AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan, yerel seçimler ve sonrasında yaşanan gelişmeler nedeniyle AK Parti Zonguldak İl Başkanı Hamdi Uçar&[#]8217;a sitem etti. Eleştirdi. Ve bu eleştiriyi de basın aracılığıyla yaptı. Ama &[#]8220;düzey&[#]8221;i asla kaybetmedi, &[#]8220;seviye&[#]8221;yi düşürmedi. Ramazan Bayramı nedeniyle geldi, partisinin tüm ilçelerdeki bayramlaşmalarına katıldı. İl Başkanlığı&[#]8217;na da gitti. Efendim, İl Başkanının koltuğuna oturmamış. Üstelik haber bizim internet sitemizde çıktı. Fotoğrafı Özcan Ulupınar, Facebook&[#]8217;tan paylaşmış. Bizimkiler de kullanmış. Gerçekten kaçırılmaması gereken bir detayı Özcan Ulupınar sayesinde yakalamışlar.

Gelelim CHP&[#]8217;ye... CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, bu bayram çok üzgündü. Bir diğer Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal olmayınca &[#]8220;yetim çocuklar&[#]8221; gibiydi. Çaycuma&[#]8217;ya bile gitmedi, İlçe Başkanı Umut Başoğlu ile küs olduğu için... Oysa bayram; dargınlıkların, kırgınlıkların bitirilmesi için bir fırsat olabilirdi.

Üstüne üstlük, Ali İhsan Köktürk&[#]8217;ün eşi bir partilinin işyerini basıp, bir dünya laf edince, ortam daha da gerildi.

Ali İhsan Bey, eşine kızıp-küseceği yerde, partisine, partililere küstü.

Millet soruyor ya, &[#]8220;Köksal Toptan bunca sene nasıl milletvekili oluyor?&[#]8221; diye&[#]8230;

Aradaki fark galiba bu...

Biz Köksal Bey&[#]8217;in eşi Saime Hanım&[#]8217;ı yerel siyasetin içinde hiç görmedik.

Köksal Bey&[#]8217;i de böylesi küçük alınganlıkların içinde görmedik.

Siyaset bir &[#]8220;hazım&[#]8221; işidir.

Hazmeden kalır, hazmedemeyen gider&[#]8230;

Nezarethanelerdeki uygulamalar&[#]8230;

İstanbul&[#]8217;daki paralel devlet-casusluk operasyonunda Çağlayan Adliyesi&[#]8217;ndeki nezarethane uygulamalarından söz ediliyor ya&[#]8230;

İki kişinin kalması gereken koğuşlarda üç kişi kalınıyormuş, duş almaya, namaz kılmaya izin verilmiyormuş ya&[#]8230;

Beş yıl önce başımıza gelen-getirilen operasyonda gözaltına alınmış, üç gün Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde kalmıştım.

O günler geldi aklıma&[#]8230;

Biz tam yedi kişiydik, küçücük bir odada. Yerlerde yattık. Gelen yemeği yiyemedik.

Pislikten tuvalete giremedik. Duş almak da gelmedi aklımıza, namaz kılmakta&[#]8230; Çünkü nezarethanedeki bölme yedi kişi olunca, namaz kılınamayacak kadar küçük geliyordu.

Polisin karşısına çıkıncaya kadar hiçbir şey bilmiyorsunuz.

Elimizde telefon yok.

Avukat gelinceye kadar tanıdık bir yüz göremiyorsunuz.

Bir suç delili görmedik.

Belge görmedik.

Soru sordular, cevap verdik.

Üç gün sonra Ankara&[#]8217;ya gittik.

Merdivenlerde saatlerce bekledik.

Aynı soruları savcı sordu.

Cevap verdik.

Serbest kaldık, Zonguldak&[#]8217;a geldik.

Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesi&[#]8217;nde de bir ifade verdik.

Yine belge, yine suç delili yok.

2 yıl, 2 ay ceza yedik.

Yargıtay kararı bozdu. Çünkü ortada bir delil yoktu.

Özel Yetkili Mahkemeler yüzünden başımıza gelen-getirilen bir faciaydı bu.

Kimler yandı bu mahkemelerde?..

Ve sonrasında &[#]8220;KCK, Balyoz, Ergenekon, Odatv, Ayışığı, Hanımeli, Kasımpatı&[#]8221; diye kimler gitti kaldı o nezarethanelerde?

Ve hapishanelerde&[#]8230;

Beş yıl oldu, adam sonucu bilmiyordu.

Serbest kaldılar.

Hala bilmiyorlar.

Şimdi Sulh Ceza Mahkemeleri kuruldu.

Özel Yetkili Mahkemeler kadar &[#]8220;yetkili&[#]8221; değil.

Geçmişteki operasyonları yürüten polis şefleri, bugünkü yargı sisteminden yakınıyorlar.

Türkiye&[#]8217;nin geri gittiğini söylüyorlar.

Ben bu fikre katılmıyorum.

Hukuksuz gözaltılar, delilsiz yargılamalar son buldu bu ülkede.

Er ya da geç adalet yerini buldu, insanlar salıverildi.

Bu uygulamaları yapanlar bir bedel ödemeyecek mi?

Ödeyecek elbette&[#]8230;