CHP’de üst üste istifalar yaşanıyor.

Birisi, CHP’nin kemikleşmiş ismi Ertan Aydoğan olmak üzere iki Belediye Başkanı.

Bakacakkadı’yı da eklersek üç.

Ereğli Belediyesi’nin CHP’li Meclis üyeleri…

İl Genel Meclis üyeleri…

Ve bu istifaların arkası gelecek.

CHP İl Başkanı Halil Furat, çıkıyor ve diyor ki:

“AKP bizimkileri kandırdı.”

“Yeniden aday yapacaklarını söylediler.”

“Seçim rüşveti verdiler.”

Ahhh be Halil Başkan.

Ne kadar da mızıkçısın!

Bırak giden gitsin.

Sen geride kalanları nasıl tutacaksın, onu düşün.

Nebioğlu Belediye Başkanı neden istifa etti?

“Baskı yaptılar” diyorsun.

“AKP’li enişte bastırdı” diyorsun.

Partisinde bir gelecek görse, neden istifa etsin?

Enişte bastırırken, sen neredeydin?

Doğruyu söylemek gerekirse, sen de bazı şeyleri kucağında buldun.

Bunca sorunlu örgütü de kucağında buldun.

İyi de, sonra ne yaptın?

Ne kadar yapabildin?

CHP’yi ne kadar büyütebildin?

Genel siyasi eğrilerin ötesinde örgüt bazında partiyi insanlarla daha fazla kucaklaştıracak ne yapabildin?

Partiyi daha samimi kılacak ne yapabildin?

Daha şeffaf kılacak ne yapabildin?

Yaptıkların veya yapmaya çalıştıkların ile yapmadıklarının oranı kaç?

Yoksa sende mi senden öncekilere benzemeye başladın?

Ne oldu, parti içi meselelerdeki dik duruşuna?

Ne oldu, senin de mi kamburun çıkmaya başladı?

Yoksa sen de mi, “Bizim CHP’den bir halt olmaz” demeye başladın?

Sahi;

Bizzat kendi seçim bölgesindeki belediye başkanının istifasını durduramayan Milletvekilin Ali İhsan Köktürk neredeydi?

Havası bin beş yüz, karizmatik Çaycuma İlçe Başkanı Umut Başoğlu neredeydi?

Ne oldu, yoksa Ertan Aydoğan’ı, CHP’nin eski Çaycuma İlçe Başkanı Şeref Köktürk mü istifa ettirdi?

Ya Ereğli?

Bunca adam davanın değil, rantın adamıysa, bunca yıldır CHP’de ne işleri var?

Konu konuyu açar uzayıp gider?

Kabul et ki, Sayın Başkan, örgütün belediye başkanları ve üyeler üzerindeki bir ağırlığı kalmadı.

Kalan da hızla kendini yitiriyor.

Genel anlamda sorunun başı elbette sen değilsin.

Ankara…

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu…

Örgüt disiplinsizliği…

Umutsuzluk…

Aile olamayışınız…

Ama bu yapı ne kadar sorunlu olursa olsun, sen artık İl Başkanısın.

Ve iktidarı suçlayarak, iktidarın gücünü suçlayarak, istifa edenleri kusurlu bularak, kendini, milletvekilini ve örgütünü aklayamazsın.

İktidarla mücadele edecekseniz, yapacağınız fazla bir şey yok.

Birincisi; aile olacaksınız.

İkincisi; parti içi samimiyeti ve vefayı koruyacaksınız.

Üçüncüsü; gönül ve inanç birliği için çok çalışacaksınız.

Çalışan adamları bulacaksınız.

Gazipaşa’dan çıkacaksınız.

Bunları yapamıyorsanız, göremiyorsanız, çağırın Hamdi Uçar’ı bir gün partiye...

Size anlatsın.

Bu işler mazeretle değil, çalışarak oluyor.

Parti disipliniyle oluyor.

İnatla, çabayla, gerçekçilikle oluyor.

Kolaycılık, bahanecilik, mazeret bu kanamayı durduramaz.

Aksine sıkıntı büyür.

Gülay’a çağrı…

MHP Merkez İlçe Başkanı Gürkan Gülay, Mithatpaşa Tüneli’ne gitmiş.

Çalışmaları yerinde görmüş.

Son günlerde farklı noktalara giderek, sorunları yerinde görüyor.

Daha önce yaptığımız çağrıyı Gülay’a bir kez daha yapıyoruz.

CHP’li Zonguldak Belediyesi ve AK Partili Kilimli Belediyesi’nin taşeron işçileri de kendisini bekliyor.

Üstelik bu taşeron işçiler arasında MHP’li gençler var.

Onlar da ilgi bekliyor.

Onlar da kendilerine sahip çıkılmasını bekliyor.

Gülay bu fırsatı kaçırmamalı!

Bu arada, haber verirse, bütün basın da bu desteğe geniş yer vermiş olur.

Haberleri öyle arada kaynamaz.

Dolgu malzemesi olmaz!

__

Muharrem Akdemir gerçeği…

Herkes diyor ki:

“CHP’nin adayı anketle belirlenecek.”

Biz de öyle biliyoruz.

Ancak CHP’nin bir Muharrem Akdemir gerçeği var.

Ve o Akdemir, Genel Merkez’in aklını fena halde karıştırıyor.

Kimse kabul etmek istemese de, Akdemir, aday gösterileceğine inanıyor.

Anketler ne derse desin, kendisi ne kadar hedefte olursa olsun, kendisini inandırmış bir kere.

Ve inandığı yolda emin adımlarla gidiyor!

En önemlisi de, milleti İsmail Eşref’ten daha fazla öpmeye başladı!