Geçtiğimiz dönem de yazmıştım.
Bizim,
Zonguldak Sol’u,
Romantik cümleler ile,
Milletin gönlünü eyliyor.
Mehmet Ali Birand’ın,
32. Gün Programı’nda yayınlanan belgesellerde,
Rahşan Ecevit,
Bülent Ecevit’i,
Başkent Üniversitesi Hastanesi’nden,
Kaçırdığını söylüyor.
Ecevit,
Zonguldak’tan milletvekili olmuş,
Başbakan olmuştu.
Aynı Zonguldak,
Ve Zonguldak Sol’u,
Haberal’ı ,
Yine Zonguldak’tan,
Milletvekili seçmişti.
Ergenekon davaları sebebiyle,
Bu işe girişilmişti.
O dönem,
CHP İl Başkanı Halil Furat’tı.
MHP MYK üyesi Erkan Haberal,
CHP’yi,
Halil Furat ile dizayn etmişti.
Halil Furat,
Her devrin adamı.
O dönem,
Erkan Haberal’dan emir alıyordu.
Zonguldak’ın,
Kallavi solcuları,
Buna göz yummuştu.
Bakmayın,
Hak,
Hukuk,
Adalet,
Liyakat demelerine.
Sevgililer Günü cümleleri bunlar.
Seçim gelince,
Zonguldak CHP’lileri,
Çok sever bu cümleleri.
Tahsin Erdem’de görmedik mi?
Liyakata baktı mı?
Koç başı ile yıkılmayacak,
Sosyalist cenahtan,
Kavaklık Çetesi’nden,
Nazmi Ağabeye bakın!
Sicili olan adamları yönetime almak zorunda kaldı.
Tek doğrusu,
Dilan Şahin!
İl Başkanı Devrim Dural’a bakın.
Çoluk çocuğun elinde maskara oldu.
Korkudan,
Telefon dahi açamıyor.
Kukla ustası,
Tahsin Erdem kızar diye.
Neyse ki,
Ramazan Ayı geldi.
Hacivat ile Karagöz’ün kukla performansını,
Sıkça izleriz.
Öyle değil mi Karagözüm?
Aman Devrim Başkanım!
* * * * * * * * * *
Devrim Dural demişken,
CHP İl Yönetiminde,
İşler iyi gitmiyor.
Devrim Dural başkanlığında,
Tahsin Erdem himayelerinde kurulan,
CHP İl Kreşinde,
Sert tartışmalar yaşanıyor.
Ahmet Ateş ile Orhan Yücel,
Devrim Dural’a kök söktürüyor.
Geçtiğimiz günlerde,
Toplantıda,
Sert tartışmalar yaşandı.
İl Başkanı’na azar bile kayıldı.
İşler sertleştikçe,
Herkes kabuğuna çekilmeye başladı.
Mesela,
Emirhan Erdem görünmüyor.
O da,
Babası gibi,
Ruhunu dinlediriyor.
Babası İspanya, Portekiz’de,
Emirhan,
Zonguldak’ta.
Tahsin Erdem daha vizyonlu.
Gerçi,
Bira içen Emirhan’dan,
Ne kadar vizyon bekleyebiliriz?
Bana sorarsanız,
Aralarında,
En akıllı çocuk Orhan.
Hiç medyayla uğraşmıyor.
Emirhan,
CHP’yi dizayn ettiği gibi,
Zonguldak basınını da dizayn edeceğini sandı.
Elinde tespihle,
Gazipaşa’da volta atmakla,
Her yer dizayn olmuyor.
Bak baban yurt dışında,
Şehirde değil.
Esamen okunmuyor.
Bir vakit gelecek,
Daha ağırını yaşayacaksın.
Yine diyorum Emirhan!
Kurulsa pazarın hiçe gidersin,
Zatını alemde cevher mi sandın?
* * * * * * * * * *
Tahsin Erdem’di,
Emirhan’dı,
Security Ahmet Ateş’ti…
Mesela,
Seyithan Erdem’i neden yazmıyoruz?
