Zonguldak&[#]8217;ta giderek daralan ekonomiye çözüm olarak nedense yıllardır hep büyük sevdaların peşinden gidiyoruz.
Örneğin Filyos Projesi.
Mesela yıllardır her seçim döneminde bir otomobil fabrikası safsataları gibi daha pek çok şey.
Görüyoruz ki bunların hiçbiri olmuyor.
Siyasetçi, medyacı, bürokrat bu hayallerin peşinden giderken kendi mütevazi, amatör ruhlu girişimcisini unutuveriyor.
Kaba bir tabirli öyle zamanlar oluyor ki küçük ölçekli girişimler adam yerine bile konulmuyor.
Bürokratik işlemlerinde yalnız kalıyorlar.
Elli dereden su getirdikten sonra üzerine bir bardak su içenler de oluyor.
&[#]8216;Küçük&[#]8217;tan kastımız bakkal çakkal değil elbet.
Öyleleri var ki 80- 100 &[#]8211; 200 işçi çalıştıran yerler.
Bırakın 100 işçiyi 50 işçi çalıştırsın.
Yeter ki içinde üretim ve istihdam olsun.
KOSGEP bu anlamda başlangıçlar yaptı ancak bölgede beklenen refleksi yakalayamadı.
Kakınma Ajansı&[#]8217;nın devreye girmesiyle bu alanda yeni bir süreç başlamış görülüyor.
Bu iki kurumun müşterek çabalarıyla küçük ve orta ölçekli işletmelerin önemi daha iyi vurgulanıyor.
Ancak müteşebbis ruh bunlara rağmen bazı engelleri aşamıyor.
100 kişinin çalışacağı 100 işletme açılsa 10 bin kişiye iş demek.
50 işletme açılsa 5 bin kişiye iş demek.
Yani büyük projeleri bekleyinceye kadar Zonguldak&[#]8217;ın çocukları zaten girişimci yapılabilirmiş.
Bölgede küçük ve orta ölçekli işletmecilik yapmak isteyenlerin çoğu ürkek ve cesaretsiz.
Müteşebbis ruhun canlanmaya başladığı bu dönemde Belediyeler de bu konuda destek olabilseler üretime yönelik istihdam alanlarının çoğalması aslında çok yakın.
O küçük müteşebbis ruhlar bir araya geldiğinde her sektöre girebilirler.
Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) tarafından gerçekleştirilen KOSGEB uygulamalı girişimcilik eğitim sertifika eğitim programları bu anlamda olumlu meyvelerini vermeye başladı.
Bunun örneklerinden biri Kayhan Ahşap.
Zaman kaybetmeden bu örnekler çoğaltılabilirse aslında binlerce kişinin iş sahibi olması çok zor değil.
Başka önemli bir konu ise Zonguldak&[#]8217;taki üreticilerin, iş yapanların Zonguldak&[#]8217;taki firmalara ve yönelmesi şart.
İş dünyasının deneyimleri isimlerinin bu konularda önemli tespitleri var. Her iş yapan ürün almak için Zonguldak dışına açılma sevdasına tutulursa kimsenin kimseye faydası olmaz.
En bariz örneği; yıllardır Zonguldaklının oyu ile Belediye Başkanı olan ve o Belediye Başkanlığının getirdiği güç ile büyük müteahhit olan İsmail Eşref, yaptırdığı binaların kaloriferini, borusunu, elektrik anahtarını, kablosunu, mobilyasını, musluğunu Zonguldak&[#]8217;taki esnaftan, üreticiden temin etmiyor, başka şehirlere yöneliyorsa ayıp ediyor demektir.
İsmail Bey sadece örnek ki daha niceleri var.
Yani Zonguldaklının Zonguldaklıya faydası yoksa kimsenin Zonguldak&[#]8217;a faydası olmaz.
Ne üretim gelişir ne müteşebbis ruhu.
Ne iş kalitesi artar ne fiyatta kalite!
Sorunun özü bu!
Dr. Aytaç&[#]8217;tan Belediyelere iki öneri!
&[#]8216;Sayın hayvanlar&[#]8217; diye başlayan yazının ardından &[#]8216;acaba sert mi oldu?&[#]8217; diye endişeye kapıldım.
Konu, halkın ortak kullanım alanı plaj ve piknik alanlarına bırakılan her türden çöplerdi.
Arada; &[#]8216;Ağır olmuş&[#]8221; diyenler de oldu; &[#]8220;Az bile yazmışsın&[#]8221; diyenlerde.
&[#]8220;Herkes yazabilir de sana yakışmaz&[#]8221; diyen eleştiriler de geldi.
Büyüğümüz Dr.Ülkü Aytaç Aşcı bu konuda görüşlerini bizlerle paylaşmış.
İki farklı ve birbiriyle tamamen zıt önerisi var.
&[#]8220;Ahh, ahh ben de &[#]8216;Sayın hayvanlardan&[#]8217; yana çok dertliyim!
Üniversitede bir hocamız; &[#]8216;Bir milletin medeniyet seviyesi tuvaletlerinden belli olur&[#]8217; derdi.
Her an anıyorum.
Hasbelkader, bulunduğum apartmanın çevresi yeşillik.
Yoldan geçen; pet şişe, bira şişesi, sigara paketi elinde ne varsa atıyor.
İnanamazsınız çöp bidonu da hemen aynı yerde.
Apartmanımızda oturan üniversite öğrencileri camdan, balkondan aşağı sigara izmaritlerini sallıyorlar. Evin önü çöplük.
Arada bir temizlettiriyoruz.
Gece 24:00&[#]8217;ten sonra gürültü kirliliği de cabası.
Bunlar gençlik, bunlar geleceğimiz!
Otomobillerinden pet şişeyi, sigara paketini otobana atarken hiç düşünmüyorlar.
Kilometrelerce yol temizlenir mi ?
Karayollarının çevresine bir bakın; pet şişe, naylon dolu.
Yaz başında plaj mevsimi açılmadan Ereğli sahilleri naylon, pet şişe, çöp doluydu.
Bırakacaksınız, belediyeler hiç temizlemeyecek!
Önlerinde yığınlar oluşacak, belki dank eder.
Aile içi eğitim zayıf, görgü de yok.
Okullarda derslerin yanı sıra haftada bir saat bunlar kafalara işlenmeli, annesi atarsa çocuk anneyi uyarmalı.
Çok geç kaldık diye düşünüyorum.
Birkaç kez yurtdışına gittim.
Döndüğümde bir ay kendime gelemiyorum...
Asgari ücretle bile çalışmaya razı, iş arayan bir çok genç var.
Görevli biri olsa sürekli ikaz etse bu vatandaşları, o zaman da çekip vururlar mı dersiniz Atilla Bey?..
Sevgi ve saygılarımla.
Dr.Ülkü Aytaç Aşcı&[#]8221;