Olaylara, insanlara, fikirlere baktığımızda, karşılaştığımız çelişkiler, insanı yer bitirir kimi zaman.
Hesaplaşma duygusuyla atılan her yeni adım, bizi biz olmaktan uzaklaştırdıkça uzaklaştırır.
Yaşarken bunları yeterince anlayamaz, göremeyiz.
Hint felsefesinin şu dört sözü, insanın kendini yenilemesinin yanında, etrafındakileri, dostlarını, düşmanlarını, hepsinden önemlisi kendisini görmesi için çok önemli.
Göremeyenlere diyecek bir şey yok.
İşte o dört kural;
Bir
Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir.
Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz.
Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.
İki
Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır.
Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi.
Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz.
&[#]8220;Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı&[#]8221; gibi bir cümle yoktur.
Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye.
Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir.
Üç
İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır.
Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç.
Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır.
Dört
Bitmiş olan bir şey bitmiştir.
Bu kadar basittir.
Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder.
Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir.
Cırcır böcekleri&[#]8230;
Çok sevdiğimiz büyüğümüz ve yazarımız Hüseyin Şeker ile uzun bir sohbet ettik, geçen akşam.
Ateş böceklerini anlattı.
&[#]8220;Yuvalarını bulur, onları güzelce bir kibrit kutusuna doldururdum.
Sonra yatağımın içinde battaniyenin altında kutuyu açınca uçuşurlardı.
Işıl ışıl olurdu her taraf.
Onları izlerdim.&[#]8221;
Ateş böceklerini bile unuttuk bu kentte.
Her taraf oldu &[#]8220;cırcır böceği&[#]8230;&[#]8221;
Ses var, görüntü yok.
Tembel adamlar&[#]8230;
Dede 70 yaşında.
Hamallık yapıyor.
Kırış kırış olmuş yüzü, buruş buruş olmuş elleri.
Hala çalışıyor, çabalıyor.
Soruyoruz kendisine, &[#]8220;Neden hala çalışıyorsun?&[#]8221; diye.
Diyor ki:
&[#]8220;Üç çocuk var.
Kendim Bağ-Kur emeklisiyim.
Çocuklarım büyüdü, işsiz.
Onlar da kovalıyorlar, ama torunlar var.
Ben onlar için çalışıyorum.&[#]8221;
Önce dedeye, sonra gencecik, gücü kuvveti yerinde olan, zehir gibi gençlerin iş beğenmez hallerine bakıyoruz.
Sayıları o kadar çok ki.
Hele hele bazıları var ki; hastane köşelerinde güvenlikçi, temizlikçi, hizmetli olmak en büyük idealleri.
Başka iş desen, beğenmezler.
Çalışmadan tembellik peşindeler.
İlla ki hastane olacak.
Olmazsa, başka bir şey yapamazlar.
&[#]8220;Param olmasa da havam olsun&[#]8221; ayaklarında kimisi.
Bu yüzden iş beğenmediği için sokaklar hava alan gençlerle dolu.
Tek suçlu, hükümetler ve onların istihdam politikalarını belirleyenler değil.
İş beğenmeyip sokakta çalışmayı gururuna yediremeyen genç arkadaşlara ne diyeceğiz?
70 yaşında bir adam o haline rağmen hamallık yapabiliyorsa, bunca tembel adama ne desek boş!
Haberal&[#]8217;ın son mesajı&[#]8230;
Tutuklu Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal, 3&[#]8217;üncü Yargı Paketi&[#]8217;nin getirdiği uygulamalara rağmen tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmamasının ardından yaptığı açıklamayla duygularını paylaştı.
Haberal yazısının sonunda;
Bazı sanıkların, tanıkları ve itirafçı sanıkları etkileme çabalarından bahisle, şahsımın da delilleri karartma şüphesi altında olduğumun ileri sürülmesi, hukuki dayanaktan yoksun olmasının yanı sıra, insaf sınırlarını da zorlayan kabul edilemez bir yaklaşımdır.
Bütün bu gerçekler çerçevesinde, bugüne kadar devam eden yargılama sürecinde şahsıma isnat edilen suçlamaların tamamıyla gerçek dışı iftiralardan ibaret olduğunu somut belge ve tanık beyanları ile ispatlamış olmama ve son 13 aydır milletvekili sıfatıyla milli iradeyi temsil etmeme rağmen, mahkemenin 6352 sayılı Kanun değişikliğini de tamamıyla göz ardı ederek tutukluluğuma devam kararı vermesinin yasal hiçbir dayanağının olmadığı açıktır. Tüm bu gerçeklere rağmen, bugüne kadar ülkeme hizmet etmekten başka hiçbir amacı olmayan bir bilim insanı ve milletvekili olarak bu haksızlığa, bu zulme ve bu adaletsizliğe niçin maruz bırakıldığımı, aziz milletimizin takdirine saygılarımla sunuyorum&[#]8221; dedi.
Haberal&[#]8217;a mesajımız.
Sabret hocam.
Elbet gerçekler bir gün kendisini kusar.