Ankara´yı yerel bir ağızla telaffuz edeceğim.
Angaları Namık olur da Angaralı Zonguldaklılar olmaz mı hiç? Olur tabi.
Lafımız tabi ki Angaralılara değil.
Ankara´da yaşayan sözde memleket sedalısı Zonguldaklılar. Bu nasıl sevdaysa!
Ankara´nın göbeğinde yapılan Madenci Anıtı&[#]8217;nın halini görünce utancımdan yerin dibine girdim. Fotoğraf çektirirken meraklı bakışlar vardı üzerimizde.
Sonra bizden sonra askerler Madenci Anıtı&[#]8217;nın önünde fotoğraf çektiriyordu.
Muhtemel o ki ondalarda Zonguldaklıydı.
Ben utandım gidip soramadım.
Fotoğraflarımı Dündar Opus çekti.
Kendisi tanık.
Haber üzerine dün Genel Maden İşçileri Sendikası Başkanı Ramis Muslu aradı.
CHP Milletvekili Ali Koçal ve Pusula´ya teşekkür etti. Konuşmamızdan çıkardığım sonuç Ramis Bey´inde bu heykeli yakın zamanda görmediği yönünde. Heykelin yıkanmasından bahsedince böyle bir düşünceye vardım.
Oysa mevzu bizim madencinin üzerindeki güvercin gübresi değil ki.
Mermerleri zedelenmiş.
Üzerine spreylerle yazı yazılmış bir madenci heykeliyle karşı karşıyayız.
Bir başka durum söz konusu.
Heykelin dibine tam ön cepheye üçlü bir cam bilboard konulmuş.
Yani heykel görünmez hala gelmiş.
Arşiv fotoğraflarda bunu göremedim.
Onunda oradan kaldırılması gerekiyor.
Yoksa bende esnaftan bir kova fırça alır yıkardım. Anlarım o işlerden de!
Ama konu Ankara´da bu kadar Zonguldaklı varken bu tablonun ortaya çıkmasıdır.
Yani içimizdeki Angaralılara bunun hesabını sormak lazım.
Zonguldak´ın sorunlarına Angara´da sahip çıkmaktan imtina edenler, başını masalardan kaldırmayan söz de Zonguldak gönüllülerine sormak lazım.
Bu manzara içinize siniyor mu?
Siyasiler göremeyebilir.
Yahu önünden geçen Zonguldaklılara ne dersiniz? Bunların tek sorumlusu kentlilik bilincini köreltenler mi yoksa?
Onu da geçtik.
Zonguldaklılar Derneği Başkanı Şerafettin Üstünkol´a iki çift lafım var.
Sayın Başkan; madem masadan kalkıp Ankara´daki Zonguldaklıları tek tek bulup derneğe davet etmek zor geliyor, bari bu anıta sahip çık.
´Ayda 300 lira telefon parasını cebimden veriyorum´ demekle olmuyor.
Git o heykeli yaptır. Üzerine bir de Zonguldakspor kaşkolu tak! İstersen 300 liralık telefon faturasını da takabilirsin!
Bu olay aslında Angara´daki Zonguldaklıların kente bakışını da ortaya koyuyor.
Tebrik ediyorum hepsini!

Firmalar tek olmak istiyor


Anadolu Jet´in Zonguldak´tan Trabzon ve Antalya, İzmir gibi noktalara uçmasının zamanının gelip geçtiğini vurguluyordum.
Aldığımız istihbaratlar Anadolu Jet dışındaki iki firmanın Zonguldak´taki pastayı kapma peşinde olduğunu söylüyor.
Bunun içinde Almanya´dan gelen Germania´da var.
Öte yandan şirketin Almanya´daki ortakları arasında ise görüş ayrılıkları olduğu söylentileri beni rahatsız ediyor.
Orada sorunun tam olarak ne olduğunu, kimin doğru söylediğini bilmek istiyorum.
Firmaların Zonguldak´tan sefer başlatmak için rakip firma istemedikleri bilgileri geliyor.
Başka bir bilgi ise Pegasus´un her an seferlere başlayabileceği ama ilgi ve destek konusunda yalnız kaldıkları yönünde.
Bunların netleşmesi için bir dizi yazışma gerekiyor.
Öte yandan Havaalanını işleten ve özel idarenin de içinde olduğu firmanın hesap bilançolarıyla ilgili ciddi iddialar var.
Bunları da araştırıyoruz.
Çalışamaz denilen havaalanı çalışmaya başlayınca böyle kokuların çıkması normaldir.
Ama önemli olan halk boyutu.
Halk Zonguldak´tan Antalya, Trabzon ve İzmir´e uçmak istiyor.
Gerçek bu.
Firma ortakları da büyük düşünüp risk almaları gerekir.
Ya da bıraksınlar komple özel idareye, özel idare illetsin!


2010´da evleneceğim


TGC Başkan Yardımcısı Turgay Olcayto´da sık sık bekarlığıma vurgu yapanlardan.
´Ya mutlu olursun, ya filozof´ derken derin bir ima seziyorum.
TBMM Eski Başkanı Köksal Toptan başta olmak üzere Milletvekillerimizin benden kurtulmanın yolunu evlenmemde görmeleri ince bir mizah olsa da gerçek boyutu var.
İktidar ve muhalefet Milletvekillerinin belki de üzerinde tek uzlaştıkları konu benim evlenmem üzerine.
Çünkü o zaman yazmaya zamanım olmayacak!
Bekarlığımın tadını pek çıkardığım falan yok aslında.
Ama vakti geldi geçiyor.
2010 içinde evleneceğim.
Turgay Ağabey´in dediği gibi olursa sorun yine çözülmüyor.
Mutlu olursam pek sorun yok.
Milletvekillerimizin düşünmediği bir şey daha var.
Ya filozof olursam ne olacak?