Tema´ya tarihi sorumluluk


Zonguldak Valisi Sayın Ali Kaban, dün termik santrallerle ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, TEMA Zonguldak İl Temsilcisi Berran Aydan ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mustafa Özmen de hazır bulundu.



Vali Sayın Ali Kaban, “Çatalağzı’nda faaliyet gösteren iki termik santral ve Filyos Ateş Tuğla Fabrikası ile ilgili sık sık bize gelen şikayetler var. Ne zaman bir şikayet gelse, somut belgeye dayansa, arkadaşlarımız bunu tespit ettikleri takdirde ceza kesmekten asla kaçınmamışlardır” dedi.



Bugüne kadar, “Valilik göz yumuyor” şeklinde oluşan algıyı yerle bir etti.



Ve başka bir şey daha yaptı, Vali Sayın Ali Kaban…



TEMA Zonguldak İl Temsilcisi Berran Aydan’a çok ağır bir sorumluluk yükledi:



“Bu işi siz takip edeceksiniz…”



Devlet, işin içine sivil toplum örgütünü, yani halkı da soktu.



Artık denetimler böyle yapılacak.



Kafalardaki soru işaretleri kalkacak.



“Gerçekten öyle mi?” sorularının yanıtını net bir şekilde alacağız.


Bu mekanizma sağlıklı işletilirse, termik santraller de kendilerine çeki düzen vermek zorunda kalır.


Bakalım, ÇATES öyle kafasına göre salım yapabilecek mi?



Biz Sayın Valimiz Ali Kaban’a, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mustafa Özmen ile TEMA Zonguldak İl Temsilcisi Berran Aydan’a güveniyoruz.





İktidarsız parti…





Gittin Arçelik’e, bir çamaşır makinesi aldın. Parasını da ödedin.



Garanti süresi içinde sorun olursa, gelip servis yapıyor. Sonrası sana kalmış.



Çamaşır makinesini satan firma sana, “Ben sana çamaşır makinesi verdim” diyemez.



Parasını verdin, aldın çünkü…



Sen de durduk yere, “Ben sana para verdim” diyemezsin.



Çünkü verdiğin paranın karşılığında çamaşır makinesi aldın.



Yani işlem aslında bu kadar basit…



Gazeteciler ile siyasetçiler, ya da milletvekilleri ile il-ilçe başkanları arasında çıkan arızalar bundan kaynaklanıyor.



Sen seçim çalışmasında siyasetçiye destek vermişsen, bunun karşılığını almışsındır.



Seçim biter, iş biter. Mazbataya sulanmak ne!



Biz öyle siyasetçiler biliyoruz ki, “Ankara’da ben değil, sen oturacaksın. Öyle say” dedi. Ben de, “Valla bizim yayın grubunda 20 kişi çalışıyor. Biz o koltuğa sığmayız. Sen bizim parayı ver, git koltuğunda kendin otur” dedim.



Bir işin içine para girerse, o işin poku çıkar.



Hurma meselesi yani... Mutlaka bir gün tırmalar.



Koskoca CHP’nin kongresinde konuşulan konulara bak.



Zonguldak’ın bir tane sorunu konuşulmadı. Ne konuşuldu?



Gazetecinin parası… Milletvekilinin karısı... İl Başkanının finansı…



CHP’liler kongrede “iktidar” olunca, “iktidar” olduklarını sanıyorlar.



Bana sorarsanız, CHP, “iktidarsız” bir parti.



Bu kafayla giderse, “iktidarsız” olmaya da devam eder…





Milletvekillerinin hali…





Zonguldak Milletvekillerinin sosyal medya hesaplarını görevimiz gereği takip ediyoruz. Aman Allah’ım, bu ne rezalet…



Nitelikli dolandırıcılar özel olarak ağırlanıyor, baş başa yemekler yeniyor, özçekim yapılıyor. Yetmiyor, devletin bir ve iki numaralarıyla fotoğraf çekecek ortamlar yaratılıyor. Peki, bu hesapların kullanılma amacı neydi?


“Vekiliniz çalışıyor”u göstermekti değil mi?


Vallahi, biz öyle anlamıyoruz.



Anladığımız şu: Vekiller, gelenle-gidenle vakit geçiriyorlar.



Muhalefet milletvekilleri ise, soru önergesi verme yarışında…



Şerafettin Turpcu, bir günde beş soru önergesi vermiş galiba…



Ne olmuş… Hiç…



Yalnız, “Danışmanlardan biri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda iş takip ediyor” diyorlar. Ben inanmıyorum ya... Bu kadar çabuk olmaz. Daha yeni gitti Ankara’ya…



Ne ara çözdü oraları?