Mesleki büyüğümüz; &[#]8216;Nail Baba&[#]8217; her toplantıya; &[#]8220;Gazeteci muhaliftir&[#]8221; sözüyle başlar.
Onun bu sözü gazetecinin yol haritasıdır.
Bu yaklaşım siyasetçilerin, idarecilerin, yöneticilerin pek hoşuna gitmez.
Burada muhalif düşüncenin amacı ve ekseni önem kazanır.
Yöntemi ve sınırı önem kazanır.
Geçtiğimiz aylarda yine Nail Baba&[#]8217;nın da olduğu bir toplantıda söyledim;
&[#]8220;Gazeteci önce kendine muhalif olabilmeli.&[#]8221;
Bu değer yargısını gazetecilerle sınırlamak yanlış ve eksik.
Bugün ülkeye baktığımızda herkeste, her yerde bir muhalif olma çabası var.
Muhalif olma çabası o kadar modalaştı ki özentiye döndü.
Canı sıkılan muhalif olmaya, muhalefet yapacak bir şey aramaya başladı.
İnsanoğlu muhalif düşüncelerinin içini doldurabilse ne ala!
Eleştirisel yaklaşımlarla sorunlara çözüm mantığı kayboluyor, yerini kör düğüm sancılara bırakıyor.
Siyasi entrikaların, kumpasların oyununa gelmeye hazır bir toplumda yaşarken, kendinden başka herkese muhalif bir toplum oluyoruz.
Muhalif olmak adına o kadar büyük yanlışlar yapılıyor ki, gerçekten muhalefet edilmesi gereken konular arada kaynıyor.
İnsan yaşamını, evrensel değerleri koruma çabasından uzak, amaçsız bir çırpınış var her tarafta.
Toplumsal tutarsızlık giderek büyüyor.
İnsanoğlunun tek kutuplu bir kitle yaratma çabası içinde kendine muhalefet etmeye korkan herkes, kendinden olmayanı linç etme yarışına gidiyor.
Sonra göstermelik etkinliklerde, sembolik dayanışma naraları.
&[#]8220;Ben ne kadar doğruyum, benim gibi düşünmeyenlere ne kadar yaşama hakkı veriyorum?&[#]8221; diye kendine hesap sorma cesareti olmayan ne kadar insan varsa başkalarına hesap sorma sevdasında.
Gazeteciler, siyasiler, ilimciler, bilimciler, yazarlar, çizerler, sendikacılar elbette muhalif olabilmeli.
Bu muhalifliğin içinde kendinden olmayanı yok etme, yok sayma, dışlama, ötekileştirme varsa kusura bakmayın ama orada işin içine şeytanlık girmiştir.
Mesela bu kentte herkes konuşuyor.
Ne kadar güzel.
Başta bizler olmak üzere her yanda muhalif bir düşünce.
Peki ya sonuç.
Demek ki bu kentte bazı şeyler kimlik arayışının, ihtirasın, kaprisin, aymazlığın ötesine geçemiyor.
Demek ki bu kentte kimse kimseyi iplemiyor.
Sonra kent adına, hizmet adına, istihdam adına, siyaset adına, demokrasi adına hayaller kuruyor, her şeyin daha güzel olmasını bekliyoruz.
İnsanoğlunun ortak yaşam değerlerini savunuyor ancak her türlü fitne fesat düşüncelere kapılıyoruz!
Yalan mı?
Yani kendimizi kandırıyoruz.
Türkiye gibiyiz!
Sadece kendimizi düşünüp insanlara; hizmet, adalet, huzur getireceğimizi iddia ediyor, bu da yetmiyor en derin sevgilerimizi sunuyoruz!
Bu kadar çelişkili bir toplum olamayız.
Bu kadar vicdansız olamayız!
Anonim söz böyle diyor;
&[#]8220;Dost bulmanın yolu dost olmaktan, dost olmanın yolu insan olmaktan geçer&[#]8221;
Ne kadar doğru söylenmiş bir söz.
Gitgide bencilleştiğimiz, hiçleştiğimiz, kibirleştiğimiz, değersizleştiğimiz şu dünyada bütün değer yargılarını insan kendisi yaratıyor.
İnsanoğlu kendini bir anlayabilse diğer insanları daha kolay anlayacak.
Ancak kendini anlayamayacak kadar tahammülü olmayanların başka insanları, başka toplumları, akımları anlaması zaten beklenemez.
Zonguldak&[#]8217;ın özeti gibi.
İnsanlığın hiçleştiği dibe doğru hızla gittiği bir dönemdeyiz.
Bundan daha iyi olmaz.
Yarın bundan daha kötü olacak.
Zonguldaklı son yıllarda hizmete aç yaşıyor.
Huzura aç yaşıyor.
İktidar muhalefeti, muhalefet iktidarı suçlamakla uğraşırken zaman su gibi akıyor.
Olan Zonguldaklıya oluyor.
Ne acı bir gerçektir ki bu işleri derleyip toparlayacak bir tane STK yok.
Sorunlar o kadar çok ki!
Hangi birini sayalım.
Say say bitmiyor.
Hem genel iktidar, hem yerelde iktidar olanlar vatandaşı sallamıyor.
Bu kentte bazı şeyler inanın medya zoruyla oluyor.
Üç gün yazmayınca konu ya unutuluyor, ya uzatılıyor.
Vali Bey, Belediye Başkanları boşa kızıp alınmasın.
Bu durum onların eseri değil ama bu milletin de sabrı kalmadı.
İnsanların hizmet için sokaklara dökülmesi gerekirdi çoktan.
Ama bu işleri ne organize edebilen var, ne de cesaret edebilen.
Konuşmakla olmuyor.
Hadi 1 Mayıs&[#]8217;ta olduğu gibi dökülelim Madenci Anıtı&[#]8217;na.
Hak ettiğimiz hizmetleri isteyelim.
Teneke çalalım!
Böyle diyoruz ama şimdi biri çıkıp &[#]8216;halkı isyana teşvik etmek&[#]8217;&[#]8217;le suçlayıp şikayetçi olur mu acaba?
Olur, olur!
Zonguldak&[#]8217;ta her şey olur!
Bir teneke çalınmaz!