Bartın&[#]8217;da aynı iş kolunda haddinden fazla işyeri var.
Böyle olunca haksız rekabet ortamı doğuyor, işyerlerinin piyasada tutunması zor oluyor.
Mesela kent merkezinde 30 tane berber olması gerekirken, 60 tane var.
60 diyorum ama belki de 100&[#]8217;dür.
Aynı şekilde lokanta ve kahvehane de öyle.
Son yılların modası marketlere bakın.
Şehirde adım başı market var.
Aynı meslekte işyeri enflasyonu yaşanıyor.
Hem de yüksek enflasyon.
Eczane ve avukat sayısı da oldukça fazla.
180 bin küsurluk bir nüfusa 60&[#]8217;ın üzerinde eczane ve avukat çok değil mi?
Kuyumcu ve telefoncu da öyle.
Banka şubesi, meyhane ve kafe sayısı da gereğinden çok.
Aynı sorun bizim meslekte de var.
El kadar bir yerde tam 6 tane günlük gazete, iki tane haftalık gazete, bir tane 10 günlük gazete, bir TV, iki radyo var.
Haftalık ve 10 günlük gazetelerle TV ve radyolara bir şey dediğimiz yok ama 6 tane günlük gazete çok.
Nitekim şehir bu kadar günlük gazeteyi kaldırmıyor.
Piyasa şartları ve resmi ilan pastasının büyüklüğü belli.
İlin çekeri en fazla üç gazete.
Halbuki 60 tane berber, 6 tane günlük gazete, 61 tane avukat, bir o kadar eczacı olacağına yeteri kadar olsa vergiler, sigortalar, personel maaşları, faturalar rahat ödenecek, ayakta daha kolay durulacak, daha verimli olunacak, daha iyi, daha kaliteli, daha sağlıklı hizmet üretilecek.
İşyerleri nüfusa ve ekonomik duruma göre açılabilse, aynı iş kolunda işyeri açabilmenin belli bir sayısı, kotası, bu işin bir ölçüsü olsa hiç sorun yaşanmaz.
Bu dediklerim sadece Noterlik mesleği için geçerli.
Biliyorsunuz herkes istediği yere gidip Noterlik açamıyor.
Şehirlerin belli sayıda Noterlik kotası var. Bakanlık iş yoğunluğuna göre sayıyı artırabiliyor.
Bartın kent merkezi için bu sayı üç. Dördüncü, beşinci Noterlik açılamıyor.
Bildiğim kadarıyla Noterlikler şehirlerin nüfusuna ve ekonomik durumuna göre açılıyor.
Adalet Bakanlığı izin vermezse Noterlik açamıyorsunuz.
Bakanlık falan şehir için filan yerde münhal Noterlik var diye duyuru yapıyor, Noterler de potansiyele bakıyor, ona göre talip oluyor.
Mesela Baro Başkanlığına seçilen Avukat Kamil Altan&[#]8217;ın (bu arada kendisine hayırlı olsun diyor ve görevinde başarılar diliyoruz) Noterlik belgesi var ama bu işi yapabilmesi için boş Noterlik olması ve bakanlığın uygun görmesi lazım.
Noterlikler öyle rastgele açılamıyor.
Büroların bile belli bölgelerde belli sınırlarda olması kuralı var.
Yani Bartın&[#]8217;daki üç Noterlik bırakın aynı binada olmayı, aynı caddede ve aynı mahallede bile olamıyorlar.
Diğer mesleklere bakın, iç içe, alt alta, üst üste.
Bütün mesleklere bu konuda Noterlik mesleğindeki gibi düzenleme yapılmalı.
Denilmeli ki Bartın merkeze şu kadar eczane, bu kadar avukatlık bürosu, banka şubesi, gazete, berber, lokanta, kahvehane, meyhane, bar, kafe vesaire açılabilir.
Ben açtım oldu, ben yaptım oldu yok.
Devlet nasıl işyerlerinin açılış ve kapanış saatlerine karışıyorsa buna da bir sınırlama getirmeli.
Bazı Avrupa ülkelerinde buna benzer uygulamalar var.
Bunları örnek almalıyız.
Memleketimden gazetecilik manzaraları (XXV)
Zaman su gibi akıp gidiyor.
Gazetemizi kuralı sanki daha dün gibi.
Günlük gazetede zamanla yarıştığınız için günler çabuk geçiyor.
