Pazar akşamı Ankara dönüşü evden limana doğru bakıyoruz.
Tam karşımızda havai fişekler patlıyor.
Hem de en fiyakalısından.
Ne güzel bir manzara&8230;
Ne büyük keyif&8230;
Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının Samsun&8217;a çıkışını ve milli mücadeleyi başlatmasını kutluyoruz.
Cumhuriyeti havai fişeklerle yaşatıyoruz.
Tüm politik tartışmaların ötesinde bu manzara müthiş keyif veriyor.
Dün sabah saat 07.10&8230;
Telefon acı acı çalışıyor.
Arayan, Zonguldak Belediyesi&8217;nin taşeron işçileri&8230;
Sonra bir başkası arıyor.
Diyor ki:
&8220;Ağabey, bize yardım edin.
Siz olmazsanız, bunlar bizim paralarımızı yine vermez.&8221;
Bu sözler, önceki günden tanık olduğumuz bir taşeron işçisinin dramını hatırlatıyor.
Arkadaşımız Toprak Kaynar ile koordine oluyoruz.
Birlikte Temizlik İşleri Müdürlüğü&8217;ne ulaşıyoruz.
Toprak çekiyor.
Telefonda konuşan işçiler konuşamıyor.
Başkan bekleniyor.
Başkan geliyor.
Ama çekim yapılması istenmiyor.
Başkan, işçiler ile orada değil, içerideki hangarda görüşmeyi tercih ediyor.
Esiyor, gürlüyor.
Gözlerini çıkartıyor.
Belli ki, canı sıkılmış.
Belli ki, çaresiz&8230;
Belli ki, sabahın o saatinde Pusula TV kamerasını görünce, hepten sinirlenmiş.
&8220;Bunlara ne gerek var?&8221; diyor.
Ve daha ileri gidiyor.
&8220;Ayağınızı denk alın&8221; diyor.
İşçiler bu mesajları, &8220;İşten atarım&8221; olarak yorumluyor.
Taşeron işçilerine önceki akşam saatlerine kadar yapılacağı belirtilen ödemeler yine yapılmamıştı.
İşçiler de, bu nedenle işe çıkmak istemiyorlardı.
Başkan, paranın ödendiğini, bankadaki gecikmeden ötürü hesaba geçmediğini söylüyordu.
İşçiler, zoraki ikna oldu ve istemeye istemeye işe çıktı.
Dışarıda bir kaçıyla konuştuk.
&8220;Akşamı bekleyeceğiz&8221; dediler.
Dün akşam saatleri oldu.
Saat 17.30&8217;a kadar ödeme yapılmamıştı.
Zonguldak Belediyesi´nin taşeron işçileri yine oyalandı, yine kandırıldı, yine sahipsiz ve yalnız bırakıldı.
Üç kuruş maaşa çalıştıkları yetmiyormuş gibi aylardır ödemeleri zamanında yapılmadığı için perişan olmaya devam ediyorlar.
Evlerine ekmek, çocuklarına süt götüremeyen çalışanlar, 2-3 aylık birikmiş alacaklarını da zamanında alamıyor.
Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, daire müdürleri ve diğer çalışanlar maaşlarını zamanında alırken, CHP ve AK Partili Meclis üyeleri oturum paralarını tıkır tıkır alırken, belediyenin en ağır işlerinde çalıştırılan taşeron işçilerinin maaşlarının ödenmemesini kimse açıklayamaz.
Daha önceleri 2-3 aylık alacaklı duruma düşen ve olay medyaya yansıdığında sus payı verilen işçilerin evlerinde huzur kalmadı.
Pek çoğu; bakkala, markete, ev sahibine borçlu durumda&8230;
Kimisi. baba parasıyla geçiniyor.
Kimisi, emekli parasıyla&8230;
Hayat zaten zordu.
Bu şekilde hepten zorlaştı.
Geride bıraktığımız son dört ayda iki taşeron işçisi intihar etti...
Geçtiğimiz günlerde Su İşleri Müdürlüğü´nde çalışan taşeron işçiler eylem yaptılar ve tek istedikleri paralarının zamanında ödenmesi oldu.
