Zonguldak’ın en büyük sorunlarından biri; tapu ve mülkiyet sorunu.

2/B Yasası’yla birlikte tam bu sorun çözülecekti, ama olmadı.

Zonguldak kent merkezi ile 19 mahallesinde oturanlar fahiş fiyatlarla karşılaştılar.

Özellikle de Tepabaşı ve Yeşilmahalle’de…

Vatandaş, 2 katlı evini satsa, üzerine de arsayı koysa bile yerini satın alacak parası çıkmıyor?

Tepebaşı’ndaki mağdurlardan biri de bizzat benim.

Ve mağdur edilen vatandaşların hikayesini anlaşılır şekilde buradan özetleyelim.

Belki bazı şeylerin daha doğru anlaşılmasına yardımcı oluruz.

Çünkü bu konu, seçim gürültüsü içerisinde kaybolup gidiyor.

[*] [*] [*]

Zonguldak’ın belediye başkan adaylarının gündeminde bu konu var.

Çünkü bu konuda mağduriyet büyük.

Diğer tüm etkenlerin yanında bu sorunu çözecek başkan arayan bir kitle de var.

Çünkü 30 bin liraya satamayacağın gecekonduya 50 bin lira fiyat çıkıyor.

70 bin liraya satamayacağın iki katlı gecekonduya bahçesiyle birlikte 100 bin lira fiyat çıkıyor.

İktidar ve belediye el ele vermiş, vatandaşa diyor ki:

“Ceketini al git, ben burayı alacak bir müteahhit bulurum.”

[*] [*] [*]

Adaylar ne diyor, ne yapabilir, ona bakacağız.

Ama önce sorun neden bu kadar büyük, ona bakalım.

Hepimiz biliyoruz ki, belediyenin önderlik ettiği komisyon 4 yılda bir buluşur ve o kentteki arazi değerlerini belirler.

Burada daha çok belediyenin ne dediği önemlidir.

Zonguldak Belediyesi’nin başında İsmail Eşref vardı.

Galiba 2010…

Komisyon toplandı ve arazi fiyatlarını tespit etti.

Eşref ve arkadaşları, parasız kalan belediyeye gelir elde etmek için emlak gelirlerine yüklendiler.

Rakam ne kadar yüksek olursa, emlak gelirleri o kadar yükselecekti.

Eşref’in ve Eşref’e yakın müteahhitlerin iş yaptığı yerlerde rakamlar, diğerlerine oranla daha düşük oldu.

Meraklılar, Eşref’in başkanlık sonrası son yaptığı apartmanın yeri araştırılırsa, daha iyi anlaşılır mesele!

Yeşilmahalle’de, Tepebaşı’nda öyle fiyatlar ortaya çıktı ki, bazı sokaklar kentin gözde semti Bahçelievler’i geçti.

Bazı sokaklarda Bahçelievler ile başa baş geldi.

Arka sokaklara gittikçe de ani düşüş yapılamadı.

[*] [*] [*]

Bunun ne anlama geldiği pek anlaşılmadı.

Tepebaşı Mahallesi Muhtarı Mustafa Akkaya, o karar sonrası şehir dışında olduğundan itiraz etmedi.

İtiraz etmeye zaman kalmadı.

Akkaya uyandığında, iş işten çoktan geçmişti.

Bunu kendisi de kabul etti o dönem.

Diğer mahalle muhtarları itiraz ederken, Akkaya’nın itiraz edememiş olması bugünkü uçurumun en temel nedeni.

Merkeze yakın mahallelerde pek çok noktada güzel yerlerin birim fiyatı 20-30 lira olurken, Tepebaşı’ndan en ücra noktalarda 80-100 lira oldu.

[*] [*] [*]

Kısa süre önceydi.

Sonra hükümet 2/B Yasası’nı çıkardı.

O da Zonguldak Belediyesi gibi hazineyi doldurma peşindeydi.

Ancak yüzde 80’i kaçak olan Zonguldak’ta 10 binin üzerindeki konut sahibi, yıllardır kullandıkları evlerinin gerçek sahibi olma fırsatı yakalamıştı.

