Bir süredir, özel nedenlerle şehir dışındayım.
Bu nedenle yeni yazı yazamadım.
[*] [*] [*] [*]
Yine bu arada, Yüksel Yıldırım kardeşimin ısrarlı bir isteği vardı.
Ne zaman karşılaşsak, &[#]8220;Ali Abi, &[#]8216;Karaelmas Kara Sevdam&[#]8217; kitabındaki &[#]8216;İkinci Motoru Beklemek&[#]8217; yazısını tekrar yayınlar mısın?&[#]8221; diyordu.
Fırsat bu fırsat&[#]8230;
Size bu yazımı tekrar sunuyorum&[#]8230;
Hoş görün&[#]8230;
Beğeneceğiniz ümidiyle&[#]8230;
[*] [*] [*] [*]
Bu hafta fıkra anlatmayacağım.
Fıkramı bekleyenlere baştan söylemiş olayım.
Size bugün, kendi yaşamımdan bir anıyla sesleneceğim.
[*] [*] [*] [*]
Benim çocukluğumda hamsi tartılarak satılmazdı. İskelede bol ışıklı, sevimli balıkçı dükkânları da yoktu elbette.
Palamutlar, iskelenin beton zeminine yığılır, hamsi de motorlardan torbalarla, tenekelerle satılırdı.
Hamsi balığı, yoksulların protein kaynağıydı ve bol tutulur, bol tüketilirdi. Hatta fındık köklerine gübre olarak konulduğunu da bilirim.
Siz bakmayın hamsinin Lazlarla özdeşleştirilmesine, o zamanlarda herkes en az Lazlar kadar hamsiye düşkündü.
[*] [*] [*] [*]
Çocuktum; ortaokul yıllarım...
Evden beni iskeleye hamsi almaya gönderdiler.
İskelede tek bir motor var. Bir yığın insan balık almaya çalışıyor, deniz hareketli, herkes motora saldırdığından bir türlü balık alamadım. Sonuçta motorda balık bitti.
İskeledekiler, &[#]8220;İkinci motor gelecek&[#]8221; dedikleri için de birkaç kişi bekliyoruz. Hava karardı, görünürde motor yok, evden merak etmişler, gelip beni buldular.
Neden geciktiğimi sorduklarında, &[#]8220;İkinci motoru bekliyorum&[#]8221; demiştim.
Bu konu, uzun süre aile içerisinde bana takılmalarına neden oldu.
[*] [*] [*] [*]
İşin espri yanının dışında benim yaşama bakışımın bir parçasıydı, ikinci motoru beklemek.
Ve elbette yaşamım boyunca hep ikinci motoru beklemeye tahammül ettim.
Bu razı oluşumun nedeni, ait olduğum kültürün ve ailemin vermeye çalıştığı terbiyenin karakterime yansımasıydı.
Sevgiyi, saygıyı, paylaşmayı önde tutma çabasıydı.
Bu nedenle yaşamdan maddi-manevi taleplerde bulunurken, bencil olmamaya çalışırım.
Benim dışımda bir dünyanın, benim dışımda insanların ve bu insanların da yaşamdan haklı taleplerinin olduğunu bilirim.
Bugün, &[#]8220;her şeye rağmen ben, her şeye rağmen benim çıkarım&[#]8221; anlayışının genel geçer kural olarak benimsendiği toplumda bu tavrı sürdürmek gerçekten zor.
Örneğin, Gazipaşa Caddesi´nde trafik akarken, park halindeki aracınızı hareket ettirmeye kalkışın, atak yapmazsanız, size nefes aldırmazlar.
Bu yaşam anlayışımdan zarar da gördüm elbette. Hakkımın yendiği, zarara uğradığım olayları da yaşadım.
Ancak bu şekilde haklarıma saygı göstermeyenlere tepkimi de gösterdim elbette. Ama bu tepki, &[#]8220;kısasa kısas&[#]8221; biçiminde olmadı.
Öğrenciliğimde, memurluk yaşamımda, serbest meslek hayatımda hep örgütlü hak arama mücadelesinin içinde oldum. Bu konuda hiç çekingen olmadım. Zorunlu riskleri yükümlendim.
Çoğu kez bu örgütlü mücadelelerde önder konumunda olmayı toplumsal görev olarak kabullendim.
Kısaca, ikinci motoru bekleyebilmek, gerçekten özveri ve yürek ister. Hem sevgiyi, hem de cesareti simgeleyen bir yürek ister.
Kuyruk sallayıp yalakalık yaparak, kemik sahibi olmak da var, onurunla dimdik yaşamı bütünüyle paylaşmak da&[#]8230;
Yüreğinizi; sevgiye açık ve sımsıcak, haksızlıklara karşı da dipdiri tutmanız dileğiyle&[#]8230;
Haftaya kadar hoşça kalın.
(6 Kasım 2000)
[*] [*] [*] [*]
Bu tavanın tüm balıklarına esenlikler dilerim&[#]8230;