Diyor ki:

“Beyin ölümü gerçekleşti...”

Diyor ki:

“Bakan Bey şimdi soruyor: Fişi şimdi mi çekeyim, sonra mı çekeyim?”

Diyor ki:

“Hakkınızı helal edin…”

Sonra imam soracak:

“Nasıl bilirdiniz?”

[*] [*] [*] [*]

Zonguldak’ın mecburi gündemi yine TTK…

Baksanıza olanlara…

Nasıl olmasın!

Başka ekmek kapısı mı var, doğru dürüst bu kentte?

Şimdi birileri diyor ki:

“TTK, bu kentin olmazsa olmazı olmaktan çıktı.”

Çok affedersin birader;

Kaç tane üretim, istihdam tesisi açtınız da, kaç tane fabrika açtınız da TTK’yı bu kentin önceliği olmaktan çıkardınız?

Ne yaptınız da TTK’sız da Zonguldak’ın yaşayabileceğine karar verdiniz?

[*] [*] [*] [*]

TTK’dan beslenenler…

TTK’nın altından girip üstünden çıkanlar…

TTK ile yan gelip yatanlar…

TTK’nın üzerinden zırvalayanlar…

Emeğin, alın terinin üzerinden, işçinin üzerinden siyasi, maddi ve sendikal rant sağlayanlar…

Bunları yaptığı halde üç dakika adam gibi dik duramayanlar!

Hangi birini sayalım şimdi?

[*] [*] [*] [*]

İktidar fişi çekmeden, işine gelenler alkış tutmadan, mecburcular ortadan kaçışmadan, sendikacılar kendi dertlerini düşünmeden bunları sormak gerekiyor.

Ekonomik, tarihsel, vicdani ve kültürel misyon bize bunları hatırlatıyor.

[*] [*] [*] [*]

Liman arkasındaydık.

2004 yılı…

Maden Şehitleri Anıtı’nın açılışındayız.

Rıfat Dağdelen, TTK Genel Müdürlüğü’ne yeni atanmış.

Havası o biçim.

Bir maden şehidinin evladı, bu kente Genel Müdür oluyor.

Bu her anlamda önemli…

Üstelik, iktidar partisi kuruma iyi bakışını göstermek için TTK’ya solcu Genel Müdür atıyor.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törende, yine o dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’in özel sektör ve TTK olarak yıllık 9,5 milyon ton üretim ve 10 bin istihdam sözü var.

Yeni bir umut…

Yeni bir heyecan…

Tam 12 sene önceydi.

Şimdi diyorlar ki:

“Zarar çok büyük... Satıp, özelleştireceğiz…”

[*] [*] [*] [*]

O gün yaşananlar ve söylenenler ile bugün yapılmak istenenlerin arasındaki çelişkileri bize en güzel özetleyen isim, 22’nci Dönem CHP Zonguldak Milletvekili Harun Akın oldu.

Akın’ın Pusula’da yer alan TTK açıklamaları, kısa sürede 33 binin üzerindeki kişi tarafından okundu.

[*] [*] [*] [*]

Zonguldak siyasetinin, durumun izahında bile sınıfta kaldığı böylesi bir dönemde bir eski milletvekilinin yıllardır verdiği mücadelesinin örneği sözleri duyduk.

Hep diyoruz.

Zeki Çakan ve Harun Akın, temsil gücü açısından mecliste olması gereken iki isimdi.

Yaşadıkça, gördükçe bunları çok daha iyi görüyoruz, ki bu başka bir tartışma konusu!

[*] [*] [*] [*]

Harun Akın diyor ki:

“Enerji Bakanı, ‘TTK böyle gitmez, yeni bir yapılandırma gerekli’ diyor. Özelleştirmeden bahsediyor.

Öncelikle AKP hükümetinin özelleştirme yapmadığı iş değil.

AKP, bu güne kadar 50 milyar Doların üzerinde özelleştirme yaptı. Bu ülkenin en önemli kaynaklarını ve kurumlarını sattı. Özelleştirmede anlayış, istihdamın ve üretimin artmasıdır.

Ama özelleştirilen kurumların hiç birisinde bu olmadı.

Bugün sattığın kurumlardan 50 milyar Dolar kazanabilir misin? Hayır, kazanamazsın, satılan gidiyor.

TTK’yı var eden şehrimizin zaman zaman gösterdiği dirençlerdir, bizlerin ve bizden önceki arkadaşların çalışmalarıdır.”

[*] [*] [*] [*]

Devam ediyor:

“Aslında AKP, TTK’nın özelleştirilmesinde çok geç kaldı, artık canları sıkılmaya başladı. TTK’yı 2003 yılında satmak, özelleştirmek istemişlerdi. Dönemin Başbakanı, şimdiki Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bunu canlı yayında ulusal bir kanalda ifade etmişti. TTK’nın zarar ettiğini, böyle gitmeyeceğini söylemişti. ‘TTK ve Tekel satılacak’ demişti. O gün, bu gündür sıranın TTK’ya gelmesi bekleniyor.”

