AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, daha adayken sonunun Hüseyin Özbakır gibi olacağını yazmıştık.
Bakıyorum da, Muammer Avcı’nın çevresinde olanlar, pamuklara saranlar; aynı tipler, aynı karakterler!
Bunların köpekleri bile aynı!
Hüseyin Özbakır döneminde nasıl havlıyordu ise bugün de aynı şekilde havlıyor!
Bari havlama şeklinizi değiştirin!
Zonguldak Belediyesi’ne kızını koyamadığı için Dr. Ömer Selim Alan’a havlıyordu!
"Vakıf’a aldırdı" diye Muammer Avcı’ya yağcılık-yalakalık yapıyor!
Yüce Mevla’m, bizi bu tiplerle imtihan ediyor.
Hikmetinden sual olunmaz...
Muammer Avcı’yı düşürdükleri durumu görüyor musunuz?
Yol yürüdükleri isimlere bakar mısınız?

Amelebirliği Misafirhanesi...

Amelebirliği Ankara Misafirhanesi’nde yapılan konuşmalar akmaya başladı!
Orada neler söyleniyor öyle?
Aklı başında bir siyasetçinin söyleyebileceği şeyler değil!
Siyasetçi; nerede, ne konuşacağını bilmeli!
Biz, uyarılarımıza devam edeceğiz.
Zonguldak halkının kandırılmasına müsaade etmeyeceğiz.
Zonguldak, siyaset tarihinde böyle bir rezillik görmedi!
Bu rezilliği; elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce, gücümüz yettiğince yazmaya devam edeceğiz.

Dürüstlük; Altın Portakal, Doğruluk; Altın Palmiye, Güvenirlik; Oscar...

Kendisini "Yaşam Antrenörü" olarak tanımlayan Kişisel Gelişim Uzmanı ve Yaşam Koçu Necati Demirci’nin Instagram’da yaptığı bir paylaşımı izledim.
Sizin için o videoyu yazıya döktüm...
Şöyle diyor Necati Demirci: 
“Birçok insanla tanışıyorsun, elini uzatıp; ‘Ben sahtekârım, ben yalancıyım, ben çok tatlı hak yerim, sulu dereye götürür, susuz getiririm’ diyen biriyle tanışmıyorsun. E bunlar var mı? Var. Neredeler? Sana-bana denk gelene kadar, 'denk gelmek' derken, seni-beni tokatlayana kadar tanıma şansın yok. Çünkü yaptıkları çok iyi bir şey var. Taklit... Öyle güzel oynuyorlar ki, öyle güzel taklit ediyorlar ki… Dürüstlük; Altın Portakal, Doğruluk; Altın Palmiye, Güvenirlik; Oscar... Ya ‘Koynumda yılan beslemişim’ diye bir deyim var. Siz iyi olabilirsiniz, siz doğru da olabilirsiniz. Ama en büyük yanlışınız, yarın için en büyük yaranız olabilir. ‘İnsanları kendiniz gibi görmek…’ İyiler, herkesi iyi görüyor ya, kendi gibi... Kötüler de herkesi kötü biliyor, kendi gibi… Hassas insanlar belli; Çok kolay dağılır, çok zor toparlanır. Kötüler çok başka. Kalpleri mühürlü… 'Kötüye bir şey olmuyor' diyorlar ya, inanın ben büyük inanıyorum.”
Bu tespitin altına imzamı atıyorum.
Zonguldak’ta mücadele ettiğim insanlar bunlar işte...
Biri için "nitelikli dolandırıcı" diyorum.
İnsanları dolandırana kadar kimse bana inanmıyor!
Mahkeme karar veriyor, yine inanmıyor!
Ta ki hakkında tutuklama kararı çıkıyor!
Nitelikli dolandırıcı firar ediyor!
Zorla inanıyorlar!
Nitelikli dolandırıcılarla zorlanıyoruz!
Ama asıl zorlandığımız durum, niteliksiz dolandırıcılarda!
Niteliksiz dolandırıcıları, halkımıza anlatma konusunda daha çok zorlanıyoruz!
Bunların yaptıkları işler niteliksiz!
Ama rolleri on numara!
Mücadeleye devam...

Günün Fıkrası: Marangoz usulü sevişme...

Yenilgi sonrası CHP’de “büyük değişim yapıldı” deniyor! Kimse bir şey anlamadı.
CHP’deki değişimi en güzel bu fıkra anlatıyor...
22 yıldır rutin sevişmeden sıkılan kadın, bundan çok şikâyetçi...
Bir akşam adam geliyor, “Bugün önemli bir değişiklik yapacağız” diyor karısına...
“Karısı nedir o?” diye soruyor. 
“Bu akşam marangoz usulü sevişeceğiz” diyor koca...
Sevişme bitiyor, kadın adama bakıp, “Her zamankinden bir farkı yok bu sevişmenin. Neresi marangoz usulü bunun?” diyor. 
Adam gülerek cevap veriyor:
“Kulağımdaki kalemi fark etmedin herhalde..."