Soma faciası sonrasında madenlerdeki yeni yönetmelikler ve uygulamalar malum.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, Türkiye&8217;nin en gözde kurumu olan Türkiye Taşkömürü Kurumu&8217;nda (TTK) denetleme yaptı.


Önce Armutçuk mühürlendi&8230;


Sonra Karadon&8230;


Sonra Gelik&8230;


Sonra itirazlar oldu.


İtirazlar üzerine dediler ki:


&8220;Tamam, mühürlenen ocaklarda üretim amacı dışında çalışma yapabilirsiniz.&8221;


Yani;


&8220;Tamir, tarama, bakım amaçlı çalışma yapabilirsiniz.&8221;


Yani;


&8220;Üretim amaçlı çalışma yapamazsınız.&8221;


Kim söyledi bunları?


Genel Maden İşçileri Sendikası&8217;nın (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci&8230;


Demirci, başka bir şey daha söylüyor.


Diyor ki:


&8220;İhale süreci falan derken buralarda 5-6 ay üretim yapılmayacak.&8221;


Diyoruz ki:


&8220;Ne oluyor arkadaşlar?&8221;


Diyoruz ki:


&8220;TTK&8217;nın çok Sayın Genel Müdürü Burhan İnan ne oluyoruz?&8221;


Elbette iş güvenliği söz konusu olduğunda kimse bir şey diyemez.


Peki, tek olay bu mu?


İş güvenliği mi?


Yoksa!


İki arada, bir derede Zonguldak&8217;ın başına örülen bir çorap mı?


İktidarın bir refleks kontrolümü?


En önemli mesele şu&8230;


Bu cihazlar, hibe veya başka yöntemlerle direk alınıp ocaklara monte edilemez mi?


Neden 5-6 ay bekliyoruz?


Neden koca kenti salak yerine koyuyorsunuz?


Gerçekten Zonguldaklılar salak olduğundan mı?


Hangisi?


Eğer bu bir refleks kontrolüyse, durum hepten vahim.


Günlerdir söylüyoruz.


Yazıyoruz.


Yorumluyoruz.


Kimseden &8220;çıt&8221; yok.


Maden işçileri nerede?


Genel Maden İşçileri Sendikası, bu sürecin hızlandırılması için ne yapıyor?


TTK Genel Müdürü Burhan İnan, çıkıp neden kamuoyuna süreci, detayları aktarmıyor?


Koca kurumda 5-6 ay üretim olmaması ne demek?


Ve böylesi bir durumda, bu kentte söz ve yetki sahibi olanların ruhları nerede?


Zonguldak Ticaret ve Sanayi Başkanı Metin Demir nerede?


Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Zonguldak Şube Başkanı Salih Yılmaz nerede?


Zonguldak Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Muharrem Coşkun nerede?


Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı nerede?


Siyasi partiler nerede?


İktidar ve muhalefet nerede?


Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir nerede?


Diğerleri nerede?


Derdi Zonguldak değil, derdi milletvekilliği olan milletvekili adayları nerede?


Böyle bir durumda hep birlikte çıkıp Genel Müdüre, &8220;Gel kardeşim, şu işi bize bir anlat&8221; demesi gerekenler nerede?


Bu işleri hızlandırmak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız&8217;a gitmesi gerekenler nerede?


Böylesi bir durumda 6 aylık işi 15 günde halledecek, etmesi, ettirmesi gerekenler nerede?


Caddelerde partilerin bayrakları altında dolaşarak mı olacak bu işler?


Günü birlik çıkar ilişkilerine teslim olarak mı olacak bu işler?


Adayların sembolik ziyaretlerinde yapılan geyik muhabbetleriyle olacak işler mi bunlar?


Hepinize yazıklar olsun!


Bir kez daha söylüyorum.


Hepinize yazıklar olsun!



Bu arada başka bir gelişme var.


Yeni değil, ama yeniden gündemde&8230;


TTK&8217;nın özelleştirilmesi&8230;


Tüm bunlar bir araya gelince, niyet zaten açıkça anlaşılmıyor mu?


AK Parti, son üç seçimdir Zonguldak&8217;tan 3 milletvekili çıkarıyor.


Bu defa da hedef aynı&8230;


En az üç.