Seyithan,
Emirhan gibi değil.
İşinde gücünde.
Ego mastrubasyonu yapmıyor.
Adam realist!
Stajını yapıyor.
Evleneceği için,
Reel işlerle uğraşıyor.
Şimdi,
Seyithan’ın nesini yazayım?
Alkışlanacak adam yazılır mı?
Elini ayağını çekti.
Ağabeyi gibi,
Her sektöre ayar vermeye kalkmıyor.
Arkadaşlarını satmıyor.
Aforoz etmiyor.
Pusu kurmuyor.
İhanet görmüyor.
Yazılacak tek şey var.
Merkez İlçede eş başkan olan,
Seyithan’ın kayınpederi,
Bizim ‘dünür’ dediğimiz,
Yusuf Yamakoğlu.
O da duruldu bu aralar.
Yahu şu ateşli Tahsin Erdem ekibine ne oldu?
Samet Albayrak yeniçeri ocağında.
Emirhan Erdem kayıp.
Tahsin Erdem İspanya’da.
Bora Amasralı maçta.
Ahmet Ateş pilateste.
Devrim Dural kuklacıda.
Nazmi Özden Bahane’de.
Neyse!
Emirhan böyle olmuyor.
Sarmıyor açıkçası.
Paravanı açalım.
Birer kahve içelim.
Anlatacaklarım var.
* * * * * * * * * *
Şimdi,
Benim özel hayatımı falan merak edenler var.
Rutinimi de merak edenler var.
Efendim!
Ben sabah dokuz ile on iki arasındaki saatlerden nefret ederim.
Keza,
Babam saat on bir gibi vefat etmişti.
Karanlığı,
Ve,
Uzun geceleri çok severim.
Alkol kullanmam.
Sadece rakı içerim.
Rakı alkol değildir.
Üniversiteyi bile,
Akşam okulunda okudum.
İkinci öğretimdim.
Sanat, sepet işlere pek meraklıyım.
Şiir kutsalımdır.
Öğleden sonra,
Üç ile altı saatleri arasına hayranım.
Gece yarısı not alma ve okuma saatlerimdir.
İyi huyluyumdur.
Bana bulaşmazlarsa ısırmam.
Tuvalet eğitimim vardır.
Kuru mama sevmem.
Beni sahiplenmek isteyen varsa,
Velayetimi babamdan almanız lazım.
O da Beycuma Aile Mezarlığı’nda,
Sanmam ki beni sahiplendirsin.
Rahmetli arada kızıyordu ama,
Benden vazgeçmez sanırım.
Eskiden sarı filtre sigara içerdim.
Şimdi beyaz filtreye döndüm.
Bana sorarsanız azaltmış oldum.
Ama eş, dost öyle demiyor.
AVM ve kafeleri sevmem.
Alt Cemiyeti üstüme yapsalar hayır demem.
20’li yaşlarımdan,
Yarım kalan bir sevda işim oldu.
O da rakıya ve şiire bahane oldu.
Ata sporum,
Ali Rıza ağabeyden laf işitmektir.
Ama o da göbek eritmiyor.
İki kazım,
İki ördeğim,
İki tavuğum,
Bir balığım,
Ve Çakıl hanımı himaye ederim.
Tavuğum 13 yaşında.
Yumurtlamıyor hergele.
Grev yapıyor sanırım.
Bizim tavuğa,
Babamdan solculuk geçti sanırım.
Arada kümesten çıkarıyorum.
Yarı açık cezaevine alıyorum.
Bir tane mimar dostum var.
Al takke ve Külah yapıyoruz.
Vakfıkebirli bu arada.
Ama kibirlilerinden değil.
Eşin, dostun zorbalamayı seviyorum.
Biraz gazetecilik yapıp.
Birkaç kadına aşık olup,
Biraz da rakı içip,
Beycuma Aile Mezarlığı’na,
Motor freni ile gitmeyi planlıyorum.
İyi günler dilerim.