Zonguldak Belediye Meclisi'nde "CHP Grup Başkanvekili" olarak görev yapan Dr. Atınç Kayınova, Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan'ı eleştiriyor!
Atınç Kayınova, Ömer Selim Alan için, "Çaylak bir belediye başkanı... Devleti bilmeyen, çömez, devletin içinden hiçbir şeyi bilmiyor. Ne konuşmayı biliyor, ne oturmayı biliyor, ne düzeni biliyor, ne adabı biliyor, hiçbir şeyi bilmiyor" diyor!
Bir Belediye Meclis Üyesi, Belediye Başkanına, hem de meslektaşına bu lafları eder mi?
Şimdi Ömer Selim Alan da, Atınç Kayınova için, "Genelev doktoruydu! Kadınlar şikayetçi oldu! Soruşturma geçirdi, yargılandı" filan dese, hoş olur mu?
Atınç Kayınova, önceki dönem de "Belediye Meclis Üyesi"ydi!
Muharrem Akdemir "Belediye Başkanı", bunlar "Meclis Üyesi"ydi!
Atınç Kayınova, Şenol Şanal ile kafa kafaya verip Muharrem Akdemir'i devirmek için birlikte mücadele ettiler!
Muharrem Akdemir'i devirmeyi, Şenol Şanal'ı aday yapmayı başardılar!
Ama seçimi kaybettiler!
O Atınç Kayınova, şimdi Şenol Şanal ile de konuşmuyor!
CHP İl Başkanı Murat Pulat'a da küsmüş!
İnsan, partisinin İl Başkanı ile küser mi?
Kendisini belediye meclisi listesine yazan başkan adayı ile küser mi?
Meclis Üyesi Turgut Aydın ile de aran yok!
Herkes kötü, bir sen mi iyisin Atınç Kayınova?
Biz, bu satırları yazarken, Zonguldak Belediye Başkanı Doktor Ömer Selim Alan, Belediye Meclis toplantısı çıkışında gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtladı.
Ve dedi ki:
"Atınç Bey'i, özellikle son 2 aydır ne yazık ki ruhsal olarak çöküntü içinde görüyorum, yüzüne yansıyor. Hekim olarak görüntüden anlayabiliyorum. Şahsi sorunları var ya da başka beklentileri var. Ben, Atınç Bey'i daha öncesinden tanıyorum. Benim tanıdığım gibi değil. Atınç Bey'in ara sıra serzenişte bulunması doğal, malum seçimler de geliyor. Gündemde olmanın en kolay yolu, Ömer Selim Alan'ı konuşmak. O da işi öğrenmiş, akıllı adam, tıp fakültesini bitirmiş, mürekkep yalamış adam. Biliyor ki, Ömer Selim Alan'la didişince, ismi duyuluyor. Ömer Selim Alan modası var. Umarım tez vakitte ruhsal ve duygusal sıkıntıları aşar ve eski halini görmüş oluruz. Travma içinde."
Doktor, teşhisi koymuş!
Bize de "geçmiş olsun" demek düşer!

Ali Topaloğlu'ndan mesaj var
Tüketici Hakları Derneği Zonguldak Şubesi Başkanı Ali Topaloğlu, bu köşede çıkan eleştiri üzerine şöyle bir açıklama göndermiş:
"Sayın Ali Rıza Tığ... Yazınızda, benim açıklamamı sizlerin zorlamasıyla yaptığınızı iddia ediyorsunuz. Gerek yaklaşık 30 yıldır yürütmekte olduğum dernek görevimde gerekse de politik yaşamımda doğru bildiğim şeyleri söylemekten uzak durmadım. Evet, dünya görüşüm, özgürlükçü sosyalizmdir. 17 Kasım 2022 tarihinde gazetenizde de yayınlanan açıklamamda, siyasi parti isimleri de vererek, su zammı konusunda açıklama yaptım. Geçmişte CHP'li belediye yönetimini, belki bugünkü belediye yönetiminden kat kat fazla eleştirdim. Ve davalar açtım. Hiçbir belediye ile ilgili bir beklentim, kişisel bir talebim söz konusu değildir. Çaycuma Belediyesi ile hiç değildir. Bu nedenle biz açıklamalarımızı kendi yönetim kurulumuz ile alırız. Yoksul ve dar gelirli tüketiciler söz konusu olduğunda; hiçbir kişi, kurum, görüş bizi bağlamaz. Köşenizde bu açıklamama yer verirseniz, sevinirim."
Sevgili Ali Topaloğlu, "doğru bildiği şeyleri söylemekten çekinmeyen, uzak durmayan" biri olarak Zonguldak Demokrasi Platformu ile birlikte suya bir yılda yüzde 340 oranında zam yapan Çaycuma Belediyesi'ni kınamanızı, eleştirmenizi bekliyoruz!
Siz, Çaycuma halkının da hakkını savunmak zorundasınız! Suya daha fazla zam yapmasına rağmen Çaycuma Belediyesi'ni unutup Zonguldak Belediyesi'ni eleştirdiniz!
Biz, size "Çaycuma"yı hatırlattık!

Günün Fıkrası: Kere...
Ukrayna'da öğretmen, öğrencilere para birimlerini sormaktadır.
Öğretmen "Almanya" der, öğrenciler hep bir ağızdan "Avo" derler.
Öğretmen "Amerika" der, öğrenciler hep bir ağızdan "Dolar" derler.
Öğretmen "İngiltere" der, öğrenciler hep bir ağızdan: "Sterlin" derler.
Öğretmen "Türkiye" der, öğrencilerden ses çıkmaz.
Öğretmen, bir daha sorar, öğrencilerden biri "kere" der.
Öğretmen şaşırır, "Nerden çıkardın onu?" diye sorar.
Öğrenci, "Geçen yıl ablam Türkiye'ye tatile gitti. Geldiğinde 'İki 'kere' verdim, palto aldım. Bir 'kere' verdim, çanta aldım. Bir 'kere' verdim, pantolon aldım. Üç 'kere' verdim, dönüş bileti aldım' diyordu" der.