Bu fırsat, Secaattin Gonca’nın Belediye Başkanlığı döneminde de gelmişti ayağımıza.

Bugün Çevre ve Şehircilik İl Müdürü olarak görev yapan Hasan Öztürk, o günlerde sadece bu sorunu çözmesi için getirilmişti Zonguldak Belediyesi’ne.

Çalışma başladı.

Sorunlu da olsa güzel adımlar atıldı.

2009 seçimleri oldu ve Gonca gitti.

Sonra ne mi oldu?

İsmail Eşref ve arkadaşları, kimse ile kötü olmama adına, dertsiz başlarına dert almama adına kentin önünü tıkayarak, imar ıslah planlarını uygulamaktan vazgeçtiler.

Ve en kısa yoldan rayiç bedellerine yüzde 400’e varan zamlar yaparak, belediyenin kasasını düzeltmeye çalıştılar.

O günlerde çözülecek sorun, bugün çözülemez duruma geldi.

Siyasi iktidarın yaptığı gibi belediye, iki elini birden vatandaşın cebine attı.

[*] [*] [*]

İşte o rayiç bedelleri yüksek olduğu için 2/B’de fahiş fiyatlar çıkıyor.

İşte bu nedenle en çok Tepebaşı ve Yeşilmahalle mağdur.

Esasında Zonguldak’ın her noktasında büyük mağduriyetler var.

Zonguldak’ın en lüks semti Fener Mahallesi’nde bin, Bahçelievler Mahallesi’nde 500 lira olan birim fiyatları, Tepebaşı’nın köhne sokağında 800 lira, bir diğer sokağında 300 lira.

En son durağında, çıkışı olmayan sokağında 100 lira.

[*] [*] [*]

Belediye Başkanı ve CHP’nin adayı Muharrem Akdemir, bu konuda tek laf edemiyor.

Tek bir çözüm önerisi sunamıyor.

Politik konuşuyor ve kısa yoldan 2/B Yasası’nı suçluyor.

“Belediye değil, hükümet çözecek” diyor.

Aslında yaşadığı mağduriyetten dolayı perişan olmuş, ama Akdemir’e ve CHP’ye sempati besleyen pek çok kişi inanıveriyor.

Bazısı da inanmış gibi yapıyor.

Akdemir’in çözüm gibi ne bir derdi var, ne de ilgisi.

[*] [*] [*]

MHP Adayı Gürkan Gülay orta kulvarda.

“Çözeceğiz” diyor.

Nasıl çözeceğinin net bir sinyali yok.

Bir çözüm formülü üretmek istiyor.

Ama önce seçilme derdinde.

Sonra gerekirse Başbakanlık konutu önünde yatacak.

İyi niyeti, politik söylemleri arasında kaybolup gidiyor.

[*] [*] [*]

AK Parti Adayı Ali Bektaş.

Katılırsınız, katılmazsınız.

Seversiniz, sevmezsiniz.

Desteklersiniz, desteklemezsiniz.

İşin orasında değiliz.

Bu sorunun çözüm noktasında en net konuşan, formül üreten tek isim AK Parti Adayı Ali

Bektaş.

Vatandaşı dinleyip parti yöneticileri ile birlikte Ankara’ya Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne gitti.

Uygulama süresi Zonguldak için ertelendi.

Seçim bekleniyor.

Formülü net.

2/B Yasası’nı yeniden çıkarmak mümkün olmadığına göre belediye yetkisini kullanacak.

Belediye Kanunu’nun 73’üncü maddesi işletilecek.

İstanbul Beykoz’da yapıldığı için “Beykoz Modeli” olarak belirlenen yöntem uygulanacak.

Bakanlar Kurulu kararıyla Zonguldak Belediyesi, okul ve yeşil alan dışındaki tüm alanları kendi üzerine alacak.

Rayiç bedellerini yeniden düzenleyerek düşürecek.

Sonra vatandaşa çok daha cazip şartlarda tapusunu verecek.

[*] [*] [*]

Bu Ali Bektaş’ın formülü.

İsterdik ki, Akdemir de Eşref gibi topu taca atmak yerine çözüm arasaydı.

Sorunu değil, çözümü konuşmalıyız.