Zonguldak Belediye Meclisi’ni takip ettiğim zamanlar…

Muharrem Akdemir dönemiydi.

Yanılmıyorsam,

Cittaslow Şehir diye bir konsept getirdiler.

Sanırım Holladalılardı.

Nedir bu Cittaslow şehir?

Cittaslow şehir ne demek?

Cittaslow, hızlı şehir hayatı ve akabinde hızlı yaşamanın karşısında, Hayatın daha sakin, Yavaşça yaşanarak tadının çıkarabileceğidir.

Düşünebiliyor musunuz?

Bu konsept geldiğinde,

Acılık ile ilgili ‘Acılık’a gök taşı vurdu’ şeklinde haberler yapılıyordu.

Her yer,

Diz boyuna yakın çukurdu.

Yani,

Holladalıların derdine bak,

Bizim derdimize bak.

Basit ve temel sorunları çözememişken,

Sessiz şehir,

Yavaş şehir fantezisi meclisteydi.

Ciddi ciddi bunu mecliste konuştular.

Şehrin ortasından,

Kömür treni geçerken,

Düdüğünü öttürürken hem de.

Adamlar,

Şehirciliği nasıl aşmışlarsa,

Bu meseleyi dert edinmişler kendilerine.

O dönem buna çok gülmüştüm.

Şehri yönetenler,

Bunlarla oyalıyorlardı kendilerini.

Şimdilerde bakıyorum.

Şehir olma refleksi geliştiriyoruz.

Köprü kalkıyor.

Sahil yapılıyor.

Dere ıslahı gerçekleşiyor.

Elmas Park yapılıyor.

Uzun Mehmet Cami şehre kazandırılıyor.

Asfaltı dökülüyor.

Kanalizasyonu yapılıyor.

Lavuar Alanı'na kazma vurulacak…

Kurumsal bir akıl iş başında.

Ömer Selim Alan döneminde oluyor bunlar.

İşte gerçekle,

Fantezi arasındaki fark bu.

Zonguldak geçmiş dönemde fantezi ile yönetildi.

Ancak gerçekler,

Acılık’ta ki çukurlardı.

Öte yandan,

Başkan Alan,

Bugün Valilik binasının taşınacağını söyledi.

Belediye hizmet binası da taşınmalı.

Adliye,

Jandarma,

Emniyet,

Hepsi taşınmalı.

Asma Tünelleri neden yapıldı?

69 Ambarlarını unutun artık.

Asma Tünelleri ötesini düşünmeliyiz.

Öte yandan,

Başkan Alan,

Alt yapıdan sonra,

Sanatsal yapılara girileceğini söyledi.

Benim bir önerim olacak.

Sayın Başkan,

Bodrum’da olduğu gibi,

Zonguldak’ta ki binaların dış cephe boyaları,

Veya kaplamaları tek renk veya iki renk olsun.

Bu zorunlu hale getirilsin.

Yeşil-Mavi.

Veya,

Beyaz-Mavi.

Düşünsenize,

Sahilden Bahçelievler mevkine doğru baktığınızı.

Bir hayal edelim sadece.

Çarşıya da tabela zorunluluğu gelsin.

Tek tip tabelalar olsun.

Derli toplu dursun.

Bina dış cephe boyası önemli.

Ama muhalefet ona da bir şey bulur.

Motorları maviliklere süreceğiz dersek bir şey demezler belki.

Ama yeşil boyaya,

Şekil sermaye diyebilirler.

Aklımızda bulunsun.

Şehrimiz biraz renklensin.

Çok griyiz yahu.

Grinin 50 tonu Zonguldak.

* * * * * * * * * *

Üstteki yazıyı,

Yazabildiğim için çok mutluyum.

Bizi bazen sadece,

Kavga ediyor sanıyorlar.

Halbuki,

Ayak oyunlarından,

Mücadeleden,

Şehre katkı verecek fırsat bulamıyoruz.

Ama ne yapalım,

Biz kaldırım derken,

Birileri saldırın diyor.

Hal böyle olunca,

İş başa düşüyor.

Kavga istemiyoruz diyor,

Dönüyor atış yapıyor.

Eeee bize tokat atana,

Gül atacak değiliz ya!

Neyse efendim!

Şu Kardemir kömür toplama alanına da,

Bir çözüm bulmamız gerekiyor.

Kent merkezi,

Ağır sanayi toplama alanı değil.

İnsan yaşıyor burada.

Karabüklüler,

Bizim kadar,

Kömür tozu çekmiyordur ciğerlerine.

Şu güzelim şehri,

Biraz sevelim.

Etinden sütünden,

Bu kadar faydalandığımız yeter.