Kente, yaşama, insan hayatına dair bazı konular vardır.
Konu önemlidir.
Ama o konular yeterince önemsenmez.
Çünkü o konuları yeterince önemsemesi gerekenlerin daha önemli işleri vardır.
Siyasetten medyasına, STK&[#]8217;larından bürokratlarına kadar herkes aynı cenderenin içindedir aslında.
Pek çok konu var böyle...
Sahipsiz, ilgisiz&[#]8230;
Yalnız, yapayalnız&[#]8230;
İşte bu konulardan biri&[#]8230;
Mantar gibi türeyen termik santraller&[#]8230;
İstihdam ayaklarına; insanların sağlığını, kentin geleceğini çalan, gasp eden santraller&[#]8230;
Daha pek çoğu&[#]8230;
Sorunlar olur da, ya bu kentin sorunlarına sahip çıkması gerekenler nerede?
Ve asıl kahramanlarımız&[#]8230;
Büyüklerimiz&[#]8230;
Bu kentte yaşayan insanlar adına mücadele etmesi gereken siyasiler&[#]8230;
Belediye başkanları&[#]8230;
Bu kentte yaşayanların; yaşamı, sağlığı, geleceği adına mücadele etmesi gereken siyasiler&[#]8230;
Lafa gelince konuşan, mangalda kül bırakmayan samimiyetsiz siyasiler&[#]8230;
Günü kurtarma çabasından kurtulamamış siyasiler&[#]8230;
Lafı dolandırıp duran siyasiler&[#]8230;
Bu seçmeni, bu insanları salak yerine koyan siyasiler&[#]8230;
Ve olup biteni izlemekle gelen siyasiler&[#]8230;
Sorunları tartışmayı, gündeme getirmeyi gazetecilerden bekleyen siyasiler&[#]8230;
Basın yazınca kızan, yazmayınca kızan siyasiler&[#]8230;
Basın yazınca kötüleyen, yazmayınca kötüleyen siyasiler&[#]8230;
Bizler, sizler, onlar ve diğerleri&[#]8230;
Ötekiler, berikiler, herkes&[#]8230;
Kentin sorunlarına, kendi sorunlarına sahip çıkmayan, eveleyip-geveleyen herkes&[#]8230;
En fiyakalı makam odalarında, en gariban köşelerde duyarsız yaşayan herkes&[#]8230;
Lafa gelince; bu kenti seven, ama o sevginin, saygının gereğini yerine getirmeyen herkes&[#]8230;
Lafa gelince; ülkeyi kurtaran, ama bu kenti sorunlarından kurtarmak için kılını kıpırdatmayan herkes&[#]8230;
Lafa gelince; iktidarları yıkıp hükümetler kuran, ama her gün yüzünü gördüğü siyasetçiye hesap soracak kadar yüreği olmayan herkes&[#]8230;
Bu kent adına hesap soramayan herkes&[#]8230;
Saymakla bitmez.
Biz santrallere dönelim.
Bir avuç gönüllü dışında hemen hemen herkes duyarsız&[#]8230;
Kaldı ki, onları da, &[#]8220;Bir grup keyfi gıcır, parası tıkır çevreci&[#]8221; diyerek uzaktan izlemeye bayılırız.
Sanki uzaydan gelmişler gibi bakarız.
Ki onlar, bu kentin geleceğine sahip çıkarken yalnızlar.
Oysa bu kente, bu doğaya, bu kentin havasına, suyuna sahip çıkmak için çevreci olmaya gerek yok.
İnsan olmak yeter!
Zonguldak&[#]8217;ın en gözde noktalarına yeni santraller gündemde.
Mevcutlar zaten bu kentin başına dert.
Ama yeni dertler açılmak isteniyor.
Çünkü bu kentin insanları uysal&[#]8230;
&[#]8220;Koyun&[#]8221; gibi yani.
Nasıl olsa kandırılıyorlar.
Herkes birbirinden bekliyor.
Ve olan oluyor.
İş işten geçiyor.
Filyos&[#]8217;ta başlamadan biten ÇED toplantısında, AK Partili Çaycuma Belediye Başkanı Mithat Gülşen, Filyos Belediye Başkanı Ömer Ünal ve Saltukova Belediye Başkanı Adil Düzlü, biraz meta zoruyla da olsa duyarlı insanların açtığı pankartın arkasına geçtiler.
