Caddede yürüyorum.

Kaldırım taşlarının altından fışkıran sular, önce ayakkabılarıma, sonra pantolonuma sıçrıyor. Yürümeye devam ediyorum.

Yoldaki çukura dolan suyu görüyorum.

Hızla geçen araba suyu üstüme sıçratıyor.

Az daha ilerliyorum. Güzel bir bayan, uzun topuklu ayakkabılarıyla bir manken gibi süzülüyor caddede.

O da ne. Düşmek üzere. Zor topluyor kendini.

Meğer topuğu sıkışıyor, kırık kaldırım taşının arasına.

Otoparka gidiyorum. Aracı alıp trafiğe çıkıyorum.

Ulucami&[#]8217;nin orada ikinci ışıkta kırmızı yanıyor, ama yayalar yolda.

Ulusoy yazıhanesinin önünde koca bir gölet.

İnsanları ıslatmamak için büyük çaba gösteriyorum.

Ucube çevre yolundayım. Kenarlar otopark olmuş. Eskici pazarı bir tarafta...

İkinci Makas&[#]8217;tayım. Kızıp dönüyorum. Koca bir çukur. Sonra yolun bir tarafı yok.

Rezillik diz boyu. Kente gireceğim, Kızılay&[#]8217;ın orada ana yol yine otopark olmuş.

Madenci Anıtı&[#]8217;na kadar sağlı-sollu parklar.

&[#]8220;Aman Allah&[#]8217;ım, rüyada mıyım?&[#]8221; diyorum.

Yeniden otoparka giriyorum.

Büroya geliyorum, kâbustan uyanıyorum.

Burası bir il.

Valisi var, belediye başkanı var, hukukçuları var, güvenlikçileri var.

Biraz daha ileri gidersek, Özel Kalem Müdürlüğü var, Basın İlan Kurumu var, Cumhuriyet Savcılığı var.

Var da var&[#]8230;

Başkan&[#]8217;ın dosyası kayıp!

Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, AK Parti İl Başkanı Hamdi Uçar&[#]8217;ı ziyaret edip dosya vermiş. AK Parti Milletvekili Köksal Toptan, &[#]8220;Bana dosya gelmedi, haberim yok&[#]8221; deyince, dosya hatırlanmış. CHP&[#]8217;liler, Hamdi Uçar&[#]8217;a kızıyor. Akdemir ise, susuyor. Ne garip. Dosyayı vermiş, takip etmemiş. Hamdi Uçar, Muharrem Akdemir&[#]8217;in Özel Kalem Müdürü mü? Verdiğin dosyayı takip edeceksin.

Milletvekillerini tek tek ziyaret edecek, aynı dosyayı onlara da vereceksin.

Ohhh, ne güzel memleket. Ver dosyayı Hamdi Uçar&[#]8217;a, ondan sonra yat aşşaaaaa..

Başkan; Hamdi Uçar&[#]8217;a, Köksal Toptan&[#]8217;a, Ercan Candan&[#]8217;a, Özcan Ulupınar&[#]8217;a dosya verdi de, bir gelişme olmadıysa, &[#]8220;AK Parti bize yardımcı olmuyor&[#]8221; diyebilir.

Bugünkü senaryoya göre, Akdemir, Uçar&[#]8217;a &[#]8220;iş olsun&[#]8221; diye gitmiş.

Öyle anlaşılıyor.

Kıssadan Hisse: Dost dediğin&[#]8230;

Seni sevmeli...

Sarılınacak biri olmadığın zamanlarda bile sana sarılmalı...

Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı...

Fanatik olmalı; bütün dünya seni üzdüğünde, sana moral vermeli,

Güzel haberler aldığında, seninle dans etmeli ve ağladığında, seninle ağlamalı...

Ama hepsinden daha çok, dost matematiksel olmalı;

Sevinci çarpmalı&[#]8230;

Üzüntüyü bölmeli&[#]8230;

Geçmişi çıkarmalı...

Yarını toplamalı...

Kalbinin derinliklerinde ihtiyacı hesaplamalı...

Ve her zaman

Bütün parçalardan daha büyük olmalı...

İşi bitince, seni bir tarafa atmamalı... (Mevlana)

Günün Fıkrası: General Electrik!

Temel, askere gitmiş. Mutfakta görevlendirmişler. Mutfağa her girdiğinde buzdolabına selam veriyormuş.

Bir gün mutfak çavuşu sormuş: &[#]8220;Neden buzdolabına selam veriyorsun?&[#]8221;

Temel cevap vermiş: &[#]8220;Komitanum, üstünde General Electrik yazayi!&[#]8221;

Günün Sözü:

&[#]8206;Herkes kendisi için bir derstir; elverir ki, insan kendini yakından görmesini bilsin. Benim yaptığım, bildiklerimi söylemek değil, kendimi öğrenmektir; başkasına değil, kendime ders veriyorum.

Plinius