Hatırlarsınız, AK Parti&8217;nin yöneticileri, geçtiğimiz günlerdeki salon toplantısında birbirlerini yerden yere vurmuşlar, kıyasıya eleştirmişlerdi.


Bu eleştirilerin temelini oluşturan ise, parti içi meselelerdi.


Zonguldak Belediyesi&8217;nin kazanılamaması&8230;


Milletvekilleri ile il ve ilçe yöneticileri arasındaki çekişme&8230;


Milletvekilliği için başlayan sıralama kavgası&8230;


Büfe, arsa, ihale işlerinin paylaşımında yaşanan rekabet&8230;


AK Partili belediyelerden karşılıksız yer alamayan, ihalesiz iş alamayan bazı partili girişimcilerin provakatif çabaları&8230;


İsmail Hakkı Toptan&8217;ı listeye konulmaması&8230;


Abdülkerim Gün&8217;ün İl Genel Meclisi Başkanı yapılmaması&8230;


Kendilerinin ulaşamadığı imkanlara ulaşan herkesi &8220;hırsız&8221; ilan edenler&8230;


Seçimde CHP&8217;ye çalışıp, Hamdi Uçar&8217;ı görevden almak için Özsüt&8217;ü gerekçe yapanlar&8230;


Birbirlerinin egemenliğinden sıkıntı duymaya başladıkları için her türlü gerekçeye sığınanlar&8230;


Birbirlerini şikayet edenler&8230;


Birbirlerini gammazlayanlar&8230;


Derdi dava değil; ihale, iş, ticaret olanlar...


Olaylar&8230; Olaylar&8230;



AK Parti, kendi içinde ilk kez bu kadar yüksek bir sesle kavga ediyor ve o kavgada söylenenler sokaklarda yankılanıyordu.


Kavganın ve o günkü kötü sözlerin nedeni; ne kentti, ne de hizmet&8230;


Bu kavganın ardından, &8220;Keşke hizmet için kavga etseydiniz&8221; demiştik.


Dün İsmail Terzi&8217;nin sözleri, o gün ki kavgayı ve sonraki günkü yorumlarımızı hatırlattı.


İsmail Terzi, önceki dönem İl Genel Meclisi Başkanıydı.


Bu dönem de olacaktı, ama milletvekillerinin müdahalesiyle olamadı.


Şimdi Grup Başkanvekili olarak mecliste&8230;



Konu, köylerin içme suyu sorunu.


Geçen yaz olduğu gibi yani.


Önceki yaz dönemlerinde olduğu gibi.


Mecliste gündem dışı söz alan CHP&8217;li üye Nebahatin Yılmaz, havaların ısınmasıyla birlikte köylerdeki su sıkıntısına dikkat çekmiş.


Beycuma ve Karaman beldelerinde, Hacıali Korucuk, Karadere ve Himmetoğlu Köylerinde yapılması düşünülen gölet projelerini sormuş.


Geç de olsa teşekkür ediyoruz.



İsmail Terzi&8217;nin söyledikleri ise, çok daha önemli&8230;


Geçen yıl Zonguldak&8217;a gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu&8217;na göletlerle ilgili projelerin dile getirildiğini belirterek, şöyle diyor:


&8220;Zaten diğer ilçelerin göletlerle ilgili çalışması 5 yıldan beri devam ediyor, henüz bir netice alınmadı.


Bakan Bey, özellikle merkez ilçeyle ilgili, &8216;Yer tespitini yapın, bu senenin ödeneğine en az 6 milyon TL ayıracağım&8217; dedi.


Bizde yer tespitini yaptık, DSİ Bölge Müdürü ile görüştük.


Müdür bana, &8216;Bu dosyalardan bir sürü var, ama rafta bekliyor&8217; dedi.


Bakanımız, &8216;Milletvekilleri bunu takip etsin, ödenek konusunda hiçbir sorun yok&8217; dedi.


Proje hazırlayan arkadaşlarımızla beraber dosyaları milletvekillerine teslim ettik.


Şu ana kadar ne ses var, ne kelam.


