“Gezi olayları sırasında başına isabet eden gaz kapsülü ile yaralanan ve 269 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren Berkin Elvan´ın babası Sami Elvan, Okmeydanı´ndaki silahlı kavgada hayatını kaybeden Burak Can´ın babası Halil Karamanoğlu´nu arayarak, başsağlığı diledi.”

Dün duyduğumuz en güzel haber buydu.

Acının güzeli mi olur?

Oluyor işte.

Bu “Gezizekalılar”, böyle liderlerin olduğu yerde duyarlı vatandaşlarımız olmasa, ülke yangın yerine dönecek.

Yüreğindeki yangın dururken, ülkenin yangınını söndürmeye çalışan gençlerin babalarını kutlamak gerekiyor.

Gezizekalılara örnek olsun…

Berkin’e var, Burak’a yok mu?

Bu zihniyeti anlamakta güçlük çekiyorum.

“Çocuklar ölmesin” diyoruz.

Ama polisin vurduğu çocuğa sahip çıkıyor, ayağa kalkıyoruz.

DHKP-C vurunca, oturup kenara çekiliyoruz.

Ne demek bu?

İkisi de çocuk değil mi?

Berkin için para toplayıp ABD gazetesine ilan verenler, DHKP-C’nin vurduğu Burak Can için neden kılını kıpırdatmıyor?

Çünkü bunların meselesi Türkiye Cumhuriyeti ile…

Devrim yapacaklarmış.

Siz bu kafayla bırakın devrim yapmayı, çevrim bile yapamazsınız.

Bugün bir ayağı çukurda olduğu halde “devrim olsun” diye bekleyen yaşlı kurtlar, devrim olsa, devrime de karşı çıkarlar.

Onlar, “olay olsun da sokağa çıksak” diye bekliyorlar.

Kendi yapamadıklarını, genç nesle yaptırmak istiyorlar.

Kaybolan gençleri unutuyorlar.

Yazık…

Danışman…

Bir Belediye Başkan Adayı, kendine danışman tutmuş.

Tanıdığımız, bildiğimiz kadarıyla başkan, başkan adayı akıllı, akıllı olmanın yanında da çok zeki.

“Bu danışmanı niye tuttu?” diye merak ettik.

Başkan adayına yakın isimlere sorduk: “Başkan içki içiyor mu?”

“Hayır” dediler.

“Hovardalık yapıyor mu?” dedik.

“Hayır” dediler.

“Spor yapıyor mu?” dedik.

“Hayır” dediler.

“Danışmana ne soruyor?” dedik.

“Bilmiyoruz” dediler.

Merakımız bin kat daha arttı.

Acaba başkan, bu danışmana ne danışıyor?

Yoksa danışmanın bir işi var da, başkana mı danışıyor?

Anlayamadık.

Neyse, gerçek niyetler 30 Mart akşamı belli olur.

Bakmışsın danışman seçilen adayın yanında bitivermiş!

Biz bu numaraları çok gördük…

Kadın hormonu…

Yapılan laboratuvar çalışmalarına göre içkide yüzde 100 saf “kadın hormonu” bulunduğu kesin olarak tespit edilmiş. Şöyle ki; teoriyi ispat etmek için 100 erkeğe 4’er duble içki içirdikten sonra erkeklerin “kadınsı özellikler” göstermeye başladıkları aşağıdaki semptomlardan anlaşılmış:

[*] Tamamının 35 yaşından sonra şişmanladığı,

[*] Saçma sapan konuşmaya başladıkları,

[*] Birden çok hissi ve duygusal oldukları,

[*] Araba kullanamadıkları,

[*] Mantıklı düşünemedikleri,

[*] Ortada hiçbir şey yokken tatsızlık çıkardıkları,

[*] Küçük tuvaletlerini klozete oturarak yaptıkları,

[*] Hata yapınca özür dilemedikleri… (Alıntıdır)