İşine geldiği gibi davrananlar!



Zonguldak´ta son dönem kısmi bir sorgulama süreci yaşanıyor.


Kurumlar, örgütler geçen yıllara oranla bazı şeylerle nispeten daha ilgili.


Gündemde çok konu var.


Ve bunca sorun arasında bu konuların tek tek ele alınması zor.


Bunun için ayrı kurullar ve çalışma alanları var.


Gündemde olan konular arasında ÇATES´in özelleştirilmesi başa geçmiş durumda.


500 yataklı hastanenin nereye yapılacağı.


Zonguldak´ta artan intiharlar.


Filyos Projesinin yol haritası.


Tarihi alanların, binaların akıbeti.


Yurtiçi seferlerin başlayıp başlamayacağı.


Esnafın önlenemeyen, önlemek için kimsenin pek bir refleks göstermediği sorunları.


Redevansçıların sorunları.


Artan emek sömürüsü.


Yoksulluk.


İmar yolsuzlukları


Eğitim ve okulların yetersizlikleri.


Ulaşım.


Çevre ve kültür.


Hükümetin bitiremediği duble, belediyelerin mahalle yolları.


Ve tabi ki artan işsizlik.


Pek çok konu.


Ancak bunlara çözüm mekanizmaları konusunda bir dünya duyarsız insan.


Kurum, kuruluş, mesleki örgütler ve odalar.


Hepsi için genel bir değerlendirme bazılarına haksızlık olabilir.


Ancak bu sorunların çözümü kavga vermesi gereken çoğu yöneticinin ne kadar yetersiz olduğunu görmek çok acı.


Sorunlardan korkmamak gerekir.


Ama sorunları çözmesi için gelen yöneticilerin ortaya koydukları performans çizelgeleri bu korkuyu tetikliyor.


Tabii endişe duyanların sayıları da çok komik durumda.


Bu gidişattan endişe duyanlar sokaktaki vatandaş.


Yine hiç abartmadan söylemek gerekirse pek çok kurum ve kuruluşun, meslek örgütünün, meslek odalarının, atanmışların ve seçilmişlerin böyle bir endişesi yok.


Onlar sadece kendi başlarına geldiğinde endişe ediyorlar.


İşte bu durum kurumlar ve kişiler arasında kopmaları arttırıyor. Sorun zaten iki katına çıkıyor.


Kimisi 657 sayılı yasayı bahane ediyor.


Kimisi yapılanlarla yetinme peşinde.


Üretmenin ne kadar sınırsız bir şey olabileceğinin farkında değiller.


Zonguldak´ın kötü yönetildiğini vurgulayan herkesin önce kendi koltuğunu ne kadar doldurabildiğini bir sorgulaması gerekir.


Hatır gönül ilişkilerinin kurumsal görev alanlarını zedelememesi gerekir.


En azından bunun mücadelesini verilmesi gerekir.


Yazıya başlarken bahsettiğim ´kısmi kıpırdama´ tahmin ediyorum bütünün çok küçük parçası.


Oysaki eski usullerin artık daha çabuk şekilde sona ermesi gerekir.


Buna ister tembellik diyin, ister keyfi idare.


Bu kafalarla çözümler bile çözümleşir.


Herkesin kendi görev alanının hakkını verememesi durumda biz yukarıdaki sorunların hiç birine kolay kolay çözüm bulamayız.


Bu yüzden siyasileri eleştirirken herkesin vicdan muhasebesini doğru yapıp bu soruları kendisine sorması gerekiyor.


Ben ne kadar dürüstüm?


Ben ne kadar samimiyim.


Ben görevimin hakkını verebiliyor muyum?


Ben sadece işime geldiği gibi mi davranıyorum?


Ben iki yüzlü müyüm?


Benim gerçek niyetim ne?


Neden sadece kendimi akıllı zannediyorum?



Yıkanmamış kömür


Devlet kaçak kömürlerin yakılmasını engellemeye çalışıyordu. Ona bir kılıf bulundu.


Kömürler redevansçılara devredilip kaçak olmaktan kurtarıldılar. Devlet sonra yıkanmamış kömürün yakılmasına yasak getirdi. Maksat hava kirliliğini önlemekti.


Ona da bir kılıf buldular ve yıkanmamış kömürü torbaladılar.


Devlet kurumları bile bugün yıkanmamış kömür kullanıyor.


Kömürünü yıkayarak satmaya çalışan kömürcüye haksızlık yapılıyor.


Ve bu olay hepimizin gözü önünde oluyor.


Burası Zonguldak.


Her şey normaldir!



Eşref- Esnaf- tüketici üçlemesi


Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref Zonguldak´ı sahilde gezip mekanları uyarmış ve kendilerini yenilemelerini istemiş.


Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref´e bu konuda çok büyük görev düşüyor.


Zonguldak´ı modern kent yapmanın ve görsel anlamda, hizmet anlamında kaliteyi arttırmanın yolu radikal kararlar almaktan geçiyor.


Cicili, bicili sözler ile bu kent modern olmaz.


Eşref´in kafasında kendisini odakladığı birkaç proje var.


Bunların yanı sıra kenti, işletmeleri modernize etmek için ortam fazla laubali.


Bir defa bütün mekanların işletmecilik açısından sıkı bir eğitime tabi tutulması gerekiyor.


Zonguldak Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği´nin işletmelere yönelik böyle bir çalışması yok.


Bu konuda ortak bir çalışma yapılması gerekiyor.


Ama formalite olmayanlarından olsun lütfen.


Zonguldak bir kaç mekan dışında işletmecilikte sınıfta kalmış durumda.


Bazen mekanlar süper, garsonlar odun.


Bazen garsonlar nazik, ilgili, işletmeciler kalas.


Zonguldak küçük yer.


Bu konuda sıkı bir denetime, eğitime, kabuk değiştirmeye ihtiyaç var.


Modern bir kent olabilmenin süreci insan ilişkileriyle başlar.