Bu takibi buradan doğru biz yapacak değiliz.


Bu takipleri yapacak yetkililer belli.


Şu an susuzluk yok, ama yarın olmayacak anlamına gelmez.


Esasında biz ilgileniyoruz, ama bunlarla ilgili Ankara&8217;dan biraz ilgilenilmesi gerekiyor.&8221;



Bu sözlerin ardından pek çoğumuz aynı şeyi düşünürüz:


&8220;İsmail Terzi, yeniden İl Genel Meclis Başkanı olsaydı bunları söyler miydi? Söyleyebilir miydi? Söyleme cesareti gösterebilir miydi?&8221;


Hem de basının önünde.


Bilemiyoruz, ama muhtemelen yanıtı, &8220;Hayır&8221; olacaktır.


Olsun.


Geç de olsa İsmail Terzi&8217;ye de teşekkür etmek gerekiyor.



İsmail Terzi&8217;nin, Hamdi Uçar&8217;ın, Metin Karaduman&8217;ın, diğer ilçe başkanlarının, belediye başkanlarının, şimdiki Milletvekilleri Köksal Toptan&8217;ın, Özcan Ulupınar&8217;ın, Ercan Candan&8217;ın, eski Milletvekilleri Polat Türkmen&8217;in, Fazlı Erdoğan&8217;ın bugüne kadar hizmet için kavga etmesini beklerdik.


Etmediler.


Edilenler ise cılız kaldı.


Fısıltı şeklinde dolaştı.


Hizmet için değil, başka şeyler için kavga ettiler.


Başka şeyler için birbirlerine bilendiler.


Başka şeyler için kutuplaştılar.


Tablo ortada.



Eğer 12 yıldır hizmet için kavga etselerdi, Zonguldak&8217;ta bugün her şey çok daha farklı olabilirdi.


İşte o zaman Zonguldak, tüm politik çevrelere ve etkenlere karşın Zonguldak Belediyesi&8217;ni CHP&8217;den alır, kendilerine verirdi.


Ne diyelim?


Umarız bu saatten sonra hizmet için kavga ederler.


Sadece hizmet için kavga edenleri, edebilenleri kendilerine engel olarak görmezler.


Kimin kazandığı, kimin kaybettiği değil mesele.


Onların sayesinde Zonguldak kaybetti.



Muhalefet tıssss!



İktidar duymazdan geliyor.


Tembel.


Çalışmıyor.


Hizmetler gelmiyor.


Yatırımlar yavaş ilerliyor.


İktidar şöyle.


İktidar böyle.


Ya muhalefet nerede?..


CHP ve MHP&8217;nin Zonguldak örgütlerinin bugüne kadar gündeme getirip de iktidarı zorladığı, iktidar milletvekillerini ve yerel yöneticilerini köşeye sıkıştırdığı, yapmak zorunda kaldığı tek bir konu söyleyin.


Tek bir konu&8230;


Var mı?


Yok.


Adamların öyle bir dertleri de yok.


Olacak mı?


Olmayacak.


İnsanoğlu sorgulamaya kendinden başlamadığı sürece kusuru hep başkasında görür.


Siyasetçiler de aynı hesap.


Muhalefet partilerinin temsilcileri de aynı hesap.


Sıfırsınız.


Sıfır.


Özellikle CHP örgütleri&8230;


Örgütü ve belediyeleri kendi işlerinizi takip etmek için kullanmakla meşgulsünüz.


Kentin sorunlarından bihabersiniz.


Olaylardan bihabersiniz.


Bırakın hizmet üretmeyi, düşünce üretemiyorsunuz.


İktidarın yerelde yaptıklarını denetleyemiyorsunuz.


Gündeme getirmekten acizsiniz.


Zonguldak&8217;tan bihaber siyaset yapıyorsunuz.


Çünkü vasıfsız siyasetçisiniz.


Bizde sarı basın kartıyla gazeteci olduğunu zannedenler vardı.


Ama o kart haber yazmaz.


Siyasette de böyle.


Kartvizit var.


Unvan var.


Ama siyaset yapmıyor!