Gazze&[#]8230;
Küçük bir toprak parçası&[#]8230;
Ortadoğu&[#]8217;nun göbeğinde&[#]8230;
İsrail&[#]8217;in burnunun dibinde&[#]8230;
O küçük toprak parçasında, sadece on iki milyon insan değil, &[#]8220;Filistin&[#]8221; yaşamaya çalışıyor
Nedir Filistin sorunu?
Anlaşmazlığın kökeni, Akdeniz sahiliyle Şeria Nehri arasındaki bölgede hak iddiasına dayanıyor.
1897 yılında Birinci Siyonizm Kongresi, İsviçre´nin Basel şehrinde toplandı.
Kongrede, Filistin´de bir Yahudi vatanının kurulması kararı alındı.
1917´de, İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour, Filistin´de Yahudi halkları için bir vatan kurulması sözü verdi
İngiltere mandası altındaki Filistin´e Siyonist proje kapsamında yüzbinlerce Yahudi göç etti. Bu da Arap topluluklarda öfkeye, isyana yol açtı.
1922´de İngiltere´nin düzenlediği bir nüfus sayımı, Yahudilerin sayısının, Filistin´deki 750 binlik nüfusun yüzde 11´ine ulaştığını gösteriyordu. Bundan sonraki 15 yılda 300 bin Yahudi daha gelecekti.
Siyonistlerle Araplar arasındaki düşmanlık, Ağustos 1929´da kanlı çatışmalara dönüştü. 133 Yahudi, Filistinliler tarafından öldürüldü. İngiltere polisi de, 110 Filistinliyi öldürdü.
Böylece akmaya başlayan kan, hala akıyor&[#]8230;
Bundan sonra olanlara kısaca bakalım&[#]8230;
[*] [*] [*]
Temmuz 1937´de İngiltere, bölgeyi Yahudi ve Arap devletleri arasında ikiye bölmeyi önerdi.
Filistinli ve Arap temsilciler teklifi reddetti. Göçün durmasını ve azınlık haklarına saygılı bir üniter devlet kurulmasını istediler
İsrail Devleti, 2 bin yıldır kurulan ilk Yahudi devleti olarak 14 Mayıs 1948´de ilan edildi.
Filistinliler, 15 Mayıs´ı &[#]8220;El Nakba&[#]8221; diye anarlar, yani &[#]8220;Felaket&[#]8221; günü&[#]8230;
1948´e girilirken Arap ve Yahudi birlikleri birbirlerinin elindeki topraklara saldırıyordu. Yahudi güçleri, daha fazla ilerleme kaydetti; Filistinlilere ayrılmış bölgeleri de ele geçirmeye başladı.
İsrail devleti ilan edildikten bir gün sonra, Ürdün, Mısır, Lübnan, Irak ve Suriye orduları, hemen İsrail´de işgale başladı, ama püskürtüldüler. İsrail ordusu küçük bölgelerde süren direnişi de bastırdı. Ortaya çıkan ateşkes hatları, İngiltere mandasındaki Filistin´in çoğunluğunu İsrail´e bırakıyordu.
1964´te Kudüs´te kurulan &[#]8220;Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ)&[#]8221; hemen ardından Arap devletleri tarafından tanındı. 1969´da örgütün başkanlığını Yaser Arafat ele geçirdi. Kendisine bağlı, beş yıl önce gizli olarak kurulmuş El Fetih Örgütü, İsrail´e karşı operasyonlarıyla ün kazanıyordu.
El Fetih savaşçıları, 1968´de Ürdün´de İsrail birliklerine ağır kayıplar verdirdi.
İsrail ve Arap komşuları arasında artan gerginlik, 5 Haziran 1967´de başlayan &[#]8220;6 Gün Savaşları&[#]8221;na yol açtı. Ortadoğu anlaşmazlığının çehresi bu altı günde değişti.
İsrail, Mısır´dan Gazze ve Sina Yarımadası´nı, Suriye´den de Golan Tepeleri´ni aldı. Ürdün güçlerini de Batı Şeria ile Doğu Kudüs´ten çıkardı.
Mısır´ın güçlü hava kuvvetleri, savaşın ilk günü saf dışı bırakıldı. İsrail uçakları, daha başlangıçta Mısır hava kuvvetlerini havalanamadan yerle bir etti.
Toprak kazanımları İsrail´in kontrolündeki alanı iki katına çıkardı.
Mısır ve Suriye, 1973´teki Yom Kippur bayramı sırasında İsrail´e karşı taarruza girişti. Bu çarpışmalar, &[#]8220;Ramazan Savaşı&[#]8221; diye de anılır.