Bir de baktık bir yıl olmuş.
İkinci yayın yılımızdan bir hafta aldık.
Kutlama mesajlarıyla tebrik ve takdir almaya da devam ediyoruz.
Milletvekilimiz Rıza Yalçınkaya&[#]8217;ya, Çevre Meclisi Başkanımız Ahmet Bayar&[#]8217;a, Ticaret ve Sanayi Odamız İsmail Toksöz&[#]8217;e ve Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanımız Murat İzler&[#]8217;e de yıldönümü sevincimizi paylaştıkları için teşekkür ediyoruz.
Sayın Milletvekilimiz mesajında &[#]8220;cesur, doğru ve güvenilir&[#]8221; diye tanımladığı habercilik anlayışımızdan övgüyle söz etti.
Bu şekilde bir övgüye mahzar olmak mutluluk verici.
Aynı sözleri başka gazete veya gazeteler için de söyledi mi bilmiyorum.
Keşke gazetelerin hepsi &[#]8220;cesur, doğru ve güvenilir&[#]8221; olsa.
O zaman mesleğimiz eski saygınlığına yeniden kavuşur, itibarlı, inandırıcı ve etkili olur.
Milletvekilimiz Yılmaz Tunç da gazetemize yaptığı kutlama ziyaretinde gazetemizin kalitesine vurgu yapmış, güzel haberlere imza attığımızı söylemişti.
TSO Başkanımız İsmail Toksöz&[#]8217;de gazetemizin örnek teşkil eden bir mesleki ciddiyet ve hizmet anlayışına sahip olduğunu söyledi.
Gazetemizi diğer gazetelerden ayıran birçok özellik var.
Bu özellikler bizi doğal olarak öne çıkarıyor.
Bazı gazeteler bizde birkaç gün önce çıkan haberlerle çıkıyorlar, eski haberlerin orasını burasını değiştirip yeni habermiş gibi kullanıyorlar, okurlarını kandırıyorlar, düzgün cümle kuramıyorlar, ne demek istedikleri anlaşılmıyor, dizgileri-baskıları dökülüyor, sonra da sağa sola gazetecilik taslıyorlar.
Bundan kolay ne var?
Böyle gazeteciliği herkes yapar.
Gazetecilikte haberi önce vermek, meslek etiğine ve ilkelere bağlı, doğru, düzgün ve anlaşılır bir şekilde vermek esastır.
Bu esasa uymak zordur ama önemli olan zoru başarmaktır.
Gazeteciliği bir yaşam biçimi olarak gören Bartın Pusula mesleğin her türlü zorluğunu aşarak yoluna devam ediyor.
Bizi izlemeye devam edin.
5 cana 10 ay hapis ve Mustafa Balbay
Bursa&[#]8217;da aşırı hızla otobüs durağına girip 5 kişiyi öldüren, 5 yıl hapis cezasına çarptırılan ve 10 ay yatıp tahliye olan üniversiteli gencin aldığı ceza Ergenekon davası sanıklarından Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Balbay&[#]8217;ın da dikkatini çekmiş.
Silivri&[#]8217;de yargılanan Balbay, geçen Cuma &[#]8220;5 cana 10 ay hapis&[#]8221; başlığı ile yazı konusu yaptığım bu konuyla ilgili olarak duruşma sırasında bakın ne demiş:
&[#]8220;Aziz Nesin&[#]8217;lik bir tablo. Bursa&[#]8217;da bir trafik kazasında 5 kişinin ölümüne neden olan sürücü 10 ayda tahliye oldu. Biz ondan daha mı tehlikeliyiz?&[#]8221;
Bu sorunun cevabı Balbay&[#]8217;ın sözlerinin içinde var.
Tutukluluğun cezaya dönüşmesi de hukuk sistemimiz içinde son yıllarda ortaya çıkan önemli bir sorun.
Hukuk devletiyiz diyoruz, hukukun üstünlüğünden söz ediyoruz ama tutuklulara hükümlü muamelesi yapıyoruz.
Mesleği avukatlık olan Milletvekilimiz Yılmaz Tunç daha cumartesi günü Baro kongresinde yaptığı konuşmada &[#]8220;geciken adalet adalet değildir&[#]8221; dedi.
5 cana 10 ay hapis başlıklı yazımda da dediğim gibi özellikle ceza yasalarını yeniden düzenlemek ve hakka-hukuka daha uygun hale getirmek gerekiyor.