Toplum olarak her konuda daha iyiyi, güzeli arıyoruz.

Daha güzel bir memleket.

Daha kalkınmış bir memleket.

Daha yaşanabilir bir yaşam alanı.

Daha az sorunun olduğu mutlu bir hayat.

En azından sorunların en aza indiği bir yaşam.

Ama sadece arıyoruz.

Ona ulaşmak için yapılması gerekenler ise işimize pek gelmiyor.

Çünkü benciliz.

Olayları bu bencil duygularımızla değerlendirmeye bayılırız.

Sonuç olarak özlemini duyduğumuz istikrarsızlığı el birliği ile yaratıyoruz.

İstikrar herkesi besler.

Ama istikrarsızlık daha fazla rant, daha fazla bencillik yapanları diğerlerinden ayırır.

Bazılarını besler.

Çatışma eşittir ekonomi.

Çatışma eşittir kendinden olmayanı yok etme sanatı.

Çatışma eşittir başka, başka şeyler.

Beklentilerle o beklentileri sağlamak için gösterilen çaba ters yönde ilerliyorsa orada sorun var demektir

Ama bizde asıl sorun zaten sorun olduğunu kabul etmemekle başlıyor.

İşte Zonguldak.

Hangi alanda doğru dürüst bir istikrar var?

Yok.

Söylemlerle uygulamaları bu kadar ters olan bir memleket var mıdır acaba?

Ekonomiden siyasete, eğitimden sporuna, siyasetçisinden medyacısına kadar hiçbir alanda istikrar kalmamış.

İktidardan, muhalefet, Belediye Başkanlarından STK&[#]8217;lara pek çok yerde büyük bir acizlik hakim.

Gittikçe acizleşen bir Zonguldak&[#]8217;la karşı karşıyayız.

Bazıları bunu hala anlamıyor.

Anlayamıyor.

Kapasiteleri bu kadar.

Kimilerinin işine gelmiyor.

Gelmeyecekte.

Birileri zembille inip yaratmadı bu istikrasızlık ortamını

Her alanda biz yaptık.

Hepimiz yaptık.

Ama asla kendimizi suçlamadık.

&[#]8220;O yaptı&[#]8221; diyerek kim işimize gelmiyorsa onu gösterdik.

İstikrarı bozan, bozmak için uğraşan insanların dönüp arkasına bakmasını beklemiyoruz.

Çünkü bakmayacaklar.

Bu yüzden bu kentte şikayetler artacak.

Çatışmalar patlayacak.

Her türlü suç oranı artacak.

Yaşam daha da yozlaşacak.

Sonra hep birlikte arkamız bakıp; &[#]8220;Aaaaa bak ne olmuş?&[#]8221; falan diyecek kadar da geniş olacağız?

Eee Zonguldak burası.

Burası böyle bir memleket.

Kendine aynada bakmaya cesareti olmayanların başkalarına o aynayı hatırlatacak kadar pişkin olduğu bir memleket burası.

Önce ne tarafta olduğunuzu belirleyin.

Sonra siyaset yapın.

Sonra bir yerin başı, kıçı, ortası olun.

Bu kent için bir şeyler yapmak isteyenlerin yapması gereken ilk şey samimiyet.

Hiçbir karın ağrısı olamazsanız da samimi olun.

Samimi olabiliyorsanız zaten bazı şeyleri başarmaya hazırsınız demektir.

Aksi taktirde bu kenti ne büyütebiliriz, ne daha yaşanabilir bir kent haline getirebiliriz.

Konuşur konuşur dururuz.

Ama boş konuşuruz.

Kimseye benzemeye niyetim yok!

Memleketimizin kadrolu duygu sömürücüsü yine karalamış bir şeyler.

Salih Demir&[#]8217;in basit bir trafik kavgasıyla başlayan, ancak büyüyerek, farklı noktalara giden olayının içine beni de monte etmiş.

Kendi arkadaşlarının karakollarda çıkardığı olayları örtbas etmek için gösterdiği çabaları unutmuş.

Vali Emniyet Müdürü orada çıksın anlatsınlar olay neymiş.

Aklınca çatışma ortamı yaratıp aradan sıyrılacak.

Dün bir büyüğüm aynen şöyle dedi;

&[#]8220;Sen olmasan ne yazacaklar bu adamlar?&[#]8221;

Valla onu bilemiyorum.

Bizim yazacak çok şeyimiz var.

Ancak bu arkadaş 4-5 sene önce 20 bin lira alırken de başka ahkamlar kesiyordu.

Benim kendimi zorla dövdürüp, sonra okurları ve sosyal demokrat kesimi salonlara toplayıp ağlama kültürüm de yok.

Sadece işimi yaptığım için sataşan olursa yanıtını alır.

Kendinden başka herkese bok atma yarışına girdi.

Mutlaka bizlerinde hataları vardır ancak biz yapamayız öyle şeyler.

Hatalarım olursa da paşa paşa özür dilemeye cesareti olan biriyim.

Bu arkadaşın duygu sömürü törenlerine katılan okurların temiz duygularına yazık.

Geçen de söyledim.

Kimseye benzemeye niyetim yok.

Benzemek isteyen birbirine benzesin.

Hiç işim olmaz.

Umurumda değil.

Nankörlere asla.

Emin olun gün olacak sıra o nanköre referans olanlara da gelecek.

İyi bir tiyatro izleyicisi oldum.

İçinde her şey var.

Detaylarına girmeyeyim.

Diğer yandan dostlarım üzülmesin.

Böyle yazılıp çizilenleri çok önemsemiyoruz.

Ancak Zonguldak ucuz polemikleri okumaya alıştığı ve bundan zevk aldığı için farklı yorumlayabiliyor.

Yazmamın tek nedeni bu.

Kim nasıl anlamak isterse.

Üzüldüğüm, bu duygu sömürücülerine farklı nedenlerden dolayı hala kanan, aldanan insanların olması.

Böyle devam etmeli.

Çünkü herkesin çapı daha iyi belli oluyor.