Memleketimden gazetecilik manzaralarının 48.&[#]8217;si ile karşınızdayız.
Bir önceki yazımızda kıyısından köşesinden değindiğimiz malum konuyu bugün etraflı bir şekilde ele almaya çalışacağız.
El değiştiren gazetenin eski sahibi sessiz sedasız bir şekilde ortadan kayboldu.
Bu değişikliğin düğün arifesine rastlaması da hayli ilginç oldu.
Cumartesi günü dünya evine girdi, pazartesi günü iki gazetede haberi çıktı.
Haberlerde kendisinden gazete sahibi olarak bahsetmeleri yanlıştı.
Çünkü kendi gazetesinde aynı gün çarşaf gibi bir haberle gazetenin sahibinin değiştiği duyuruluyordu.
7 Ekim 2009&[#]8217;dan bu yana gazetenin sahibi görünen kişinin kendi gazetesinde düğünüyle ilgili tek bir satıra, fotoğrafa yer verilmemesi ise dikkat çekiciydi.
Bir gazete sahibinin düğününün arifesinde devretse bile o gazetede düğününden bahsedilmemesi garip değil mi?
Bu durum bu kişinin o gazetenin gerçek sahibi olmadığını göstermez mi?
Bu doğrultudaki iddiaları, söylentileri doğrulamaz mı?
Gazetenin el değiştirdiğini duyuran haberde yeni sahibinin fotoğrafı ve sözleri bulunurken eski sahibinden söz edilmemesi, isminin dahi anılmaması, bir kare fotoğrafına bile yer verilmemesi, kendisine bir kuru teşekkür dahi edilmemesi de ilginç.
Hem ilginç hem acı.
Bu değişiklik güzellikle olmamış demek ki.
Buradan &[#]8220;Gazete sahibini işten çıkarmışlar&[#]8221; yorumu çıkarabilir miyiz?
Siz bu sorunun cevabını düşüne durun biz bu el değiştirmenin şekli üzerinde duralım.
Vasıf dönemecinde bu gazete neden el değiştirdi acaba?
Bu değişiklik nasıl oldu?
Eski sahibi gazeteyi sattı mı?
Sattıysa neden sattı, kaça sattı?
Bu satış resmi ilan alan günlük bir gazetenin gerçek değeri üzerinden mi yapıldı, yoksa kağıt üzerinde sembolik bir fiyat mı gösterildi?
Ya da parasız bir alışveriş mi oldu?
Hibe mi yapıldı?
Yoksa başka bir yöntem mi uygulandı?
Devlet bu işten hak ettiğini aldı mı?
Bartın küçük yer. Çeşitli söylentiler var.
Kamuoyunda konuşuluyor ve merak ediliyor.
Dolayısıyla bu konunun kamu yararı için araştırılması lazım?
Valilik, Ticaret ve Sanayi Odasına ve Defterdarlığa daha önce iki yerde birden çalışıyor görünen bir fikir işçisinin şirket ortaklığını sormuştu.
Ticaret ve Sanayi Odasına resmi ilan alan günlük bir gazetenin gerçek değeri nedir diye sorulabilir.
Bu sorunun cevabına göre değerlendirme yapılabilir.
Bartın&[#]8217;da daha önce iki gazetenin 5 trilyonluk vergi borcunun üzerine gidilmemişti.
O konunun üzerine gitmeyenler bu konunun üzerine giderler mi bilmiyorum.
Bunu zaman gösterecek?
Kararname çıkıncaya ve bir değişiklik oluncaya kadar hepimiz buradayız.
Bekleyeceğiz göreceğiz.
Biz bekleriz beklemesine de bu gazetenin eski sahibinin hiç beklemeye niyeti olmadığını duyuyoruz.
Bir şikayet söz konusu olabilir diyorlar.
Mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi?
Bu şikayet muvazaa iddialarını da aydınlatabilir.
Aydınlatır aydınlatmasına ama tabi bunun için önce şikayetin gerçekleşmesi gerekir.
Baskı olursa, korkutma olursa, işin içine Amasra&[#]8217;dan Bartın&[#]8217;dan birileri girerse, olmaz tabi ki.
Gerçi benim bildiğim devlet canı isterse bu yazıyı bile ihbar kabul edip inceleme araştırma başlatır ya neyse.
Bu konuyu ilgililere havale edelim gelelim bizim meşhur gazetecilik hatalarına.
