Bundan beş yıl önce CHP&8217;nin Zonguldak Belediye Başkan Adayı İsmail Eşref şöyle demiş: &8220;Şehir merkezinin trafiği keşmekeş. Bu sıkışıklık nasıl giderilir, önce çevre yolu. Yeni yapılan sebze halinin oradan, un fabrikasının önünden geçen, Acılık&8217;ta itfaiyenin önünden, pazaryerinden terminale inen çevre yolu. Bu çevre yolu imarda var. Yıllarca uğraştık, programa sokulamadı. İş Karayolları&8217;nın işi, ama olacak. Ereğli yönü buradan gidecek. İkinci bir rahatlama yapılması lazım. Kilimli araçları çarşıdan geçiyor. Bunun çözümü Mithatpaşa Tüneli. Bu konu da çok önemli... Devletin işi, ama bunu biz yaptırabiliriz. Nasıl mı, yap-işlet-devret modeli ile bu yol da hizmete açılabilir, bunu da biz yapabiliriz. Bugün trafiği rahatlatma adına Gazipaşa Caddesi trafiğe kapatılarak, derenin üstü kapatılarak çözüm aranıyor. Bu bir çözüm değildir. Gazipaşa&8217;yı trafiğe kapatmanın tek yolu, alt geçit projesidir. Çok mu zor, değil. 60 günde buna çözüm bulabiliriz.&8221;
Ne diyor İsmail Eşref?
&8220;60 günde çözüm bulabiliriz.&8221;
Yanında kim var? Muharrem Akdemir&8230;
O zaman Zonguldak Belediye Meclis Üyesi Adayı idi.
Şimdi Zonguldak Belediye Başkanı&8230;
Ve CHP&8217;nin Başkan Adayı&8230;
60 günde çözebileceklerini söylediği Gazipaşa Caddesi alt geçidi 1.825 (Bin sekiz yüz yirmi beş) gündür yapılmamış.
Muharrem Akdemir yine aynı şeyi söylüyor:
&8220;Gazipaşa&8217;yı trafiğe kapatacağım.&8221;
İnanalım mı?
İsmet İnönü ne demişti:
&8220;Hadi canım sende&8230;&8221;
Kanalizasyon rezaleti&8230;
Zonguldak&8217;a milyonlarca Avro&8217;ya kanalizasyon projesi yapıldı.
Kanalizasyonlar denize akmayacaktı.
Arıtılacaktı.
Hala denize akan kanalizasyonlar var.
Ve hala arıtma tesisini düzgün çalıştıramıyoruz.
Elektrik borcu var.
Zaman zaman kesinti oluyor.
O ara ne oluyor?
Arıtmadan sonraki atık nasıl imha ediliyor?
O atık için kullanılması gereken kimyasal kullanılıyor mu?
Yoksa bu atıklar direkt denize salınıyor mu?
Bir yetkili çıkıp açıklasın.
Kimse Zonguldak halkını kandırmasın.
Fıkra gibi&8230;
Son dönemde fıkra yazmadığımız için eleştiriler geliyor.
Ama fıkra işinin ne kadar zor olduğunu bilen yok.
İnternetten saatlerce fıkra arıyoruz.
Gündemi yakalayan fıkra bulmak için.
Yardımcı olan da yok.
Gerçi şu aralar fıkraya gerek yok.
Ülkedeki siyasi çatışma da fıkra gibi.
Hükümet, &8220;Cemaat beni dinledi&8221; diyor.
Cemaat, &8220;Bizimle ilgisi yok&8221; diyor.
Akşam cemaatin yayın organlarına bakıyoruz, &8220;Ergenekon&8221; dönemindeki haberlerle aynı dili kullanıyor.
Fatih Terim&8217;in öğrettiği şey geliyor aklımıza: &8220;En iyi savunma, hücumdur.&8221;
Cemaatin de, hükümetin de yaptığı bu.
İkisi de hücum ediyor.
Bu çatışma başladığında Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, &8220;Osmanlıdan beri cemaat-devlet çatışmaları yaşanmıştır. Kazanan hep devlet olmuştur. Ama cemaatler de bitmemiştir&8221; demişti.
Ben de aynı görüşteyim&8230;