Yazar, akademisyen, sosyolog ve ekonomist Alev Alatlı’yı kaybettik.

Alev Alatlı, "Helalleşmek, mahkemede dava kazanmaktan daha üstün olmalıdır. Çünkü her yasal hak, helal değildir ve olamaz" demişti.

Ve ben, o dakikada Alev Alatlı hayranı olmuştum.

Bu açıklamalarını da Pusula’da defalarca yayınladım.

Bir daha yayınlayalım ve Alev Alatlı’yı hatırlayalım... 

Alev Alatlı, şöyle devam etmişti:

"Aslolan hakkın helal edilmesi olmalıdır. Aslolan helalleşmek olmalıdır. Helalleşmek, mahkemede dava kazanmaktan daha üstün olmalıdır. Çünkü her yasal hak, helal değildir ve olamaz. Keza, iflas eden kardeşinizin haraç-meraç satışa çıkarılan evini satın almanız yasal hakkınız olabilir ama helal değildir. İmar ruhsatı olan bir müteahhit, şehrin ufkuna tecavüz ederken yasal olarak suçsuzdur ama yaptığı iş helal değildir. Yeni ve çok daha ucuz bir enerji türünün pazara girmesini önlemek üzere üretim haklarını satın alan ve sümenaltı eden bir petrol şirketi, yasal olarak suçsuzdur. Ama yaptığı iş helal değildir. Keza, raf ömrünü uzatmak için ekmeğin içine kanserojen madde koyan fırıncı, yaptığı formülü ambalajın üzerine koyduğu için yasaldır, dolayısıyla suçsuzdur ama yaptığı iş helal değildir. Ve son olarak, bir kalem darbesiyle atar ergenleri, lümpen ergenleri sokağa döken yazar; alevler afakı sardığında suç mahallinde değilse, olayları evinden seyrettiğini ispat edebiliyorsa, yasal olarak suçsuzdur. Ama helal değildir yaptığı..."

Politikacılar-Helal-Haram...

Şimdi Alev Alatlı’nın sözlerinden hareketle...

Bir politikacının, binlerce işsiz gencin olduğu şehirde çocuğunu torpille işe koyması yasal olabilir! Ama helal değildir, olamaz!

Mesela, "konuşmuyorsun" diye kardeşinin hakkına girersen, siyasi nüfuzunu kullanırsan, bu durum yasal olabilir! Ama helal olmaz!

Helali-haramı bilmeden, "Allah, din, kitap, peygamber" diyenler, Müslüman değildir, olamaz!

Hak etmediği bir makama gelip, hak etmedikleri halde aldıkları para yasal olabilir! Ama helal değildir, olamaz! 

Çünkü hem geliş şekilleri helal değil!

Hem yaptıkları iş helal değil!

Başkalarının hakkına girerek elde edilen makam da helal değildir!

Alınan para da helal değildir!

Bakın, konu nereye gitti gördünüz mü?

Onun için...

Ya olduğun gibi görüneceksin!

Ya göründüğün gibi olacaksın!

Sami Aydın-Dr. Ömer Selim Alan-Osman Hacıbektaşoğlu...

TTK Memurlar Derneği Lokali İşletmecisi Sami Aydın, devletin arsasına kaçak bina yaptı!

Binanın kaçak olduğu ortaya çıkınca, Milli Emlak’tan kaçak bina yaptığı arsayı almaya çalıştı!

Arsayı alabilseydi, yaptığı kaçak binayı yasal hale getirecekti!

Yaptığı iş, yasaldı ama helal değildi!

Ama devletin gözü önünde bu kadar arsızca imar kirliliğine neden olduğu için hapis yattı!

Hapisten çıkınca, “Ben bedel ödedim” diyerek yaptığı kaçak binayı yıkmadı!

Yıllardır dava sürüyor!

Sami Aydın, CHP döneminde yaptığı kaçak binayı, yine CHP döneminde yasal hale getirmek istiyor!

Önceki seçimde kaçak binayı yasal hale getirmek için AK Parti Zonguldak Belediye Başkan Adayı Dr. Ömer Selim Alan’a oy vermişti!

Hatta, “Ömer Selim Alan’ı ben aday yaptım, ben belediye başkanı yaptım” filan da dedi!

CHP’li Belediye Meclis üyelerine her akşam içki sofraları kurmasına rağmen yaptığı kaçak bina ortada kaldı!

Zonguldak Belediyesi, AK Parti’ye geçince, mekandan içkiyi filan kaldırdı!

Ömer Selim Alan’dan umudu kesince, rotayı yine CHP’ye çevirmiş!

CHP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Tahsin Erdem’i destekliyor, Sami Aydın!

Belediye CHP’ye geçerse, yeniden içki servisine başlar!

Yeter ki, menfaati olsun!

Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan, Fevkani Köprü’yü yıktığı gibi Sami Aydın’ın yaptığı kaçak binaları da yıksa...

Adını Zonguldak tarihine altın harflerle yazdırır.

Ama ruhsatı olmadığı halde hala düğün yapabilen Sami Aydın’ın kaçak binalarını kimse yıkamaz!

Hep, yapanın yanına kar kalmıştır!

Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, ruhsatsız düğün salonu işleten Sami Aydın’la ilgili neden bir işlem yapılmadığını merak ediyor mu?

Ben merak ediyorum...