Başlangıçta Mısır ve Suriye, Sina ve Golan Tepelerinde ilerleme kaydettiler. Üç hafta süren çarpışmalar sonunda bu durum değişti. İsrail, neticede bazı yerlerde 1967´deki ateşkes hattının da ötesine geçti.
ABD, Sovyetler Birliği ve BM, diplomatik müdahalelerle ateşkes anlaşmasına varılmasını sağladı.
Mısır ve Suriye, toplam 8 bin 500 asker kaybetti. İsrail´in can kaybı ise 6 bindi.
Arafat liderliğindeki FKÖ ile Ebu Nidal gibi, FKÖ dışındaki Filistinli örgütler, İsrail ve diğer hedeflere karşı 1970´lerde bir dizi eylem düzenledi.
&[#]8220;Kara Eylül&[#]8221; diye de bilinen Ebu Nidal´in örgütü, 1972 Münih Olimpiyatları´ndaki eylemde 11 İsrailli sporcuyu öldürdü.
Filistin´in tamamını &[#]8220;kurtarmak&[#]8221; için silaha başvuran FKÖ´nün lideri Arafat, bir yandan da BM´de barışçı çözümü savunduğunu anlatan ilk konuşmasını yaptı. Siyonist projeyi kınadı, ama ekledi:
&[#]8220;Bugün bir elimde zeytin dalı, bir elimde kurtuluş savaşı veren birinin silahı var. Zeytin dalını düşürmeyin.&[#]8221;
Bu konuşma, Filistinlilerin uluslararası tanınma çabalarına büyük katkı sağladı.
Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat, 19 Kasım 1977´de İsrail´e uçup Knesset´te, yani parlamentoda konuşma yapınca dünya şaşkına döndü.
İsrail´i tanıyan ilk Arap lider Sedat oldu. Yom Kippur Savaşı´nı daha dört yıl önce başlatan da kendisiydi. O savaş nihai sonucu getirmemişti.
Mısır ve İsrail, 1978´de Camp David anlaşmalarını imzaladı. Metinde, Ortadoğu´da barışın çerçevesi çiziliyordu ve buna Filistinlilere sınırlı özerklik verilmesi de dâhildi. İkili barış anlaşmasını da Sedat ile Begin, Mart 1979´da imzaladılar.
Sina Yarımadası Mısır´a geri verildi.
İsrail´le kendi başına pazarlığa giriştiği için Mısır, Arap devletleri tarafından boykota uğradı.
Enver Sedat, 1981´de kendi ordusundaki İslamcı unsurlar tarafından öldürüldü.
İsrail, 1982&[#]8217;de Lübnan sınırına yakın yerleşim birimlerini saldırılardan korumak amacıyla bu ülkenin güneyine asker soktu. FKÖ´yü bu ülkeden çıkardı.
İsrail birlikleri, Beyrut´a Ağustos ayında vardı. Yapılan ateşkes anlaşması uyarınca FKÖ milisleri çekilince, Filistin mülteci kampları savunmasız kalmıştı.
16 Eylül´den 18 Eylül´e kadar, İsrail´le ittifak yapan Hıristiyan Falanjistler, Sabra ve Şatilla kamplarında yüzlerce Filistinliyi öldürdü. Neredeyse bir asrı bulan Ortadoğu mücadelesindeki en katlı katliamlardan biriydi bu. Şaron, Savunma Bakanlığı&[#]8217;ndan başka bir göreve geçmek zorunda kaldı. Çünkü 1983´te İsrail´de yapılan bir soruşturma, onun katliamı önlemek için harekete geçmediğine hüküm vermişti.
İsrail işgaline karşı intifada, yani kitlesel ayaklanma Gazze Şeridi´nde başladı; kısa sürede Batı Şeria´ya yayıldı.
İsrail ordusu karşılık verdi; çok sayıda Filistinli sivil yaşamını yitirdi. 1993´e kadar süren protestolarda toplam can kaybı bini aştı.
İsrail, büyük askeri gücüne rağmen 1987´de başlayan intifadayı durduramıyordu. Eylemleri İsrail işgali altında yaşayan Filistinlilerin tamamı destekliyordu.
Filistin Ulusal Konseyi, Kasım 1988´de Cezayir´de toplandı ve 1947´deki Birleşmiş Milletler kararında yer alan &[#]8220;iki devlet&[#]8221; çözümünü kabul etti. Oylamada kabul edilen kararda ayrıca terörizm kınanıyor, 1967´de, İsrail´in ele geçirdiği topraklardan çekilmesini öngörüyor.
