Aynı haberi bir süre sonra birkaç değişiklikle veya değiştirmeden kullanıp da haber tekrarı yapan gazeteler olur da açıklama tekrarı yapan kişi, kurum ve kuruluşlar olmaz mı?


Olmaz olur mu?


Yaptığı açıklamayı aynen tekrar eden siyasetçiler ve sivil toplum örgütleri var.


Bunları da &[#]8220;Memleketimden açıklama tekrarı manzaraları&[#]8221; başlığı altında yazı dizisi haline getirmek gerekiyor ya neyse.


Geçenlerde bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi tarafından termik santral konusunda yapılan bir açıklama daha önce başka bir sivil toplum kuruluşu tarafından yapılan açıklamanın aynısının tıpkısıydı.


Daha önce yaptığı açıklamaların aynısını hem de birkaç hafta içinde bir daha yapan siyasetçiler var.


Ya milleti balık hafızalı yerine koyup da söylediklerinin hatırlanması için böyle yapıyorlar ya meramımız iyice anlaşılsın diye, ya da yaptıkları tekrarların farkında değiller.


Biz bu tür durumlarda meslek ilkeleri ve gazetecilik anlayışımız gereği tekrar edilen açıklamayı kullanmıyoruz.


Siyasetçilerimiz ve sivil toplum örgütlerimizin basın ve halkla ilişkileri ve danışmanları bu konuya lütfen dikkat etsinler.


Gazeteleri haber tekrarı yapmaya teşvik etmemek, onları bu işe alıştırmamak lazım.


Gelelim mesaj konusuna.


Özel günlerde ve bayramlarda yayımlanan kutlama mesajlarının birçoğu internetten indirme.


En son 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı&[#]8217;nda birçok kişi bu yüzden pişti oldu.


Şimdi önümüzde 10 Kasım Atatürk&[#]8217;ü Anma programı var.


Adım gibi biliyorum; Aynı tablo bu özel günde de karşımıza çıkacak.


Kimse oturup da eline kağıt kalem alarak fikir üretmeye çalışmıyor.


Şu internet iyi ki çıkmış.


İndir mesajı veya açıklamayı, gönder basın kuruluşlarına kendi adına yayımla.


Haber tekrarı olur da, açıklama ve mesaj tekrarı olmaz mı demiştik ya.


Oluyor işte. Hem de ne biçim.


Fikir üretmek zahmetli bir iş olduğundan işin kolayına kaçılıyor ve sonuçta ortaya böyle bir tablo çıkıyor.


Tabi bu durumu sadece işin kolayına kaçmak olarak izah edemeyiz.


Okumakla da ilgisi var.


Yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçlar ülkemizin bu konuda Afrika ülkelerinden bile gerilerde olduğunu gösteriyor.


Geçen ay düzenlenen Bartın Kitap Fuarı&[#]8217;nda Şair Yazar Şükrü Erbaş buna dikkat çekmiş, Türkiye&[#]8217;de 10 binde bir kişinin kitap düzenli kitap okuduğunu söylemişti.


Kitap, gazete, dergi tirajları da ortada.


Türkiye okumuyor.


Birçok kişi gazetelerin sadece başlıklarına ve resimlerine bakıyor, okuma zahmetinde bulunmuyor.


Gazeteleri noktasına, virgülüne kadar köşe bucak okuyanlar da var ama bunların sayısı az.


Okumayınca fikir sahibi olunmuyor.


Fikir sahibi olmak için bilgi sahibi olmak, bilgi sahibi olmak için de okumak gerekiyor.


Var mı bunun başka bir izah tarzı?



Hema&[#]8217;nın örnek davranışı



Amasra&[#]8217;ya termik santral kurmak istediği için Bartın&[#]8217;da çevreye duyarlı kesim başta olmak üzere çok sayıda kişinin tepkisini alan Hema Endüstri A.Ş.&[#]8217;nin alkış toplayan çalışmaları da var.


Hazırlığı devam eden kömür üretimi, metan gazı projesi, spora maddi destek ve festivallere sponsor desteğine son olarak şirketin Endüstri Meslek Lisesi&[#]8217;nde kurduğu teknik eğitim laboratuarı eklendi.


Hema bu laboratuarla eğitime teknoloji desteği verdi.


Öğrenciler kendilerine uygulama yapma imkanı veren bu destek sayesinde daha iyi eğitim alacaklar.


