1 Mayıs İşçi Bayramı mitingi oldukça görkemliydi.
İşçiler uzaklardan yürüyerek geldi.
Memurlar yürüyerek geldi.
Siyasi partiler yürüyerek geldi.
Öğrenciler, çalışanlar, işsizler, dolayısıyla tüm katılımcılar, farklı noktalardan geldi ve İstasyon Alanı&[#]8217;nda toplandı.
Sonra yürümeye başladılar.
Hakkında, &[#]8220;yıkılabilir&[#]8221; raporu verilen Fevkani Köprüsü üzerinden yürüdüler.
Komik bir şey oldu.
Köprünün durumu nedeniyle katılımcıların Fevkani Köprüsü üzerinden değil, eski Tekel binasının olduğu güzergahtan yürümelerine karar verildi.
Ama olmadı.
Çünkü Zonguldak Belediyesi, son gün, kutlamalara katılanların Fevkani Köprüsü üzerinden yürüyerek, İşçi Anıtı&[#]8217;na ulaşabilecekleri yönünde onay verdi.
Önlem olarak da, belirli aralıklarla yürünmesi önerildi.
Binlerce kişi &[#]8220;yıkılabilir&[#]8221; denilen köprüden yürüdü.
Ortaya çıkan çelişkiyi siz düşünün artık.
Asıl önemli konu ise şu:
Zonguldak&[#]8217;ın tek caddesi var.
&[#]8220;Mecburiyet Caddesi.&[#]8221;
Yani, İşçi Anıtı&[#]8217;nın bulunduğu ve eylemlerin, mitingleri yapıldığı Gazipaşa Caddesi&[#]8230;
Yıllardır burada mitingler yapılır.
Valilik önünde törenler yapılır.
Yollar kapanır.
Ulaşım felç olur.
Yaşam felç olur.
Ambulanslar geçemez.
Mitinge katılanlar memnun ayrılır, ama o mitinglere katılmayan herkes isyan halindedir.
Kapanan yolların ardındakiler görülmez.
Yıllardır bu durumu yazıyoruz.
Öneri getiriyoruz.
Ancak ilginçtir; hem mağdur olanlar, hem de burada yapılan mitinglere katılanlar, farklı zamanlarda aynı şeyleri yaşamalarına rağmen çelişkili yaklaşımlarda bulunuyorlar.
Mesela; CHP&[#]8217;nin mitingi olduğunda yolların kapatılmasına isyan edenler, mağdur olanlar, AK Parti, MHP veya başka bir partinin mitingine katıldığında bu gerçekleri görmek istemiyor.
Mesela; AK Parti mitingi olduğunda CHP, MHP ve diğer partilere gönül vermiş olanlar, isyan etmeyi kendileri hak görüyor.
Son olarak, 1 Mayıs kutlamalarından sonra da benzer bir durum yaşanıyor.
Eylemin anlayışı; ses duyurmak, yaşamı aksatmak olabilir, mitinglerin mantığı etkili olmak, ses duyurmak, gövde gösterisi yapmak olabilir.
Aslında toplum olarak işimize geldiği gibi davranacak kadar ikiyüzlüyüz.
Son olarak Kent Konseyi Başkanı Yesari Sezgin, gelen talepler doğrultusunda bu konuda bir çalışma yaptı.
Siyasi partilerden, sendikalardan alınan görüş doğrultusunda atıl durumdaki lavuar alanının miting alanı olarak belirlenmesi istendi.
Emniyet Müdürlüğü&[#]8217;nde bu konuda geniş katılımlı bir toplantı yapıldı.
Türkiye Taşkömürü Kurumu ve Koruma Kurulu&[#]8217;ndan izinler alındı.
Lavuar alanı, miting alanı olarak kararlaştırıldı.
Şimdi sıra uygulamada&[#]8230;
Eylem, yürüyüş, mitingler; demokrasinin olmazsa olmazı.
Herkes sesini en etkili olacağı yerde çıkarmak ister.
