun kavgasını veriyor.

* * * * * * *

Gün içinde,

Zonguldakspor Basket Takımın maçını izledik.

Daha önce de demiştik.

Toplum olarak birlik, beraberliği özlemişiz.

Maç sırasında,

Önüme,

Bir baba ve iki erkek evladı oturdu.

Çocuklardan bir tanesi,

Otizmli bir bireydi.

İnanılmaz sosyal bir çocuk.

Hepimize gülücük dağıttı durdu.

Maçta bağırdı çağırdı.

Mesela maçta en sevmediğim iş,

Rakip takımın kız oyuncularını yuhalamak,

En azından alkışlamamak…

Açıkçası buna da bozuluyorum.

Sporcunun hepsi kıymetli.

Rakip takımı alkışlayan tek oydu.

Güzel bir sayı attılar bize,

Otizmli evladımız alkışlayacak cesaret gösterdi.

Mutlu bir ailede büyümek,

Ne olursa olsun,

Sizi güzel bir insan yapıyor.

Babası genç bir yaştaydı.

Çok ilgili davrandı.

Tanımıyorum kendilerini.

Dolmuşla çarşıya ineyim dedim.

Şoförün yanına oturmuş kardeşim.

Bir anda babasının eline sarıldı.

Zafer kutlamasıydı.

Sonra döndü bana yumruk uzattı.

‘Çak’ dedi.

Yumruğuna çaktım.

O basket maçı olmasa,

O saatte,

En sevmediğim şey olan dolmuşun içinde,

Gülümseyemeyecektim.

Kim olduklarını bilmiyorum ama teşekkür ediyorum.

O kardeşim günümü güzelleştirdi.

Babası için de şunu söylemek istiyorum.

Öyle evleneyim.

Baba olayım kafasında biri değilim.

İlk defa,

Bir baba oğul ilişkileri benim içimi ısıttı.

Bende babamla Fener’de amatör maçlara giderdi.

Zaferle biten maçın ardından,

En şahane manzaramız,

Bu baba ve iki evladıydı.

Uzun ve mutlu bir hayatlar dilerim.