Daha iyi eğitim demek Bartın&[#]8217;ın başarısının daha da yükseleceği anlamına gelir.


Termik santral olmasa şirket Bartın&[#]8217;da el üstünde tutulur.


Amasra Belediye Başkanı Emin Timur&[#]8217;un da dediği eğer santral yapılamayacak olsa gibi şirketin sahibi Mehmet Hattat&[#]8217;ın buraya heykeli dikilir.


Termik santral, Türkiye&[#]8217;deki kötü örnekleri yüzünden insanları ürkütüyor, korkutuyor.


Endüstri Meslek Lisesine kurulan laboratuarın açılışı, ikinci ÇED başvurusuyla birlikte sürecin yeniden başlaması üzerine, termik santral tartışmalarının yeniden yoğunlaştığı bir döneme rastladı.


Hema sadece santralle değil daha önce spora, sosyal kültürel ve sanatsal faaliyetlere, son olarak da eğitime verdiği destekle anılıyor.


Şirket kurduğu laboratuarla örnek davranış sergiledi.


Devletin imkanları sınırlı.


Eğitim, desteklerle ayakta duruyor.


Hema&[#]8217;nın davranışı umarız yeni destekleri beraberinde getirir.



Eski fakülteler ve yeni fakülteler



3 Kasım 2002&[#]8217;de yapılan seçimlerle iş başına gelen bugünkü hükümetin 2008&[#]8217;de kurduğu Bartın Üniversitesine iki yeni fakülte daha eklemesi, bize geçmişte yaşadığımız bir anımızı hatırlattı.


AK Parti hükümetinden önce iktidarda bulunan üçlü koalisyonun zamanında genişlemeye çalışan Zonguldak Karaelmas Üniversitesi, o dönemde bir fakültesi ile bir de meslek yüksek okulu bulunan Bartın&[#]8217;a üç yeni fakülte kurma kararı almıştı.


Bu konu bir zamanlar Bartın&[#]8217;ın öncelikli gündem maddeleri arasındaydı.


Yerel basın defalarca &[#]8220;Fakültelerimizi istiyoruz&[#]8221; ve &[#]8220;Bartın&[#]8217;ın fakültelerini verin&[#]8221; diye yayınlar yaptı.


Yetkililer girişimde bulundu, kapılar çalındı, yine olmadı.


Zonguldak&[#]8217;ın aldığı karar, Bartın, Ankara, Karabük, Milli Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurulu arasında bir yerde kayboldu.


Derken Bartın&[#]8217;ın fakültelerini bir gün Karabük&[#]8217;te gördük.


Komşumuz Karabük&[#]8217;te Zonguldak Karaelmas Üniversitesine bağlı olarak yeni fakülteler kuruldu.


&[#]8220;Bartın baktı, Karabük kaptı&[#]8221; başlıklı haberlerle durumu özetlemeye çalışan basın fakülteler Karabük&[#]8217;e gitmeden konuyu sürekli gündemde tuttu ancak çabalar sonuç vermedi.


Daha sonra bu fakülteler Karabük&[#]8217;e üniversite kurulunca altyapı teşkil etti ve çok büyük kolaylık oldu.


Bir zamanlar bütün çabalara rağmen yeni fakültelerini açamayan Bartın&[#]8217;dan 2008&[#]8217;de üniversite olan, büyüyen, gelişen, kente katkılarda bulunan ve fakülte sayısı 5&[#]8217;e yükselen bir Bartın&[#]8217;a döndük.


Nereden nereye&[#]8230;





Platform üyelerinin açıklamaları



Termik santralle ilgili Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinin en önemli noktalarından birini halkın katılımı toplantıları oluşturuyor.


24-25 Kasım tarihlerinde yapılacak bu toplantılar öncesi çalışmalarını yoğunlaştıran platformda üyeler adeta seferber oldu.


Termik santrale karşı mücadele eden Bartın Platformu&[#]8217;nun 100&[#]8217;den fazla üyesi var.


Her üye bir açıklama yapıyor.


Her gün açıklama yapılıyor.


Daha önce bir günde 5 açıklama olmuştu.


Dünkü ve bugünkü sayımızda da görüleceği üzere bu kez iki günde 6 açıklama birden yapıldı.


Bombardıman sürüyor.


Santralcilerin işi zor görünüyor.