Ancak Zonguldak&[#]8217;ın durumu ortada...
Tek caddeniz var ve siz onu da kapatıyorsunuz.
Bunu ancak; o gün Zonguldak&[#]8217;ta olanlar anlayabilir.
Bunu ancak; kendine karşı da objektif olabilenler anlayabilir.
Demokrasi adına bunlar yapılırken, diğer taraftan mağdur edilenlere işkence etmekten zevk alacak kadar ikiyüzlü olamayız!
Uzun zamandır dile getirdiğimiz bu önerimizi, 1 Mayıs&[#]8217;ın hemen sonrası yeniden gündeme getirmemizi taraflı, kasıtlı bulanlar varsa, ellerini vicdanlarına koyup o sıkıntıları çekenleri dinlesinler!
Pusula&[#]8217;nın önerisi&[#]8230;
Dünkü, &[#]8220;Dolmuşçu muhabbeti&[#]8221; başlıklı yazının ardından Zonguldak Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Osman Köksal Bahar ile görüştük.
Yazıya neden olan ve Camlı Köşk önünde yaşanan olayla ilgili detayları paylaşan Bahar, şoför esnafından gelen şikayetlerin pek çoğuna katıldığını söyledi.
Yazıda dile getirdiğimiz öneri ve kamuoyunun taleplerini kendisiyle bir kez daha paylaştık.
Eleştiri, öneri ve saptamalara, şoför esnafından da destek geldi.
Bahsettiğimiz görüşlere katılmayanlar da var.
Onların da başka gerekçeleri var.
Kimisi yolcudan, kimisi trafik ekiplerinin uygulamalarından dertli...
Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, İl Emniyet Müdürü Metin Seyfi Sazak, Şoförler Odası Başkanı Osman Köksal Bahar ve yolcular adına bir çağrımız var.
Üç kurum, bu konuda bazı standartları belirleyecek uygulama başlatsın.
Tüketiciler, yani yolcular adına da Tüketici Hakları Derneği Şube Başkanı Ali Topaloğlu&[#]8217;nun bu çalışma içinde yer alması doğru olur.
Yolcuların, yani müşterilerin şikayetleri, öneri ve talepleri konusunda bir anket çalışması daha belirleyici olur.
Hem kendi kendimize, hem de dışarıdan gelenlere rezil olmaktan kurtulalım.
Rektör Mahmut Özer ve Toptan&[#]8217;a yumurta&[#]8230;
AK Parti Milletvekili Köksal Toptan&[#]8217;a yumurtalı saldırı sonrası Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) özel güvenlik görevlilerinin abartılı müdahalesi yanlış oldu.
Kaldı ki, Toptan, öğrenciye yapılan ilk müdahale sonrası, &[#]8220;Hayır, bırakın, müdahale etmeyin&[#]8221; diye uyarmış ve öğrencinin konuşmasına izin vermişti.
Ancak yumurta atılınca, güvenlikçiler, Toptan&[#]8217;ın uyarısını da dinlemedi.
Öğrenci hakkında işlem yapılmasını istemeyen Toptan&[#]8217;ın bu yaklaşımı önemliydi.
Diğer yandan Toptan&[#]8217;ın gösterdiği nezakete karşı, kız öğrencinin yaklaşımı ne kadar hoş olmadıysa, Toptan&[#]8217;ın bu uyarısına karşın güvenlikçilerin yaklaşımı da hoş olmadı.
Yumurtayı atan öğrenci, zaten salondan kendi isteği ile çıkıyordu.
Keşke ağzı-burnu kapatılarak, sürüklenerek değil de, sloganlarını ata ata çıkmasına izin verilseydi.
Görüntüler de, güvenlikçilerin çekiştirmesinin dışarıda da devam ettiğini gördük.
Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer, çok farklı kanatlardan isimleri getirerek, öğrencilerle buluşturmaya ve daha özgür bir üniversite imajı yaratmaya çalışıyor.
Özel güvenlikçilerin buna engel olmasına izin vermemeli.