ABD, FKÖ ile diyaloğa girişti. Ama İsrail hala FKÖ´yü terör örgütü olarak görüyor, muhatap almak istemiyordu.
Haziran 1992´de İsrail´de sol kanadın, yani İşçi Partisi´nin iktidara gelmesi çok kuvvetli bir barış sürecini başlattı.
20 Ocak 1993´te Oslo Kongresi açıldı. Müzakerelerde görülmemiş ilerleme kaydedildi. Filistinliler işgal topraklarından aşamalı çekilmeye başlaması karşılığında İsrail devletini tanımayı kabul ediyordu.
İsrail ve Filistin Kurtuluş Örgütü, İlkeler Deklarasyonu´nun başlangıçta nasıl uygulanacağı konusundaki anlaşmayı Kahire´de 4 Mayıs 1994´te imzaladı.
İsrail, Gazze Şeridi´nin çoğunu terk ediyordu. Sadece Yahudi yerleşimleri ve etraflarındaki arazilerde İsrail varlığı sürecekti. Batı Şeria´da ise Eriha kentini Filistinlilere bırakıyorlardı.
Filistin yönetimi, Gazze Şeridi´ndeki ilk yılında zorluklarla boğuştu. Filistinli militanların bombalı eylemlerinde onlarca İsrailli öldü.
Bu ortam içinde barış görüşmeleri yoğun çaba ile yürütülse de başlangıçta belirlenen takvime yetişilemiyordu. 24 Eylül 1995&[#]8217;de &[#]8220;2&[#]8217;nci Oslo&[#]8221; diye anılan anlaşma Mısır´ın Taba şehrinde ve Washington´da ayrı törenlerle imzalandı.
Bu anlaşma Batı Şeria´yı üçe bölüyordu.
1996 yılına girildiğinde anlaşmazlık yine kan dökülmesine yol açıyordu. Hamas örgütü İsrail içinde bir dizi intihar eylemleri düzenledi. İsrail, Lübnan´ı üç hafta süreyle bombaladı.
Peres 29 Mayıs´taki seçimlerde, sağcı Binyamin Netanyahu´ya kıl payı yenildi. Netanyahu, Oslo anlaşmalarına karşı çıkıyor, &[#]8220;güvenlik içinde barış&[#]8221; tezini işliyordu.
[*] [*] [*]
Bundan sonra süreç hızlandı.
İsrail güçlendi ve bu oranda da saldırganlaştı.
Filistin halkı giderek yalnızlaştı.
Arap ülkeleri, Filistin halkına ihanet etti.
Ve geldik bugüne&[#]8230;
Gazze&[#]8217;ye, sıkıştırılmış, ablukaya alınmış bu halka İsrail acımasızca saldırıyor.
Çocuklar, siviller öldürülüyor.
Hastanenler, camiler bombalanıyor.
Ve dünya bu cinayetler karşısında kör-sağır-dilsiz kalıyor.
[*] [*] [*]
&[#]8220;Olur mu?
Bizim hünkârımız, İsrail&[#]8217;e, Amerika´ya fırça atıyor&[#]8221; demeyin.
Hani bir özdeyişimiz var,
&[#]8220;Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.&[#]8221;
Konuyu cumhurbaşkanlığı seçiminde malzeme yapmış&[#]8230;
Esiyor, gürlüyor&[#]8230;
Ama İsrail&[#]8217;le NATO tatbikatlarına devam&[#]8230;
İsrail&[#]8217;le dış ticaret bir milyar Dolar&[#]8217;dan neredeyse üç milyar Dolar&[#]8217;a çıkmış&[#]8230;
Kürecik Radar Üssü&[#]8217;nü kapatamıyor&[#]8230;
Bağır, çağır, es, gürle!
Ortadoğu&[#]8217;da da, dünyada da bizi dikkate alan yok.
[*] [*] [*]
Peki, susalım mı?
Asla!
Bu katliama karşı çıkmak insan olmanın gereğidir.
Ama laf değil, iş yapalım.
İsrail&[#]8217;le ticareti durdur.
Askeri işbirliğini sona erdir.
İsrail&[#]8217;in füze savunma sistemine veri temin eden Kürecik Radarı&[#]8217;nın şalterini indir.
Bu halk senin peşinde olur.
Hadi &[#]8220;vizyon&[#]8221;unu görelim yüce hünkârım.
[*] [*] [*]
Bu tavanın tüm balıklarına esenlikler dilerim&[#]8230;