Basın, hak ettiği şekilde özgür değil.
Çünkü Türkiyede tablo böyle
Yerelde de böyle olması çok normal.
Basının mevcut özgürlüğü nasıl değerlendirdiği tartışılabilir, ama bu hiçbir zaman basın üzerindeki baskıları yok etmez.
Basının, biz gazetecilerin birbirlerine yaklaşımı, basın özgürlüğüne yaklaşımı tartışılır, ama hiçbir zaman basın üzerindeki sistematik ve ekonomik baskıları yok etmez.
Ne yazık ki, gazetecilerin, basının her anlamda özgür olmadığı yerde; bireylerin, toplumun özgürlüğü de tartışılır.
[*] [*] [*] [*]
Bunları neden yazdım?
Zonguldak, Türkiyenin an fazla yerel basınına sahip kentlerinden biri
Sayı çok
Gazeteci çok
Güçlü bir basın kültürü var, Zonguldakta
Her ne kadar tartışılan yönleri olsa da, medyadaki derin çelişkiler göze çarpsa da, medya bu kente çok şey katıyor.
Çok şey kazandırıyor.
Her yayın organı, kendi gücü ölçüsünde kente bir şeyler katıyor.
Pusula da, yayıncılık anlayışı doğrultusunda her zaman sorunun değil, çözümün bir parçası olmayı tercih etti.
Bunu anlayanlar oldu.
Anlamayanlar oldu.
Saygı duyanlar oldu.
Duymayanlar oldu.
Yeterli olduğumuz yönler oldu, yetersiz kaldığımız yönler oldu.
Ama pek çok konuda yayın ve yorumlarımızla sonuca giden taraf olduk.
[*] [*] [*] [*]
Garip bir kent Zonguldak...
Medyanın bu kadar etkin, medya gücüne bu kadar ihtiyaç duyulan bir kentte hala anlamayanlar var.
Yayının gücünden ve çabamızdan güç alanlar var, güç aldığı halde henüz yerel basının ne işe yaradığını anlamayanlar var.
[*] [*] [*] [*]
Dönem dönem birileri çıkıyor, işine gelmeyen basını hedef tahtası ilan ediyor.
Basının yaptığı bir haddini aşma, mesleki ilkelerin ötesine geçme durumu varsa, bunu da tartışalım, ama her işine gelmeyenin gazetecileri hedef gösterip basını susturmaya çalışması aslında kendi sesini kesmesi anlamına geliyor.
Zonguldak siyasetinde bunları anlamayan, bunları görmeyen pek çok siyasetçi, milletvekili var.
Oldu, olacak.
[*] [*] [*] [*]
Gazeteler yazınca, bazı tezgahlar bozuluyor.
Tezgahlar bozulunca, adamların hesapları bozuluyor.
Geri adım atılıyor veya atılmıyor.
Ama sonuçta toplum bunları görüyor.
Birileri istiyor ki, bu kentte hiç gazete çıkmasın
İnternet medyası sussun
Aleyhte yazan veya eleştiren gazeteciler başka kentlere gitsin
[*] [*] [*] [*]
Medya içindeki tüm tartışmalara karşın gazeteciler, bu kentin gerçek sahibi, çalışsalar da kimseye yaranamıyor.
Gazeteler susar, gazeteciler susarsa, vicdanlar susar.
Toplum susar.
Basının susmasını isteyenlerin de sesi kısılır.
Zonguldakta siyaset yapan, milletvekili seçilen veya siyaset yapmayı düşünenlerin öncelikle bunu öğrenmesi gerekir.
Yazdıklarımız ve yorumladıklarımızla siyasetçilerin, STKların, bürokratların, dolayısıyla halkın her anlamda elini güçlendirdiğimizi biliyoruz, görüyoruz ve yaşıyoruz.
Onların çok büyük bir bölümü olayın farkında değil.
Nasıl olsa danışmanların çekip gönderdiği fotoğraflar, hazır açıklamalar; gazetelere, internet sitelerine boy boy giriyor.
Hata yine bizde!
[*] [*] [*] [*]
Acı bir gerçek var ki, Zonguldakta siyasetçiler, siyasi partiler, STKlar ve pek çok kitle, o beğenmedikleri medyanın gerisinde
Onlar konuşmuyor.
Kavga etmiyor.
Onlar istiyorlar ki, gazeteciler mücadele etsin, gazeteler kavga etsin, biz ortalarda görünmeden, kimseyle kötü olmadan siyaset yapalım, aradan sıyrılalım.
