&[#]8220;Ölüm hak, miras helal&[#]8221; denir.
Ölenin eğer ödenemeyecek kadar borcu varsa, mirasçı &[#]8220;Reddi miras&[#]8221; yapabilir.
Yani, &[#]8220;Ben borçları ödeyemem.
Onun için bana kalan mirası reddediyorum&[#]8221; diyebilir.
Birde mirasın, paylaşımı meselesi vardır-ki en zoru da paylaşımdır.
Ortada bir vasiyet yoksa, mirasçıların hali dumandır.
Hele mirasın maddi manevi değeri yüksek ise, kardeşler arasında kavga şiddete dönüşür, aile darmadağınık olur.
Aile dışından birileri gelir olaya el koyar ve miras el değiştirir.
Miras maddi olduğu kadar, toprak olarak ta, han, hamam olarak ta kalabilir insana.
&[#]8220;Miras yedi&[#]8221; konumuna düşmemektir önemli olan.
Miras denilen şey sadece para, mal, mülk olarak anılmalıdır.
Son yıllarda miras kavramına, politik miraslar da eklenmiştir.
Koltuk ve masadan ibaret olan bu miras türü, aynı anda &[#]8220;miras yedileri de&[#]8221; üretmiştir.
Politik miras, har vurup harman savrulmuş, elde avuçta bir şey kalmamıştır.
Politik değerler hızla el değiştirdiğinden, değerlendirmelerde abuk sabuk bir hale girmiştir.
Ne olmuştur sonuçta?
Saldırı, savunma söylemleri belden aşağılara inmiş, yerlerde sürünür bir hal almıştır.
Peki daha, daha ne olmuştur?
Her halde &[#]8216;iyilik, sağlık&[#]8217; olmamıştır.
Bir anormallikler olmuştur, olmaktadır ve daha kim bilir neler olacaktır.
Anormalleşmenin adı, &[#]8216;Normal &[#]8216;Çaktırmadan yapılan baskıların adı, &[#]8216;özgürlük&[#]8217; Her ne ise konumuz politik mirasın, mirasçısının tek kişi olup olmadığı.
Politik miras varsa eğer, mirasçıları da çok olmalı.
Bir parti bir kişinin malı değil, onu ayakta tutan bütün üyelerinin olması gerektiğini düşünmüşümdür hep.
Miras hakkını tek kişinin kullandığı partilerin, eridiğini ve tek kişilik bir parti konumuna düştüğünü yakın bir geçmişte gördük.
O tek kullanıcılar, yaşama veda ettikten sonra partiler de siyasi yaşama veda ettiler.
Siyasi yaşamdan çekilmemesi gereken sadece partiler olmalı.
Mirasçılar terki miras edebilirler.
Mirası bir başka mirasçıya bırakabilirler.
Böyle oldu diye, kıyamet kopmaz.
Miras çok değerli ise, ona değeri kadar ve hatta daha fazlasıyla önem verenlerin elinde miras, tüketilmeden korunabilir.
Hatta daha da büyültülebilir.
Ülkelerin kaderlerini belirleyen ne büyük devlet adamları vardı.
Görev yaptıkları süre içinde, sadece kendilerine düşünmediler.
Ne olur, ne olmaz diye, mutlak birkaç kişiyi yetiştirdiler.
Kendileri göçüp gittikten sonra kurdukları sistem aynı düzende ve çoğu kez daha dinamik bir şekilde yürüdü gitti.
Biraz düşününce örneklerini anımsayacaksınız.
Haydi bakalım.
İşte meydan, işte pehlivan!