Her adayın kazanmaya olan inancını anlıyoruz.

Anlamaya çalışıyoruz.

Saygı duyuyoruz.

Ama anlaşılmaz olan tek şey, kazanacaklarından bu kadar emin olmalarıdır.

Favori olanların ötesinde biraz havaya girenlerin garip davranışlarına tanık oluyoruz.

Biz bunları çok gördük.

Çok işittik.

Çok söyledik.

Manzara aynı.

Zonguldak&[#]8217;ta&[#]8230;

Ereğli&[#]8217;de&[#]8230;

Devrek&[#]8217;te&[#]8230;

Çaycuma&[#]8217;da&[#]8230;

Alaplı&[#]8217;da&[#]8230;

Gökçebey&[#]8217;de&[#]8230;

Kilimli&[#]8217;de&[#]8230;

Kozlu&[#]8217;da&[#]8230;

Ve beldelerde&[#]8230;

Seçim olan her yerde manzara aynı&[#]8230;

Kazanma şansı yüksek olan da aynı şeyi söylüyor, kazanma şansı olmayan da&[#]8230;

İnsanın yerini bilmesi gerekir.

Bir de haddini bilmeyen adaylar var.

Onların yanında meclis üyesi adayları var.

Parti yöneticileri var.

Onların da unuttuğu şeyler var.

Özellikle böyle dönemlerde gözleri kör olur.

Aç horoz misali kendilerini oy ambarında sanıyorlar.

Zannediyorlar ki, her yüzlerine gülen bunlara oy verecek.

Zannediyorlar ki, her ellerini sıkan bunlara oy verecek.

Ağızlar kulaklarında.

Kim olursa olsun.

Partisi ne olursa olsun.

Siyasi deneyimi ne olursa olsun.

Denenmiş olsun veya denenmemiş olsun, fark etmez.

Bugün yerini bilmeyen, yarın şaft kutusunu dağıtır.

Seçimden sonra bunları bir kez daha yaşayacağız.

Bir kez daha göreceğiz.

Ve bahaneler işiteceğiz.

Komik bahaneler.

Orada da mütevazı olamayacak bunlar.

Orada da kendilerini değil, oy vermeyenleri sorumlu tutacaklar.

Oy vermeyenlere, kendilerine destek olmayanlara kırılacaklar.

Ülkede büyük tartışmalar var.

Yerel düzeyde ucuz polemikler hakim.

Projeler, sorunların nasıl çözüleceği, kimin ne vereceği değil, ucuz meseleler konuşuluyor.

Tüm bunlara rağmen unutulmaması gereken bir gerçek var.

Kimsenin oyu kimsenin cebinde değil.

Sandıklar açılıncaya kadar bu böyle.

Sonuçlar konusunda bugün duymak istediklerine inanıp gerçekleri göremeyenleri, görmek istemeyenleri 30 Mart&[#]8217;tan sonra da göreceğiz.

Şimdi iyi uçuşlar!

Akdemir&[#]8217;e güven sorunu!

Dün, &[#]8220;CHP&[#]8217;liler Muharrem Akdemir&[#]8217;e ne kadar güveniyor?&[#]8221; diye sormuştum.

Buradaki &[#]8220;güven&[#]8221; sorusunun temeli, Zonguldak&[#]8217;ın özlemini duyduğu belediyeciliği yapıp yapamayacağı anlamındaydı.

Anlayan olmuş, anlamayan olmuş.

Belki de ben eksik anlattım.

Ama ne demeye çalıştığımı anlayan CHP&[#]8217;lilerin de tepkileri vardı dün.

Çok net olarak gördüm ki, Akdemir&[#]8217;in listesinde yer alan bazı meclis üyesi adaylarının da Akdemir&[#]8217;den bu anlamda pek umudu yok.

Hatta hiç umudu olmayan bir isim var.

İl yönetiminde ve Merkez İlçe yönetiminde bulunup da, Akdemir&[#]8217;e bu anlamda güvenmeyen çok sayıda isim var.

Bir İl yöneticisinin;

&[#]8220;Seçimi CHP kazanır, ama Muharrem Hoca ile hiçbir şey yapamayız. Ama bizi zora sokacak şeyler yazma&[#]8221; sözleri, anlatmak istediğimi yeterince özetliyordu.

Bir meclis üyesi adayının, &[#]8220;Başkan&[#]8217;a güvenmeyen bize güvenmeli&[#]8221; sözleri de oldukça manidar.

Muharrem Akdemir açısından en acı olan da budur.

Zonguldak Belediyesi&[#]8217;nin en güçlü adayısın, ama partinin her kanadında seninle ilgili endişeler var.

İnsanlar kendisine oy vermeye hazırlanıyor, insanlar Akdemir için kapı kapı dolaşıp oy istiyor, ama Zonguldak için çok güzel festivaller dışında hiç bir şey yapamayacağının farkındalar.

Boşuna demiyoruz.

CHP, Zonguldak&[#]8217;la ilgili kaygıları olan bir aday çıkarabilseydi keşke.

Aynı sorun, farklı şekillerde de olsa Ali Bektaş ve Gürkan Gülay için de geçerli.

Oyunu AK Parti&[#]8217;ye verecek, ancak Ali Bektaş&[#]8217;a güven sorunu olan, MHP&[#]8217;ye verecek ama Gürkan Gülay ile güven sorunu olan seçmenler mevcut.

Sıralamaya konulursa, CHP&[#]8217;nin kendi içindeki güven sorunu diğerlerine göre çok daha bariz.

Gülay ise, bu bağlamda en rahat olanı&[#]8230;

Kilimli&[#]8217;deki seçim yardımları!

Yılmaz Kaldırım, Kilimli&[#]8217;de AK Parti Adayı Seçkin Özdemir adına dağıtılan yardımların fotoğraflarını paylaşıyor.

Yardım kolileri evlere taşınıyor.

O yardımları alanlara oy için yemin de ettiriliyor mu, onu bilmiyoruz.

Kaldırım&[#]8217;a göre ettiriliyor.

İşadamı Erdoğan Demir&[#]8217;in de Özdemir&[#]8217;in kazanması için bu kadar cansiperhane çalışması normal.

Çünkü Özdemir kaybederse, kaybeden Erdoğan Demir olacak.

Bu kavgadan Kilimli&[#]8217;nin ne kazanacağı ise meçhul.

Bu yardımlar ilk kez verilmedi.

Daha altınlar dağıtılacak.

Soru şu:

&[#]8220;O yardımlar oya dönüşür mü?&[#]8221;

Kısmen dönüşür.

&[#]8220;Peki, sonucu değiştirir mi?&[#]8221;

Bu defa zor&[#]8230;

Çünkü o yardımları alan, ama oyunu gönlündeki adaya vermeye hazır ciddi bir kitle var!

Özdemir ve Erdoğan Demir seçimi kazanamasa da, büyük sevap kazanacaklar.

Görüş&[#]8230;


Sözlerinde samimiyet olmayanların ne söylediği çok önemli değildir.
Kim oldukları da hiç önemli değildir.
Samimiyetsiz doğruların da anlamı yoktur.

Samimiyetsiz samimiyetlerin de anlamı yoktur.
Toplumda sorunlarını yüz yüze konuşabilme cesareti olmayanların sosyal medya veya farklı isimlerle yaptıkları, yapacakları yorumların da anlamı yoktur.

Siyasetten medyaya, ticaretten ibadete galiba en büyük sorun burada.
Siz şimdi bu hastalığın hangi hücresi olduğunuzu düşünün!!!