Bodrum&[#]8217;da İnşaat Yüksek Mühendisi Bülent Kantarcı&[#]8217;nın konuğu olduk. Sohbetin en koyu yerinde &[#]8220;Güneş misin, rüzgar mı?&[#]8221; dedi.
Ve şu hikayeyi anlattı:
&[#]8220;Adamın biri şapkasını ve ceketini iyice giyinmiş, yolda gidiyormuş. Güneş ile rüzgâr iddiaya girmişler: &[#]8216;Bu adamın şapkasını ve ceketini kim çıkarabilir?&[#]8217; diye. Kura çekmişler, öncelik rüzgâra düşmüş. Rüzgâr estikçe esmiş. Adam, rüzgâr arttıkça şapkasına ve ceketine daha sıkı sarılmış. Rüzgâr fırtınaya dönüşmüş, adamı yerden yere savurmuş. Nafile. Adam ceketini ve şapkasını kaptırmamak için var gücüyle mücadele ediyormuş. Sonunda rüzgâr pes etmiş. Daha sonra sıra güneşe gelmiş. O biraz görününce adam sıcaktan bunalıp şapkasını çıkarmış, güneş biraz daha sıcaklığını arttırınca ceketinin düğmelerini çözmüş. Güneş iyice ısıtınca da ceketini çıkarmış. Rüzgâr, güneşe: &[#]8216;Tamam, davayı sen kazandın, adamın ceketini ve şapkasını çıkartmayı başardın&[#]8217; demiş.
Kantarcı, tekrar sordu: &[#]8220;Şimdi söyle bakalım. Güneş misin, rüzgar mı?&[#]8221;
Yanıtım şu oldu: &[#]8220;Eskiden rüzgârdım. Şimdi güneş olmaya çalışıyorum.&[#]8221;


Testinin içinde ne varsa&[#]8230;


Öyle yorulmuş ve testiyi öylesine boşaltmıştık ki uzunca bir tatili hak etmiştik. Neyse, işimizin başına döndük ve karşınızdayız. Bu arada fırsat bulup okuyamadığımız kitaplara da kavuştuk.
Yazar Mustafa Çeşitcioğlu&[#]8217;nun &[#]8220;Pozitif İletişim&[#]8221; adlı kitabını okudum.
Kitap, Hazreti Mevlana&[#]8217;nın &[#]8220;Testinin içinde ne varsa, dışarı o sızar&[#]8221; sözüyle başlıyor.
Yani tam da bizi anlatıyor.
Ve bakın ne diyor Mustafa Çeşitcioğlu:
&[#]8220;Film makinesinden perdeye yansıyan görüntüyü değiştirmek istediğimizde, makinedeki film üzerinde çalışmak gerekir. Perdedeki görüntü üzerinde uğraşırsak, bir sonuç alamayız.&[#]8221;
İşte kitaptaki bu bölümü okuduğumda, Zonguldak&[#]8217;ta sorunların neden çözülmediğini çok net bir şekilde anlamış olduk. Biz, perdeye yansıyan bölümü yazıyor, eleştiriyor, düzeltilmesini istiyoruz. Oysa filme, senaryoya, yönetmene ve yapımcıya bakmamız gerekiyor.
Sonuçta iş dönüp dolaşıp &[#]8220;Testinin içine&[#]8221; geliyor. Testinin içini iyi doldurmak lazım.


Neyzen Tevfik&[#]8217;ten&[#]8230;


Tanıdıklarından biri yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfik&[#]8217;e göstererek fikrini sorar. Neyzen beğenmediğini ifade edince adam; &[#]8220;İyi ama&[#]8221; der; &[#]8220;Siz hiç roman yazmadınız ki!&[#]8221; Neyzen şu cevabı verir: &[#]8220;Ben yumurtanın tazesini bayatını iyi bilirim. Ama bugüne kadar hiç yumurtlamadım.&[#]8221;
İşte biz gazetecilerin durumu da aslında budur. Ama bazı gazetecilerin hemen her konuda uzman kesilmeleri de doğru değil.
Tavuktan çok tavuk olmaya da gerek yok.
Öyle değil mi?


- Günün Sözü -


Sahip olduğunuz tek şey bir çekiç ise, herkesi bir çivi olarak görürsünüz.

- Abraham Maslow -