İnsana siyaset kurdu girmeye görsün.
Can çıkmayınca, o kurt da çıkmaz.
O yüzden sokaklar aday adaylarıyla ve adaylarla dolu.
Ve her seçim döneminde bu kişiler, vitrine çıkabilmek için yırtınırlar.
Klasik sözleri de şudur:
&[#]8220;Halkımız bir görev verirse kaçmam.&[#]8221;
Kardeşim, daha önce defalarca aday oldunuz, halk size görev vermedi. Ne diye iki de bir çıkıyorsunuz, anlamış değiliz.
Bir de eski başkanlar vardır.
Defalarca aday olmuşlar, bir kere seçilmişler, halk pişman olmuş, bir daha seçilememişler.
Bunlar da çıkarlar iki de bir meydana.
Yahu kardeşim, halk seni istemediği için gönderdi.
Sen seçilmedin ki&[#]8230;
Partin seçildi.
Sen partiye kaybettirdin.
Hala çıkıp &[#]8220;Bıdı bıdı&[#]8221; edebiliyorsun.
Açın gençlerin önünü.
Aldığınız onur yeter.
Öldüğünüzde belediye hoparlöründen, &[#]8220;Zonguldak eski Belediye Başkanlarından&[#]8221; diyecek.
Bu onur size yeter.
Hatta artar bile&[#]8230;
Akdemir çok &[#]8216;duygusal&[#]8217;
Zonguldak&[#]8217;ın çok &[#]8220;duygusal&[#]8221; bir belediye başkanı var!
Muharrem Akdemir&[#]8217;in Milli Eğitim&[#]8217;den emekli olduğu yıllar geliyor aklıma.
Okul Müdürlüğünden, Öğretmenevi Müdürlüğüne geçiş ve emeklilik hikayesi&[#]8230;
O yıllarda da Muharrem Hoca, bugünkü kadar &[#]8220;duygusal&[#]8221;dı!
Hemen gözünden yaş gelir, arka cebinden çıkardığı mendille gözyaşlarını silerdi.
Hiç dinmedi o yaşlar.
Başkanımız hala &[#]8220;duygusal&[#]8221;&[#]8230;
Şehit cenazesi, vatandaş cenazesi, yaralı bir vatandaş, ihtiyaç sahibi bir ilçe başkanı gördü mü, tutamıyor gözyaşlarını&[#]8230;
Hemen &[#]8220;duygusal&[#]8221;a bağlıyor.
Hani, &[#]8220;Toplumlar layık oldukları şekilde yönetilirlermiş&[#]8221; ya&[#]8230;
&[#]8220;Biz bu yöneticilerine layık mıyız?&[#]8221; diye düşünüyorum, kendi kendime.
Bir türlü bulamıyorum.
Kıssadan Hisse: Kirli yuva&[#]8230;
Titiz mi titiz bir güvercindi ve yaşadığı yerin temizliğine son derece önem verirdi. Ama bir türlü anlamadığı bir nedenden ötürü, yuvasını bir kokudur kaplıyor ve orayı yaşanılmaz hale getiriyordu. Bu yüzden defalarca yuva değiştirmişti, ama her yeni yuvada aynı sorun kendisini arayıp buluyordu. Temiz bir yuvada mutluluk içinde yaşama özlemini bir türlü gerçekleştiremeyen bu güvercin, bir gün, dalın üzerinde düşünceli düşünceli tünüyordu. Yanına, yaşlı bir güvercin geldi. Halini hatırını sorduktan sonra mutsuzluğunun nedenini öğrenmek istedi. Genç güvercin başından geçenleri tek tek anlattı. Temiz yuva sorununu bir türlü çözemediğinden şikâyet etti. Yaşlı güvercin, anlayışla kafasını bir-iki defa öne arkaya sallayıp şu cevabı verdi ona:
&[#]8220;Değerli dostum, sen her yuva değiştirdiğinde sorunu çözemiyorsun ki! Aslında hiçbir şey değişmiyor. Çünkü seni rahatsız eden koku, yuvadan değil, senden geliyor. Yapman gereken, farkında olmadan sürdürdüğün alışkanlıklarından vazgeçmek ve kendini değiştirmek&[#]8230;&[#]8221; (Alıntı)
Günün Fıkrası: Temel&[#]8217;in sırrı!
Taka kaptanı Temel Reis, yıllardır her sabah kasasını açar ve çıkardığı bir kağıt parçasına dalgın dalgın bakarmış. Sonra onu dikkatle kasaya koyar ve kimseye emanet etmediği anahtarıyla dikkatle kilitlermiş. Tayfa merak içindeymiş, define haritası falan zannediyorlarmış. Bir gün Temel Reis ölmüş. Anahtarı koynundan alıp sararmış kağıdı çıkarmışlar. Şöyle yazıyormuş:
&[#]8220;Sancak sağ, iskele sol.&[#]8221;
Günün Sözü:
Başarı çoğunlukla, ötekiler pes ettikten sonra da ipe asılıyor olmaktadır.
William Feather