Hem iktidar partili olmaları, hem de bu destekleri çok anlamlıydı.
Başlangıç olarak güzel, ancak asıl onların önderlik etmeleri gerekiyor.
CHP&[#]8217;li Muslu Belediye Başkanı Sabahattin Adıyaman sonradan dahil oldu.
Oldukça net konuştu.
Sahi, diğer belediye başkanları neredeydi?
Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir&[#]8230;
Çatalağzı Belediye Başkanı Mehmet Alim&[#]8230;
Yaşanabilir Zonguldak Platformu&[#]8217;nun toplantılarında boy gösterdikten sonra birden kaybolan Kilimli Belediye Başkanı Seçkin Özdemir&[#]8230;
Doktor Seçkin Özdemir&[#]8230;
Onlar neredeler?
Milletvekilleri neredeler?
İl başkanları neredeler?
İlçe başkanları neredeler?
Çıksınlar, açıklasınlar.
Lafı eveleyip gevelemesinler.
Siz de öyle yapın, biz de&[#]8230;
Üzerimize yağan asitlerin, derelere, denize akıtılan sülfürik asitlerin, kimyasalların, katledilen balıkların hesabını soralım.
Yarın değil.
Bugün&[#]8230;
Kılıçdaroğlu, Zonguldak&[#]8217;ı saymadı&[#]8230;
Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir&[#]8217;in, &[#]8220;Kendime güveniyorum&[#]8221; dediği gün
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ege TV&[#]8217;de yerel seçimler, İzmir ve gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Türkiye&[#]8217;nin, SHP&[#]8217;nin yerel seçimlerde büyük başarı kazanarak birinci parti olduğu 1989&[#]8217;daki sonuçları bir daha yaşayabilmesi gerektiğini ifade etti.
Karadeniz&[#]8217;e geldi.
CHP&[#]8217;li belediyelerin başarılı olduğunu ileri sürdüğü illerden örnekler verdi.
Aynen şöyle dedi:
&[#]8220;Aydın, İzmir, Giresun, Ordu, Artvin, Eskişehir, Çanakkale çok başarılılar.
Yani gerçekten gidin bakın, yani Karadeniz&[#]8217;i bir uçtan öbür uca gidin, Ordu&[#]8217;ya bakın, Giresun&[#]8217;a bakın son derece başarılı hizmetler sunuyorlar.
Nüfusu 100 bini aşan bütün il ve ilçeler bizim gözetimimizde.
Oraların sürekli nabzını tutuyoruz.
Yerel yönetimlerin şöyle bir özelliği var.
Adaylar netleşmeden yerel yönetimlerle ilgili bir oran vermek doğru değil.
Adaya bağlıdır yani.
Amacımız şu tabi, diğer siyasal partiler nasıl yerelde iktidar olmak istiyorlarsa, biz de olmak istiyoruz. Türkiye, bir daha 89&[#]8217;u yaşayabilmeli.&[#]8221;
Karadeniz&[#]8217;i bir uçtan diğer uca gitti.
Genel Başkan olduktan sonra Zonguldak&[#]8217;a gelen, özgürlük ve demokrasi mitinglerini Zonguldak&[#]8217;tan başlatan Kılıçdaroğlu&[#]8217;nun sözlerinde Zonguldak&[#]8217;ı örnek göstermemesi dikkat çekici.
Zonguldak&[#]8217;ı bu kadar önemseyen bir Genel Başkan, Zonguldak&[#]8217;ı örnek göstermiyorsa, elbet bir nedeni vardır.
Kılıçdaroğlu, Zonguldak Belediyesi&[#]8217;ni ve Başkan Muharrem Akdemir&[#]8217;i başarılı bulmuş olsaydı, telaffuz etmez miydi?
Ordu&[#]8217;yu örnek gösteren, Zonguldak&[#]8217;ı göğsünü gere gere örnek göstermez miydi?
CHP&[#]8217;den kimin başkan adayı gösterileceğinin merak edildiği bu günlerde Kılıçdaroğlu&[#]8217;nun Zonguldak&[#]8217;ı es geçmesi, aday olacağına inanan ve son Ankara temasları sonrasında iyice umutlanan Başkan Akdemir&[#]8217;in hayalleriyle örtüşmüyor&[#]8230;