Secaattin Gonca Zonguldak Belediyesi&[#]8217;nin önceki başkanıydı.


İki puan farkla İsmail Eşref&[#]8217;ten aldığı başkanlığı 10 puanla teslim etti.


Pek çok nedeni var.


İsmail Eşref beş yıl konuşmamıştı.


Secaattin Gonca dayanamıyor.


Konuşmak istiyor.


Kendisine susmasını tavsiye edenlerin sayısı çok fazla.


Bu durumun kendisini daha fazla yıpratacağını söyleyenlerde var.


Parti ve meclis üyeleri de Gonca&[#]8217;nın konuşmasını istemiyor.


Gonca konuşunca partinin ve kendilerinin zarar göreceğine inanıyorlar.


En azından izlenim böyle.


Gonca&[#]8217;ya göre hem il yönetimi hem meclis üyeleri Başkan Eşref&[#]8217;in uygulamaları karşısında görevlerini yeterince yapamıyor.


Gonca döneminde yapılan uygulamalara yönelik eleştirilere tatmin edici yanıt veremiyorlar.


Hatta bazen haberleri bile olmuyor.


Hal böyle olunca itiraz mekanizması çalışmıyor ve halk kandırılıyor.


Parti bunlara itiraz etmeyince doğru kabul ediliyor.


Yani bunlar Gonca&[#]8217;nın düşünceleri.


Yerel seçimlerin üzerinden neredeyse 2 yıl geçecek ancak hala Ak Parti içinde bir Gonca tartışması var.


Gonca, siyasette devam etmek istiyor.


Kendisine gösterilen ilgi karşısında da umutlanıyor.


Parti kendisine yüz vermiyor.


Bu durumda Gonca siyaset yapabileceği yeni bir adres bulabilir.


Gonca&[#]8217;nın derdi Milletvekilliği değil, Zonguldak Belediye Başkanlığı.


İsmail Eşref Milletvekilliği için aday olursa şansının artacağını biliyor.


Gonca&[#]8217;nın Ak Parti ve Ak Partili Meclis üyelerine kızma gerekçesi çok.


Ak Parti ve Meclis Üyelerinin de Gonca&[#]8217;ya kızma gerekçeleri var.


Başbakan&[#]8217;a laf söyletmeyen Gonca il yönetimi için; &[#]8220;Beni istemeyeni bende istemem&[#]8221; görüşünde.


Gonca&[#]8217;nın Ak Parti&[#]8217;de şansı yok denecek kadar az.


Yalnız bırakıldığını düşünüyor.


Bu durumda başka partiye yönelebilir.


Yer bulur bulmaz onu söylemek için çok erken.


Görülen o ki bu durum Ak Parti&[#]8217;nin umurunda değil.



615 bin nüfusa karşın 150 bin icra dosyası



CHP Zonguldak Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Ali İhsan Köktürk dünkü açıklamasında 2010 yılını değerlendirdi


10 sayfalık metin içinden çok önemli konu başlıkları var.


Verdiği önergeler ve karşılığında alınan yanıtlar var.


615 bin civarında nüfusa karşılık devam edenlerle birlikte 150 bini aşan icra işlemi olduğunu söylüyor.


Yakın zamanda 4. İcra Müdürlüğü açıldı.


Nedenler ve sonuçlar üzerine herkesin söyleyeceği bir şey vardır.


Ancak durum vahim.


Ve daha vahim olmaya doğru hızla gidiyor.


Gerçekler politikanın gölgesinde kalıyor.


Her acı gerçeğin altında bir politika aranıyor.



Politize edilmiş toplum



Toplumun bazı değerleri vardır.


Politize edilmeye gelmez.


Ama işin cılkını çıkarıncaya kadar politize etmek için uğraşır sonra da çözüm aramaya kalkarız.


Çözüm ararken de bir birimizi kırar dökeriz.


Politik anlayışlar ne zaman gerçeklerden üstün gelmeye başlarsa orada durum kötü demektir.


Türkiye böyle.


Zonguldak&[#]8217;ta böyle.


Eksiktir, fazladır.


Ancak yaşamsal sorunları politize ettiğiniz zaman olay bir vitrin savaşına döner.


Her politik anlayışın içinde farklı düşünenlere dayatma duygusu, dayatma özentisi varsa beklentiler boşa çıkar.


Hizmet olgusu çiğnenir.


Sorunlarda asıl burada başlar.



20 yıl önce!



20 yıl önce lise öğrencisiydim.


Karadon&[#]8217;dan yürüyerek kent merkezine yürüyen işçilere imrenerek bakardık.


1991&[#]8217;de büyük yürüyüşün 20. yılında geriye ne kaldı diye bakıyoruz şimdi.


TTK küçüldü, sendika etkisizleştirildi.


Kent daha bir yılgın oldu.


Daha bir uysal oldu.


O zaman bir lider vardı.


Dönemin Başbakanı Turgut Özal&[#]8217;ın sözleri Zonguldak&[#]8217;ı kenetledi.


On binlerce insanı yürüten o lider Şemsi Denizer&[#]8217;di.


O günlerde sadece işçiler yürümedi.


Zonguldak yürüdü.


Doğru ve yanlışlarıyla öyle bir dönem ki biraz imrenerek biraz hüzünlenerek bakıyoruz.


Bugün ne böyle bir eylem olur, ne de sokağın desteği.


Tekel işçileri ne oldu?


Bilen var mı?