Üç yetmez, beş milletvekili çıkarsa azdır!



Şahları Da Vururlar!



&8220;Belediye Kültür Merkezi (BKM) oyuncularının Zonguldak Sanat Tiyatrosu oyuncuları ile ortaklaşa sergiledikleri Ferhan Şensoy&8217;un yıllara meydan okuyan oyunu &8216;Şahları Da Vururlar&8217;, Zonguldak Atatürk Kültür Merkezi&8217;nin görsel etkiyi arttıran salonunda başarı ile sergilendi.


Başta oyunun yönetmeni de olan Ömer Hayyam&8217;ı oynayan Fedai Madan ile adını bilemediğim (Emrah Bakırcık) Şah Rıza&8217;yı oynayan oyuncu olmak üzere iyi bir izlence karşıladı tiyatro seyircilerini&8230;


Ferhan Şensoy&8217;un güçlü tespit ve yazım yeteneği dünden bugüne kalıcı bir eser bırakmış.


&8216;Şahları Da Vururlar&8217; sahnede çalışmaya devam eden eskimemiş bir oyun.

Zonguldak&8217;ta yıllardır tiyatro ile uğraşan oyuncuların yanı sıra benim ilk kez izlediğimi düşündüğüm çoğu genç oyuncular da, bu tekstten keyif almışa benziyorlar. Zaten &8216;oyun sonunda aldıkları alkış, genel bir beğeninin sonucuydu&8217; diye değerlendiriyorum. Arkadaşlarını özellikle coşkuyla alkışlayan seyirciler bile o alkışı hak ettiği için öyle fazla göze batmadı.

Yani oyun ve oyuncular övgü ile ödüllendirildi&8221; diyor Mete Arif Tokmak.

Cuma akşamı yaşanan o güzel performansı bir kez de buradan alkışlıyoruz.

Zonguldak Belediye Kültür Merkezi&8217;nin son dönem üst üste yaptığı başarılı çalışmalardan biriydi son gösterim.


Orada şunu bir kez daha gördük.


Emek verildiğinde, biraz olsun imkan yaratıldığında aslında neler yapılabiliyor.


Ne oyuncular çıkarabiliyoruz.


Ve Zonguldak&8217;ın son yıllarda kazandığı çok değerli ve genç oyuncuların performansını görünce, neden daha fazla desteklenmedikleri sorusu geliyor aklımıza&8230;


Mustafa Okuyan, Fedai Madan, İbrahim Kaplan, Umut Varol, Jale Genç, Arif Dağlı, Emrah Bakırcık, Uğur Kardaş, Derya Türkçelik, Nihat Ayaz, Yaşar Akıllı, Gülşah Akyün ve Zonguldak Belediye Kültür Merkezi Müdürü Abdullah Bakır sahnedeydi. Deneyimli isim Erhal Koltuk da aynı sahneyi paylaşan bir başka isim oldu.


Özellikle genç isimlerin sahnede nasıl devleştiğini gördükçe mutlu olduk.


İşte bu isimlerden sadece biri&8230;


Fedai Madan&8230;


Oyunun yönetmeni ve başrol oyuncusu&8230;


Onu izlemek büyük keyif&8230;


Ama ne yazık ki, böylesine büyük emeklerle yapılan çalışmalar, kentte karşılığını bulamıyor.


Geçtiğimiz günlerde Ereğli&8217;ye özgü &8220;Akça Kızın Hikayesi&8221; adlı tiyatro oyunu vardı.


&8220;Şahları Da Vururlar&8221;ı izlerken bir kez daha düşündüm.

Zonguldak özeline ait oyunlar da yazılıp oynanmalı bu kentte&8230;

Gerek kültürel, gerekse eleştirel...


Yapılanlar daha profesyonel yapılmalı.


Daha fazla desteklenmeli.


Karaelmas Gazeteciler Derneği olarak, Zonguldak sorunlarını, yaşadıklarını tiye alan, acımasızca eleştiren, eleştirirken düşündüren, güldüren bir çalışma daha önce yapılmıştı.


Bu kentin dertlerini, yaşadığı travmaları birbirimize anlatamıyoruz.


Konu çok.


Hikaye çok.


Belki böylesi daha etkili olur!