[*] [*] [*] [*]

Devam ediyor:

“Elimden geleni yaptım ve vicdanım rahat, ama huzursuzum.

Bana göre TTK’nın beyin ölümü ger-çek-leş-miş-tir.

Beyin ölümü gerçekleşen bir hasta olduğu zaman doktor dışarıya çıkıyor ve hasta yakınlarına, ‘Hastanızın beyin ölümü gerçekleşmiştir. Eğer arzu ederseniz, fişi çekeceğiz’ der. Aile başlar ağlamaya, sızlamaya, ama 2 veya 3 gün sonra fiş çekiliyor. Zaten hasta da kaybedilmiş oluyor.

Şimdi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, ‘Ben beyin ölümü gerçekleşmiş olan TTK’nın fişini çekmek istiyorum, hakkınızı helal edin’ diyor. Fişi çekmenin gerekçelerini de söylüyorum. Buradan geriye dönüş gerçekten çok zor, imkansız değil, ama çok zor."

[*] [*] [*] [*]

Anlaşılan o ki, Zonguldak’ın refleksi kontrol ediliyor.

Zonguldak TSO Başkanı Metin Demir’in dediği gibi bu işe, “Hayır, sattırmayız” demekle olmuyor.

Ancak yeni bir plan adı altında planlar da bu kente uymuyor.

O zaman?

İktidarın kendi işletme hatalarından dolayı koca Zonguldak’ı cezalandırmaya kalkmasına, öncelikle bu kurumun ekmeğini yiyen ve sırtından geçinenlerin sahip çıkması gerek.

TTK’nın sırtından geçinen AK Partili siyasilerin ve oy veren işçilerin, iktidara çalışan sendikacıların bir şeyler söyleyebilmesi gerekiyor.

[*] [*] [*] [*]

Yukarıdaki çelişkileri adam gibi sorabilmek gerekiyor.

Bu kötü yönetimin, bu faturanın hesabını Zonguldak’a ödetmeye çalışanların rahatlığı karşısında geldiğimiz noktaya bakın.

Bu siyasilerin değil, kentin meselesi…

Yani normal şartlarda öyle olması gerekiyor.

Ak Saray’ın, Bakanlıkların, bazı kurumların fahiş ağırlama giderlerine ses edemeyen Zonguldaklı, TTK’nın kapatılmak istenmesi karşısında garip, ezik, teslimiyetçi ve iki dakikada birbirini satmaya hazır.

Sen kent olarak birbirini satmaya bu kadar hazır olursan, zaten seni zaten satarlar.

Bitpazarına düşersin de haberin olmaz!

[*] [*] [*] [*]

Anlamayanlar, anlamak istemeyenler ve işine gelmeyenler lütfen bir daha okusun!

Bizim mahalle!

Haftaya başladık.

Güzel şeyler yazmak istiyoruz.

Biliyoruz, güzel şeyler duymak istiyorsunuz.

Güzel şeyler duymak istiyoruz.

Hayatın sunduğu güzellikler var.

Bir sürü hem de…

Sayamayacağımız kadar

Bu kentin doğal ve insan ilişkileri üzerine güzel yönleri var.

Onlar da sayamayacağımız kadar.

“Güzel bakan, güzel görür” derler.

Biz böyle buralarda eleştirel bakmak zorundayız.

Çünkü kentin meseleleri var.

Aldatılan, kandırılan bir toplum var.

Kayıp zamanlar büyüyor.

İnsanlar göçe zorlanıyor.

Başka başka sıkıntılar var.

İstiyoruz ki, Zonguldak ve ilçeleri de çok daha yaşanılabilir olsun.

Türkiye’nin, dünyanın nimetlerinden daha fazla yararlansın.

Bireysel memnuniyetleri değil de, toplumsal memnuniyetler öne çıksın.

İnsanoğlu insan…

Çıplak geldik.

Çıplak gideceğiz.

Şunun şurasında ne kaldığını bilmeden, anlamadan…

Bu kavgalar, bu koşuşturmalar hiç bitmeyecek.

Bir bakmışız ki, biz bitmişiz.

Dertler, tasalar, kavgalar, mücadeleler devam ediyor.

O yüzden ister istemez yazdıklarımız, paylaştıklarımız içinizi karamsarlığa iten şeyler.

Evet, mücadele edelim, ama her şeye rağmen iyi tarafından bakalım.

Bu cennet kentin kıymetini, büyük metropol yerine aynı mahallede Zonguldak mahallesinde yaşamanın kıymetini bilelim.