Üzerinde durduğumuz mevkute tekrar haberlere verdiği önemi eski sahibinin mutlu gününe vermedi ne yazık ki.
Düğüne sayfalarında yer vermeyerek eski sahibine ayıp eden gazete bakın tekrar habere nasıl yer vermiş:
Haber başlığı; &[#]8220;Suya sabuna dokunun, hastalıktan korunun&[#]8221; Tarih; 5 Şubat cumartesi, açıklama İl Sağlık Müdürlüğü, konu solunum yolu hastalıkları.
Haber başlığı &[#]8220;Hijyen olmaya gayret edin&[#]8221; Tarih: 15 Şubat Salı, açıklama İl Sağlık Müdürü Doktor Osman Nacaroğlu, konu aynı, yani solunum yolu hastalıkları, içerik aynı, açıklama aynı.
İki haber de aynı.
Sadece başlıkları değişik.
Birinde İl Sağlık Müdürlüğü deniyor, diğerinde haber Müdürün ağzından veriliyor.
Aradan 10 gün geçmiş, haberi tekrar etmişler.
Bunu daha önce de birçok kez yaptılar.
Yapmaya da devam ediyorlar.
Valilik nasıl olsa bir şey demiyor.
Resmi ilanı gazeteciliği düzgün yapana da veriyorlar, böyle yapana da.
Zaten okur da bir şey demiyor.
Anlayacağınız alan razı veren razı.
Gazeteler neden tekrar haber yapmasın ki?
Neden bayat haber kullanmasın ki?
Neden Türkçe&[#]8217;ye önem versin ki?
Alın size bir başka mevkute, bir başka tekrar haber:
Haber &[#]8220;Bartın&[#]8217;ın nüfusu azaldı&[#]8221; başlığıyla manşette. Tarih; 7 Şubat.
Aynı gazetede &[#]8220;Merkez ilçe arttı, ilçeler azaldı&[#]8221; başlıklı bir başka haber. Sür manşette yer alan bu haberin tarihi 14 Şubat.
İki haber de aynı. Sadece başlıklar değişik.
Kabak gibi tekrar.
Aradan bir hafta geçmiş, tekrar etmişler.
Bu haber tekrarı da bu gazetenin ilk vukuatı değil.
Böyle şeyleri daha önce de yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar.
Meydan nasıl olsa boş.
Kim kime dum duma.
Gazetelere bir şey demeyelim, bağırıp çağırmasınlar, başımız ağrımasın.
Böyle düşünüldükçe bunları daha çok görürüz.
Allah Bartın&[#]8217;da gazeteciliğin sonunu hayır etsin.
Elektrik kesintileri ne zaman bitecek?
Bu konuda bilmem kaçıncı yazımızı yazıyoruz.
Başkent Elektrik A.Ş. geçen Eylül ayında biteceğini söylediği programlı elektrik kesintilerini halen daha sürdürüyor.
Şirketten bu sürenin neden uzadığı konusunda tatmin edici bir açıklama gelmedi.
Programlı kesintiler bir yana bir de programsız kesintiler var.
Geçen Pazar günü yaşadık.
Yaklaşık 1,5 saat elektriksiz kaldık.
İş ve güç kaybımız oldu. Mağdur olduk.
Gazete 17.00&[#]8217;de bitecek yere 19.00&[#]8217;da bitti ve bunun tek sebebi vardı o da ani arızadan kaynaklanan elektrik kesintisiydi.
Arıza olabilir. Buna bir şey dediğimiz yok.
İtirazımız onarım süresinin uzunluğunadır.
Yaklaşık bir senedir bakım onarım ve tesis yenileme çalışması yapılıyor.
Dolayısıyla hat eskisi gibi değil.
Bu çalışmaların elektriğin vatandaşa kesintisiz ve kaliteli bir şekilde ulaşmasını sağlamak için yapıldığını biliyoruz.
Bu kadar çalışmaya bu sağlanamadıysa daha ne kadar bekleyeceğiz?
Arızalara müdahale etmek, sorunu gidermek bir-iki saat sürmemeli.
Başkent Elektrik daha hızlı olmalı.
Fatura tahsilatındaki duyarlılığı hizmette de bekliyoruz.
Teknoloji devrindeyiz.
Eller aya, biz hâlâ mı yaya?