Ak Parti ile eş zamanlı olarak CHP&[#]8217;de de iç savaş var.
Belde, İlçe ve İl Kongreleri çerçevesinde fotoğraflar birbirleriyle çok örtüşüyor.
Demokrasi&[#]8217;nin &[#]8216;D&[#]8217;si taban için yeterli.
Demokrasi&[#]8217;ye sığınan hemen hemen herkesin demokratik olmayan yollardan beklentilerini gözlemliyoruz.
Psikolojik ve sosyolojik baskılar eksik olmuyor.
Türkiye&[#]8217;de parti içi demokrasi olayının koca bir yalandan ibaret olduğu bir kez daha görülüyor.
Yani her partinin içinde &[#]8216;Biat Kültürü&[#]8217;nün ağırlığını görüyoruz.
Ak Parti bu konuda daha dürüst.
MHP de Ak Parti ile CHP arasında.
CHP ise demokrasiyi en çok benimseyen, savunan siyasi partilerden biri olmasına karşın ruhundaki &[#]8216;Biat&[#]8217; hep galip geliyor.
Ak Parti Genel Merkezi; &[#]8220;Başarılı olmak zorundayım. Kiminle çalışacağıma ben karar veririm&[#]8221; diyor.
Eliyor&[#]8230; Eliyor...
Listeleri teke düşürmeye zorluyor.
Baskı yapıyor.
&[#]8216;İstemediğim adam seçilirse görevden alırım´ şeklinde zorlamaları da duyuyoruz.
Buna rağmen partiye olan inanç dikkat çekiyor.
Güç ve inanç etkili.
CHP ise daha cesur!
Arada Genel Merkez´e muhalif isimler de seçilebiliyor.
Uygulamaya gelince armutla elmalar birbirine fena karışıyor.
Parti ruhundan öte, kişilerin ruhu öne çıkan CHP&[#]8217;de arıza bitmiyor.
Evde hep kavga var.
Kavga sokaklara, yollara, sayfalara taşıyor.
Sürekli kavga-gürültü olan bir eve nasıl bakarsınız?
Halk da CHP&[#]8217;ye öyle bakıyor.
Yerelde de aynı, genelde de...
Bu yüzden fazla bir şey değişmeyeceği kesin gibi.
Bireysel yaratıcılığı, üretkenliği ve çalışkanlığıyla öne çıkan isimler gelse ne yazar?
CHP üst yönetiminin teşkilatlarını birbirine düşürdüğü, kırdığı ve tembelleştirdiği bir ortamda onlar da birer birer harcanıyor.
Bazen yaşananlar karşısında partisine kızan tabanının; &[#]8220;Keşke CHP de Ak Parti gibi biat edebilen bir parti olsa!&[#]8221; dediğini duyar gibiyiz.
&[#]8216;Biat&[#]8217; her ne kadar CHP&[#]8217;nin ruhuna aykırı da olsa tabanın canı &[#]8216;Tak&[#]8217; etmiş durumda!
Bu nedenle kaybeden hep CHP oluyor.
CHP&[#]8217;nin parti içi demokrasiden çok parti içi samimiyete, kader birliğine ihtiyacı var!
Önce samimi olabilseler, demokrasi arkadan gelecek.
Kendisini partisinin üzerinde görenlerle bu işler olmaz.
Vaktini kendisini geliştirmek, partisini büyütmekten çok başkalarını yerden yere vurmak için harcayanlarla ancak bu kadar!
Teşkilattan Milletvekili seçilen Ali İhsan Köktürk&[#]8217;ün tabandan bu kadar korkmasına, bu kadar ürkmesine gerek yok.
Köktürk&[#]8217;e düşen görev; partiyi ve örgütleri dinamik kılacak, dayanışma duygusunu artıracak her adımı atabilmek olmalıydı.
Olmadı, olmuyor.
Nerede Çaycuma İlçe Başkanı olarak tanıdığımız Ali İhsan Köktürk, nerede Milletvekili Ali İhsan Köktürk!
CHP&[#]8217;nin ölü delegeleri!
CHP Merkez İlçe Başkanı Tarık Coşkun&[#]8217;a ölü olduğu halde Kozlu&[#]8217;daki delege seçimlerinde önseçim delegesi yapılan iki kişiyi soruyorum.
&[#]8220;Ölüler imza atmamış. Karşılarında imza olsa neyse...&[#]8221; diyerek fazla büyütülecek bir durum olmadığını gösteriyor.
Kozlu&[#]8217;da delege seçimleri iptal edildi.
Ancak iptal gerekçesi ölüler değil.
Merkez İlçe Yönetimi seçimi iptal etmedi ancak İl Yönetimi doğru bir iş yapmış görünüyor.
Bir anlamda seçimleri iptal ederek bundan sonraki tartışmalarının önünü kesmiş oldu.
Bu durumda hem ölülerin delege olarak kaydedilmesinin, hem de sandık görevlisinin aynı zamanda delege olmasının savunulacak yanı yok.
Yapılacak en doğru şey; ölülerden özür dilenmesi!
Bak şu milletvekillerinin yaptığına!
Zonguldak Milletvekilleri Ercan Candan ve Ali İhsan Köktürk&[#]8217;ün; Ankara&[#]8217;da ilişki kurdukları bazı yayın organlarını Zonguldak&[#]8217;a göndererek para kazanmalarına aracılık ettikleri ortaya çıktı.
Zonguldak basınına 9 lira katkısı olmayan milletvekillerinin hangi yüzle Ankara&[#]8217;dan gönderdikleri basın kuruluşlarına 9-10 bin lira katkı istediklerini merak ediyoruz doğrusu.
Sanırım Zonguldak&[#]8217;ta emeğiyle, canla-başla uğraşan bütün meslektaşlarımız da benzer görüştedir.
Esasında bu olay yeni değil.
Geçmiş yıllarda da bunların benzeri çok oldu.
Milletvekillerinin selamıyla kentin valisine gelen yayıncılar kapı kapı dolaşıp, dandik-dundik röportajlar yapıp para topladılar.
Valiler ise Milletvekillerinin selamıyla gelen bu muhteremlere devletin her türlü imkanlarını sunup, işadamlarına telefon ettiler.
Zonguldak&[#]8217;taki gazetelere destek olmaya yanaşmayan işadamları, belediye başkanları, sendikacılar validen, milletvekilinden gelen selamlara kayıtsız kalmadı.
Zonguldak Milletvekilleri önce sayfalarını işgal ettikleri Zonguldak basınına sahip çıksınlar.
Ulusal firmaların ilan ve reklamlarının Zonguldak basınına da verilmesi için destek olsunlar.
Zonguldak Valisi Erol Ayyıldız umarım bu işlere alet olmaz.
Umarım sendikalar, işadamları ve sivil toplum kuruluşları bu işlere alet olmaz.