Kim ki, söz ve yetki sahibi olduğu halde olaylar karşısında kent adına bunları açık dille haykırmıyor veya Zonguldakta başka, Ankarada başka konuşuyorsa, bu kente yapılan ihanetin de bir parçasıdır!
Sahile cami meselesi!
Ne zamandır Zonguldakın gündeminde bir cami meselesi var.
Kimi diyor: İmaj yapalım
Kimi diyor: Protokol camisi olsun...
Kimi diyor: Şirin görünelim...
Kimi diyor: Toplu cenaze namazlarının kılınacağı bir alan yok
Kimi diyor: Bunlar camiden başka bir şey yapmıyor
Kimi diyor: Cami değil; iş kapısı, ekmek kapısı açın...
Mahallelerde pek çok cami yapılırken ve Zonguldak cami sayısı açısından Türkiyenin hem en fazla, hem de nüfusa oranla en fazla camisi olan kentler arasında.
Ama tüm bunlara rağmen simgesel anlamda bir camisi yok.
Daha önceki Vali Erol Ayyıldız, bu konuda çaba gösterdi, olmadı.
Şimdiki Vali Sayın Ali Kaban da, bu konuda adım atmak istiyor.
Kimseyi kırmadan, dökmeden ve çatışmadan
BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özerin de İlahiyat Fakültesi kapsamında uzun zamandır bir cami düşüncesi var.
Ama detayına girmeyeceğimiz tartışmalar sonrasında şimdilik ortaya çıkan bir şey yok.
Son olarak Müftü Sayın Mürsel Öztürk ile MÜSİAD Zonguldak Şubesi yönetimi, Vali Kabana giderek, cami talebinde bulundular.
Bir anlamda bu düşünceyi daha güçlü hale getirmeye çalıştılar.
Bence oraya gitmesi gereken en birinci kişi, bu kentin Belediye Başkanı Muharrem Akdemir
Çünkü bu Vali Beyin, Ahmetin, Mehmetin meselesi değil.
Kentin meselesi
Ama bizde insanlar, tepkilerden fazla çekindikleri için bu yürekliliği gösteremezler.
Sonuçta henüz kıbleyi bulamadılar!
Esasında cami için düşünülen yer var.
Rekreasyon alanı olarak düzenlemek için yıkılan Karakumdaki çekeklerin hemen yanı başına
Yani TTK Zonguldak Limanının ve Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığının olduğu alana
Otopark sorunu yaşanmayacak, büyük ve güzel bir rekreasyon alanıyla örtüşecek şekilde yapılacaksa, neden olmasın.
Bu işi uzatmaya gerek yok.
İster İlahiyata bağlayın, ister Diyanete
Mimarlara da fikir olsun.
Kubbesini de baret şeklinde yapalım.
Lambası da kıbleyi göstersin!
İşte o zaman gerçekten kenti simgeleyen bir cami olur ve tüm dünyada ilgi görür.
Taraftar ayağa kalkmadı
Zonguldak Kömürsporun muhteşem bir taraftarı var.
Ama o taraftar, tribün için hep birlikte ayağa kalkamadı.
Bu nedenle ki, stadyum konusunda Zonguldak hala anlaşılamadı.
Seyircisi olmayan, üst liglerde takımı olmayan kentlere arena diye adlandırılan stadyumlar yapılırken, Zonguldakta yıkılan kapalı tribün yerine yeni bir kapalı tribün yapılıyor.
Daha doğrusu ihalesi yapılacak da, yapılacak
Ölme eşeğim, ölme...
Ve Zonguldak çocuğu bunu yiyor.
Hep yedi...
Böylesi bir seyirci potansiyelinin olduğu bir kentte, bu tribünlerden ses çıkmaması ilginç
Ve böylesi bir taraftar topluluğuna sahip kentin hem gecikmeli, hem de cücük kadar yapılacak tribün karşısında bu kadar sessiz olması ilginç
İşte son olarak yine 2nci Ligde olan Amedspor için 35 bin kişilik stadyum haberi var.
AK Parti Milletvekilleri de, Zonguldakı kandırıyor.
Oyalıyor.
Antrenör Resul Kumaş soyunmasa, onu da yapmayacaklardı.
Bakan Beyin de hala haberi olmayacaktı.
Ve CHPnin Milletvekilleri Şerafettin Turpcu ile Ünal Demirtaş giyip Zonguldak Kömürspor formasını kürsüye çıkmaktan aciz!
Kusura bakmasınlar.
Bu taraftar, gücünün farkında olsaydı, siyasetçilerin dolgu malzemesi olmasaydı, bu tribünler on defa yapılırdı!
Ankaradan gelen bilgi...
Seslerini çıkarmazlarsa, bu iş yine yatacak!