"İnsanların harap durumlarına aldanıp, onları hor ve aşağıda görme... Zira viranelerde haraptır ancak hazineler, bu viran yerlerde gizlidir."
Ne güzel söz değil mi?
Sen, dikkat çekmek için ne kadar çakar takarsan tak!
Eline tesbih, koluna saat takarsan tak!
Boynuna süslü kravatlar takıp hava atarsan at!
Ne kadar lüks arabaya binip, zengin ve güçlü görünmeye çalışırsan çalış!
Defineye malik viraneler var!
Viranelerde haraptır ancak hazineler, bu viran yerlerde gizlidir. 
Sen, ne kadar muska yaptırırsan yaptır!
Sen, ne kadar kollarını aça aça yürürsen yürü!
Sen, ne kadar otururken bacaklarını yaya yaya oturursan otur!
Başının göğe erdiğini sansan da, basenin yere yakın olduğu için kompleksin arşa vurur!
Ve yazıyı, yine o muhteşem sözle bitirelim...
Harabat ehlini hor görme zakir, defineye malik viraneler var!

Başkanın adamları!

Devrek’te sel oldu...
Festival nedeniyle satış standı açan esnaf perişan oldu.
Parasını isteyen esnaf, Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un adamları tarafından tehdit edildi, saldırıya uğradı!
Saldırı olayının içinde üç isim var!
Biri eskiden inek fotoğrafları çeken Şazi!
Diğeri Başkanın yeğeni Nuri!
Bir diğeri Başkanın diğer yeğeni Abdullah Bozkurt!
Yanlarında 7-8 adamla birlikte İhsan Menderes Yavuz adlı afetzede esnafa saldırmışlar!
Şazi’yi dört-beş kişi zor tutuyormuş!
Kavgayı görenler, Cüneyt Arkın’ın siyah-beyaz filmlerini hatırlamışlar!
Ne hallere düştün Devrek?

Zaman aşımı 15 yıl!

Yolda yürüyorum...
Biri kulağıma eğildi...
İl Özel İdaresi’nde çalınan teminat mektubuyla ilgili haberi ve köşe yazısını okuduğunu söyledi.
Sonra dedi ki:
“Bu suçlarda zaman aşımı 15 yıl! Merak etme... Yasin Hamzaçebi’nin işine dönmez!” 
O zaman adalete güvenip gönül rahatlığıyla bekleyeceğiz!
Demek ki, devletimiz ince eleyip sık dokuyor!
Demek ki, devletimiz ipin ucunu yakaladı, çorap gibi söküyor!
Demek ki, Yasin Hamzaçebi’nin davasında olduğu gibi işi uzatıp zaman aşımına uğratılmayacak!