Belediye taşeron firmaya, taşeron firma çalışanlara para vermediği veya zamanında ödeme yapmadığı için olan zincirin son halkası çalışana oluyor.
Taşeron firmalar da belediyenin bu tutumundan şikayetçi.
&8220;Belediye bize zamanında versin, biz de zamanında verelim&8221; diyorlar.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP kurmayları, taşeron sistemine en fazla karşı çıkan isimler olmasına karşın CHP´li bir belediyede yaşanan emek sömürüsünü, kandırılmışlığı anlamak mümkün değil.
Aynı durum AK Partili Alaplı ve Kilimli Belediyelerinde de aylardan beri devam ediyor.
Biri umreye gidiyor, diğeri adaletten bahsedip alnını secdeden kaldırmıyor.
Her ikisi de 24 saatin 12 saatini reklam yaparak geçiriyor.
Ve benzer durumdaki diğer belediyeler.
Bahane hazır.
&8220;Paramız yok&8230;&8221;
Gözleri taşeron işçisinin üç kuruşluk maaşında&8230;
Süs havuzu, şelale, festivaller ve gereksiz harcamalara para döken belediyelerin taşeron çalışanlarının alın terinin ödenmesi, belediye çalışanlarının kıdem tazminatlarının ödenmesi söz konusu olduğunda bu ketum ve sömürgeci yaklaşımları; ne bir vicdana, ne bir mantığa sığar.
Lüzumsuz sayılabilecek işlere para bulurken, taşeron işçisinin üç kuruşluk maaşına göz koyan, zamanında ödemeyen veya ödenmesini sağlamayan, sözünde durmayan tüm belediye başkanlarına bu ayıplarını bir kez daha hatırlatıyoruz.
Yarın yine hatırlatacağız.
Yiyorsa ödemesinler!
Başkan Akdemir diyor ki:
&8220;İşçilerim beni görmek istemiş&8230;&8221;
&8220;Tehdit etmedim&8230;&8221;
&8220;Onlara yollarını anlattım&8230;&8221;
&8220;Tehdit olarak algıladılarsa, o algı meselesidir&8230;&8221;
Bu belediye başkanlarına bir çağrımız var.
Sırf bu düzensizliğe ve keyfiyete bağlı olarak, o işçilerin evlerinde dram, açlık ve yokluk varken, kapılarını icra memurları çalarken, sizin karnınız tok, cebiniz dolu ve vicdanınız rahatsa, yapacak bir şey yok.
Allah´tan korkun.
Tabii ki, sizde o korku varsa.
Günahlarınızı gözyaşı dökerek, duygu sömürüsü yaparak, hacca, umreye giderek, Cuma namazlarında boy göstererek değil, bu çalışanların emeklerinin karşılığını zamanında ödeyerek affettirin.
Sonuç olarak, zevkle izlediğimiz o havai fişekler meğer garip taşeron işçilerinin emeği, alın teri ve hakkıymış.
10 bin lira, 15 bin lira.
Artık ne kadarsa&8230;
İsterse üç lira olsun.
Biz utandık.
Atatürk yaşasaydı, kim bilir ne derdi?
MHP böyle mi kazanacak?
MHP Merkez İlçe Başkanı Gürkan Gülay, Karabük gezisinin ardından Zonguldak Belediyesi&8217;ni kazanacaklarını belirterek, çok iddialı konuşmuş.
Aynı Gürkan Gülay, Çatalağzı Termik Santrali&8217;ndeki (ÇATES) taşeron işçilerine sahip çıkmış ve gönüllerini kazanmıştı.
Ama Zonguldak Belediyesi&8217;ndeki taşeron işçisine sahip çıkmıyor.
Dün Belediye´de MHP&8217;li bir taşeron işçisi soruyor:
&8220;Zonguldak Belediyesi&8217;ni böyle mi kazanacağız?
ÇATES söz konusu olduğunda konuşan Gürkay Başkan, bize neden sahip çıkmıyor?&8221;
Yanıt Gülay&8217;ın&8230;