Devrek şivesiyle yazılar yazıyoruz ya!

Dün acemi öküzlerin bonduruk ve zevle kırmasını anlatmıştım!

Öküzün biri, yazdıklarımdan hiçbir şey anlamadığımı söylemiş!

İşte zaten sizin bizim dilimizden anlamadığınız için bu sorunlar yaşanıyor öküz bey!

Ben size bir şey söyleyeyim mi?

Bizim öküzlerimiz bile anlıyor, bizim dilimizi!

Mesela "Hoooooo" dediğimiz zaman dururlar!

"Hassss" dediğimiz zaman giderler!

Hadi bakalım...

Hadi...

Hass... Hasss...

Vekilmetre aleti icat edilse!

Milletvekillerinin çalışma performanslarını ölçecek bir alet icat edilse...

Ve bu aletin adına da "vekilmetre" dense...

Kenti için çalışan milletvekilleri ile kendi için çalışan milletvekilleri ne güzel ortaya çıkardı, değil mi?

Önemli bir milletvekilimiz, geçen haftayı danışmanının egosunu tatmin ederek geçirdi, mesela!

Danışman ne dediyse, kiminle "görüş" dediyse, onunla görüştü milletvekili.

Peki, yapılan bu görüşmelerden, ziyaretlerden Zonguldak lehine bir iş çıktı mı?

Kesinlikle hayır!

Zonguldak'ta istedikleri gibi at oynatamayan bu ekip, kendilerine alan açmaya çalışıyor.

İhalelerini yapan, kontrolünü sağlayan kurum üzerinden operasyon çekiliyor!

O kurumun başında da öyle biri var ki!

Tam bir temek ağızlı! Ağzında ne yediğini tutabiliyor, ne de konuştuğunu!

Yanlış hasta ameliyat edilecekti...

Kentimizin büyük hastanelerinden birinde, dün saat 16.40 sıralarında çok ilginç bir olay yaşandı.

Hastanenin 3'üncü katındaki Genel Cerrahi Bölümü'nde yaşanan olay şöyle gelişti:

Ameliyata alınacak hastaya bir gün önceden yemek yememesi söylendi.

Dün saat 16.40 sıralarında hasta ameliyathaneye alındı.

Ama bir bakıldı ki, önceki akşam yemek yememesi söylenen hasta bu değil.

Yanlış hastayı ameliyathaneye aldılar.

Sonra gidip doğru hastayı buldular ve ameliyathaneye getirdiler.

Ameliyathanede yeni bir kriz çıktı.

Çünkü bu hastanın da kan sonuçları çıkmamıştı.

Bu hasta da ameliyathaneden çıkarıldı, odasına yatırıldı.

Normalde yaşanmaması gereken bu hata, hastane koridorlarında yöneticilerin ve personelin kulaklarının çınlatılmasına neden oldu.

Arkadaş, ya o ilk alınan kişi yanlışlıkla ameliyat edilse, ne olacaktı?

Biraz özen...

Biraz ciddiyet lütfen...

Hastanenin pisliğine, düzensizliğine çare bulamıyorsunuz.

Bu işe nasıl çare bulacaksınız?

"Yönetici bey ve kardeşi üzülmesin" diye isim yazmıyorum!

Bu kıyağımı da unutmayın!

Günün Fıkrası: Koklama!

Adamın biri, bir lokantaya girer, garson gelir, adam çatal-bıçağı şöyle bir koklar, "Ooo, bugün taskebap var, harika" der.

Garson siparişi alıp aşçıbaşına, "Günün en güzel yemeği ne?" diye sorar.

Aşçıbaşı, "Taskebap..." şeklinde yanıtlar.

Garson, "Vay anasını..." der.

Üç gün sonra adam aynı lokantaya gelir, gene çatalı-bıçağı koklar, "Ooo, karnıyarık, enfes..." der.

Garson gene sorar aşçıbaşına, en güzel yemeği, tabi karnıyarık!..

Birkaç gün sonra adam gene gelir, garson adamı görünce fırlar, çatal-bıçağı kapar, bulaşıkçı kadına gider, "Yahu Kezban, şunları bi kıçına sürtsene..." der.

Ve götürür adamın masasına, koklar gene bizimki çatalı-bıçağı ve gözleri açılır:

"Yahu, Kezban burada mı çalışıyor?"

Günün Sözü:

"Düşman isterseniz, dostlarınızı geçmeye çalışınız. Dost isterseniz, bırakın, dostlarınız sizi geçsin."

La Rochefoucauld