TTK Karadon Müessese Müdürlüğü&[#]8217;nde yaşanan ve 30 maden işçisinin mahsur kaldığı, hayatlarından endişe edildiği patlamaya dair sorulacak çok soru, aranacak çok yanıt var.
İki gündür onlarca kişiyle konuşuyor, bilgi aktarıyoruz. Bilgi kirliliği yaşanmaması için de elimizden geleni yapıyoruz.
Ancak süreç uzadıkça soru işaretleri de hep önümüze geliyor.
Bir mucize umuduyla dualarımızı yaparken, sorularımızı da sıralayalım.
Bir
Patlamanın yaşandığı Karadon&[#]8217;daki ocakta Yapı-Tek elemanları kaç grup halinde çalışıyordu?
Üç grup halinde çalışıyorlarsa bunların konumları tam olarak belli mi?
İki
Grizu patlaması yaşanmadan yaklaşık 25 dakika önce ana galeride ilerleme yapmak için dinamit patlatıldığı biliniyor. Bu arada çıkan metan gazı seviyesi konusundaki bilgiler de şimdilik meçhul. Bu ön patlatılma sırasında çıkan metan gazının yoğunluğu neden fark edilemedi? Buradaki patlatma sırasında diğer kollardaki işçilere bilgi
verildi mi?
Üç
Eksi 540 kodunda yaşanan şiddetli patlama nedeniyle asansör, kuyu ve binalarda hasarlar oldu. Bu kadar şiddetli patlamaya rağmen neden başta &[#]8220;Elektrik kablosu patladı. Önemli bir şey olduğunu zannetmiyoruz&[#]8221; yanıtı verildi. Bu kurumun yöneticileri elektrik kablosunun patlamasıyla grizu patlamasının yaratacağı
şiddetin farkını anlamayacak kadar bilgisiz mi?
Dört
Genel Müdür Burhan İnan yurt dışındaydı.
Enerji Bakanı geldiğinde bile kendisine sağlıklı bilgi verebilecek kimse bulunamadı. Grizu sonrası kriz neden doğru yönetilemedi? Tahlisiye ekipleri dışında kurum neden organize olamadı?
Emir komuta zincirini kim, nasıl yönetti?
Beş
Patlamanın şokunun ardından Karadon kuyusundan girmeye çalışıldı. Ancak meydana gelen hasar nedeniyle kurtarma yapılamadı.
Buradan müdahale yapılması durumunda çoktan içeriye girilmiş ve müdahale edilmişti. Bu olasılıklar neden zamanında göz önünde bulundurulmadı?
Altı
Eksi 540 kodunda meydana gelen patlama yaklaşık bir saat sonra olsa üst galerilerde
bulunan Türkiye Taşkömürü Kurumu işçilerinin akıbeti ne olacaktı? O sırada dışarı çıkmaya ve girmeye hazırlanan işçilerin muhtemel sayısı 800 civarındaysa böyle bir patlamanın etkisiyle kaç işçi daha patlamaya veya gaz zehirlenmesine bağlı olarak mahsur kalacaktı?
Yedi
Karadon&[#]8217;da Yapı-Tek firması, Kozlu ve Üzülmez&[#]8217;de Star firmasının çalışmaları ne sıklıkta ve adam gibi denetleniyor? İş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda TTK bu kurumlara yaptırım uyguluyor mu? Bu kurumlarda daha önce hangi iş kazaları ve patlamalar meydana geldi? Özellikle Star&[#]8217;ın çalıştığı alanlarda meydana gelen iş
kazaları ve patlamalar basına yansıtılmadan kapatıldı mı?
Sekiz
Türkiye Taşkömürü Kurumu içinde, yani TTK&[#]8217;nın kendi evinde özel sektörün eliyle grizu patlatmasına neden olan uygulayıcı ve düzenleyiciler bu durumdan ve sonuçtan
memnun mu? Yoksa 1992 yılında TTK&[#]8217;nin Kozlu İşletmesi&[#]8217;nde 263 işçinin yaşamını yitirmesini örnek göstererek bu sonucu hafifletmeyi mi düşünüyorlar?
Dokuz
Karadon&[#]8217;dan müdahale yapılamayacağı bilindiği halde neden zaman kaybedildi? Gelik&[#]8217;ten girilerek içerdeki gaz ve dumanın çıkarılması için neden daha çabuk olunmadı? Bu süreçte ne yapılacağı konusunda kimler, kimlerden emir bekledi?
On
Yapı-Tek veya Star Madencilik&[#]8217;in çalıştığı alanlarda TTK adına sürekli bir denetleyici neden yok? Firma yöneticileri ile kurum yöneticileri arasında hatır-gönül ilişkileri nedeniyle bazı şeyler görmezden mi geliniyor? Bu durum özel sektörün işi biraz savsaklamasına yol açıyorsa gerçek sorumlu kimdir?
Onbir
1992 yılındaki büyük grizu faciasının ardından işçi sağlığı ve iş güvenliğine bu kadar yatırım yapan TTK nasıl oldu da kendi evine aldığı kar hırsını sıkı sıkı denetlemeyi göz ardı etti?
Firmaların sözleşmeleri bu facianın ardından yeniden gözden geçirilecek mi?